BİZ DE YEDİK..
Ahmet ZORLU
MHP Lideri Devlet Bahçeli, İyi Parti daha güçlü hale gelmeden ve iktidarla kıydığı erken nikah sıkıntıya girmeden sandığı milletin önüne getirmek için harekete geçti.
Partisinin grup toplantısında çıktı ve dedi ki, “Türkiye’nin bu ağırlığın altında daha fazla kalması, 3 Kasım 2019’a kadar sabırla dayanması mümkün değildir. Ülkenin, sistem tartışmalarıyla boğulmak istendiği bugünkü şartlar altında 3 Kasım’a istikrar ve dengeyle ulaşması zorlaşmaktadır… Milli mutabakatın titizlikle korunması, hedeflere varması elzemdir. İttifakın selameti ve başarısı için de toplumsal dinamikleri, tayin eden unsurların analiz edilmesi ve iyi hesapların yapılması ihtiyaçtır.”
Açılmışını da ben yazayım. Yani demek istiyor ki;
“Ekonomi felç. Seçim için 1,5 yıl daha beklersek komaya girecek. Meral Akşener’in kurduğu parti merkez sağı toparladı, bizi ise darmadağın etti. İktidarda kimin eli kimin cebinde belli değil. Elimizde tuttuğumuz FETÖ silahı da artık etki yapmıyor. Zira iktidar Partisi’ndekilerin büyük bölümü bu ihanet yapısına doğrudan veya dolaylı olarak hizmet etmiş. İktidar şimdi iskeletine kadar gelip dayanan Fetöcülerin üzerini örtmek telaşında. Bu yapının 2019 Kasımına kadar işi götürmesi mümkün değil. İttifakı bozduğumu açıklasam zaten 2019’da barajın altında kalacağım için partiyi kapatmak ya da anahtarını Meral Hanıma teslim etmekten başka yol yok. İyisi mi, ben yüzde 10 sorunu olmadan 5 yıl daha parlamentoya gidip gelecek bu ittifaka sıkı sıkı sarılayım. Tayyip Erdoğan’ın yüzde 51 alıp almayacağı ise onun sorunu. Yaşanan sıkıntılar daha da derinleşmeden ve Reiste istediği için, Ağustos’ta seçimi yapalım, AKP bizi meclise taşısın. Sonrasına bakarız. .”
Fakat kazın ayağı öyle değil Sayın Bahçeli.
Güzel ülkemin ekonomisi, senin verdiğin destek sayesinde bu hale geldi.
Yaratılan açlar ve işsizler ordusu her sabah kalktığında, kendilerini bu hale getirenlere beddua ederken, senin de adını sayıyor.
Şehit anneleri, şehit yakınlarının da beddua listesindesin artık.
Hatırlarsan, 1 yıl öncesi yapılan referanduma, ülkeyi getiren süreç senin ‘Fiili duruma Hukukilik kazandıralım’ saçmalığı ile başladı.
Eğitimi bitirdiler sesin çıkmadı.
Milleti sefalete sürüklediler sesin çıkmadı.
Terörü azdırdılar sesin çıkmadı.
Demokratik değerlerimizi iç ettiler seyrettin.
Atatürk’e, Cumhuriyete olmadık hakaretler yardırdılar sessiz kaldın.
AKP Milletvekilleri bile seninle alay ediyor, kimi ‘AKP Sözcüsü’, kimi ‘Hükümet Sözcüsü’ demeye başladı sana.
Yönettiğin partinin, üst düzey yöneticilerinin bile başı öne eğik, halkın içine çıkamaz hale getirdin onları da.
Şimdi Reis’in son bant kaydını senin sesinden dinliyoruz ve diyorsun ki ‘Erken seçim..’
Oysa bilmen gerekirdi, Merhum Alpaslan Türkeş’in bu millete bıraktığı ilkeleri.
O, onursuz bir zaferi onurlu bir yenilgiye değişmeyecek kadar dürüst bir liderdi.
Onun için önce ülkesi ve milleti, sonra partisi sonra kendisi gelirdi.
Sen öncelikleri değiştirdin.
Bu harekete gönül verenlerin başını öne eğdirdin ve Tarih seni hiç de iyi anmayacaktır.
Ve biliyor musun, bu ittifak anlaşması bile “Fiili durumun hukuki duruma dönüşmesini” sağlamayacak..
Ve biliyor musun, bu millet ülkeyi her açıdan acınası duruma getirenlerle birlikte, ülkenin bu hale gelmesini sessizce seyredenlere de gereken dersi sandıkta verecektir.
Ağustosu bile beklemenize gerek yok.
Hemen bu Pazar..
Var mısın?
Bu günkü yazıyı, yıllarca yol arkadaşlığını yapan ve rotadan çıktığını görünce seni terk eden Sayın Ümit Özdağ’ın değerlendirmesi ile tamamlamak istiyorum;
“Bahçeli tarafından açıklanan erken seçim talebi sarayla yapılan görüşmeler çerçevesinde alınmış bir karardır. Bahçeli hükümetin küçük sözcüsü olarak; yurt dışına büyük sermaye kaçışları, ardı ardına gelen şirket iflaslarının gösterdiği ekonomik çöküşün durdurulamayacağını görerek ekonomik çöküşü seçim sonrasına öteleyecek şekilde bir erken seçim stratejisini yürürlüğe koymuştur. Erken gelen seçim öncesinde kalan ve bulunabilecek bütün kaynaklar seferber edilip sahte bir bahar havası yaratılarak seçime girilmeye çalışılacaktır. Ancak seçimden sonra ekonomik çöküşün başlaması sivil bir sıkı yönetime dönüştürülerek baskı rejimi güçlendirilerek ekonomik çöküşün sosyal sonuçları kontrol altına alınmaya çalışılacaktır. Plan bu olmakla beraber, İYİ Parti bu planları milletin lehine olacak şekilde kökünden bozacaktır. Bazı çevrelerde bilgisizlikten, bazı çevrelerde ise kasıtlı olarak İYİ Parti’nin seçime giremeyeceği algısını yerleştirilmektir. Oysa İYİ Parti kurulur kurulmaz Kurucular Kurulunu toplayarak kongresini gerçekleştirmiş ve seçime girmeye hak kazanmıştır. İYİ Parti’den önce de üç siyasi parti Kurucular Kurulu ile kongrelerini yaparak seçime girmişlerdir. Kimse diğer partilere başka kural İYİ Parti’ye başka kural uygulamaya tevessül etmesin. Özetle İYİ Parti seçimlere her koşulda girecektir ve bu seçimlerden galip çıkacaktır.”