BENİM OYUM..
Ahmet ZORLU
İktidar seçim dedi, muhalefet hazır olduğunu bildirdi. Seçmen zaten dünden hazır. O halde bütün mesele, kime oy vereceğimiz noktasında düğümlendi.
Sizi bilmem ama ben bu seçimde oyumu vereceğim parti ve adayda arayacağım kriterleri çoktan belirledim. Öncelikle, 6-7 kez beni sandığa çağıran
ve her çağrısında tozpembe vaatler sıralayan, sonra da cebimdeki parayı hoyratça harcayanlardan bu seçimde uzak duracağım.
Yani ‘Yoksulluğu tarihe gömeceğiz’ vaadiyle gelen ve hem ülkeyi, hem yurttaşı yoksullaştırmak için elinden geleni yapanlar, bu seçimde havanızı alırsınız.
Başka, ‘Yolsuzluğu ortadan kaldıracağız’ diyerek vatandaşın desteğini alan ama yolsuzluğun ülkemde kurumlaşmasını sağlayanlar da benden destek beklemesin.
Man Adasında değil güzel ülkemde ticaret yapanlardır bu ülkede milliyetçi ve vatanperver.
Onlara vereceğim bu seçimde oy desteğimi. Hele rüşvet paralarını faiziyle Rezaya İade eden anlayışa oy moy yok kardeşim.
Yasakları ortadan kaldırarak Demokratik bir Türkiye vaadiyle iktidar olduktan sonra, yargıyı kendine bağlayan ve ‘Çocuklar ölmesin’ demeyi bile suç haline getirenler de bir şey beklemesin bu seçimde benden. Cumhuriyet döneminde, devletin kıt kanaat geçindiği dönemlerde yapılan fabrikaların tüten bacalarını tıkayan, onları hoyratça peşkeş çeken iktidar anlayışından da uzak duracağım bu seçimde.
Kamunun mal varlıklarını, mirasyedi evlat anlayışı ile yerli yandaşlarla yabancılara dağıtanlara, sadece oy vermemekle kalmayacağım, onların yaptıklarının
yanlarına kalmaması için de çaba göstereceğim. Kayseri’nin ilk peşkeş çekilen kurumu Yahyalı Üretme Çiftliği’nden başlayacağım yağmayı gün yüzüne
çıkarmaya..
Bu memleketin geleceğini zehirlediği biline biline, dünyanın zehirli atıklarını bu kente taşıyan bu günün iktidarının makbul ve ayrıcalıklıları!, bu kente ve ülkeye
yaptığınız büyük ihanetin hesabını verene kadar teşhir etmeye devam edeceğim sizi de unutmayın. Devletin ve belediyelerin tüm imkanlarını çocuklarının, damatlarının, yeğenlerinin önüne seren, kendisine hasbelkader verilen Vekaleti, çocuklarının ikbali için iş takibinde kullanan, ülkenin ve kentin tüm
kaynaklarını Fetö gibi bir İhanet Şebekesine tahsis edip, ucundan kıyısından nemalanan, sonra da tereyağından çıkmış ak kaşığı oynayanlar, bu seçimde sandığa
gömülmekle kalmayacak, yaptıklarınızın hesabını adalete de vereceksiniz. Adalete ayar konuşmaları hala Youtube’de tıklanma rekorları kıran yapay
memleket büyükleri, Fetullah Gülen’e yaptığınız kıyakların kasetlerini mahkeme kararı ile Youtube’den kaldırsanız bile, biliniz ki bir yerlerde arşivlendi bu konuşmalarınız, çektiğiniz kıyaklar, pensilvanya ziyaretleriniz, aldığınız imzalı kitaplar, Fetö için topladığınız bol sıfırlı çekler. Bunların hesabını vermek yerine bir kez daha mı geleceksiniz ‘Beni seçin’ diye karşımıza. Yüzünüzün derisi o kadar mı kalın. Ülkeyi yangın yerine çevirenler, kalem oyunları ile Türkiye’yi ekonomik açıdan büyük gösterip, açlığa ve yoksulluğa mahkum edenler, paramızın değerini beş paralık hale getirenler, işsizliği kadere dönüştürenler, bu seçimde kusura bakmayın, size destek yok, oy yok..
Bu millet için beslediği Halisane! Duygular telefon tapelerine yansıyan, buna rağmen iktidarın baştacı yaptığı, fakire verilen kömür torbasındaki kömürden bile
çalmayı kendine marifet edinen sahtekar güruh, siz de korkun artık artık. Haziran sonrası çevirdiğiniz dolaplar tek tek gün yüzüne çıkacak, Sayıştay Raporları birer
iddianame olarak yeniden düzenlenecektir, unutmayın. Türk Tarımının Ölüm Salası okunurken, Çiftçinin bankasından ‘Yandaş’a gazete ve tv satın alması için 700 milyon dolar ballı kredi veren sözde banka yöneticileri, hesap günü siz de unutulmayacaksınız. Bu kentin geleceği için kendini paralayan, düzenin kirli çarkına alet olmayan, insan için çaba sergileyen ama bu ortamda elinden bir şey gelmeyen Devlet Bürokrasisi, siyaset mekanizmasının aktörleri ve her şeye rağmen hukukun sayğınlığını kendi saygınlığı ile bir tutan yargı erkinin yiğitlerine bir lafım yok. Onlar da inanıyorum ki 24 Haziran sonrası, görevlerini tam olarak yapabilmenin
huzurunu yaşayacaklar, gözleri önünde çevrilen dolapların dolap beygirlerinden hesap sorma imkanı bulacaklardır. Ve son sözüm, bu seçimi Türkiye’nin
Kader Seçimi olarak gören ve hizmet kervanında yer alabilmek için mücadele edenlere, yani siyaset kurumlarına; Bu günlerde partilerinize başvuran ve
milletvekili sıralamasında yer kapmaya çalışanları çok iyi inceleyin. İçlerindeki Saray Soytarılarını, yalakaları temizleyin. Yoz, hayatında eline bir kitap alıp okumamış, gazetenin sadece spor sayfasına o da rastgelirse göz atan, Zontalıkta, Magandalıkta kimsenin eline su dökemeyeceği insanlar aday olmak için sıraya girmişler. Kayseri’den mesela, o kadar gölgesi gün batımında dev, ama kendisi cüce bile olamamış insanın adı geliyor ki aday adayı olarak önümüze.
Aday listelerinden başlayın, dürüstlük, liyakat ilkesini işletmeye. Zira seçmenin oyu bu sefer o kadar çantada keklik değil. İktidar için de, muhalefet için de.
Kalite yoksa listenizde, hedef yoksa milletin önüne koyacağınız, liyakat yoksa bu hedef için vekalet vereceğimiz insanlarda. Kusura bakmayın kardeşim;
Sandığa bile gitmeyiz, bırakın oy vermeyi