Ahmet ZORLU

BAŞBAKAN ABD'DE..

Ahmet ZORLU

Kritik bir ziyaret bence.

Sayın Başbakanı dün yolcu ettik ABD’ye.

Bu günden itibaren yoğun temasları olacakmış..

Çantasında 2 konu olduğu söyleniyor.

Bunlardan biri, Fetö Elebaşı Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi, ki ben buna inanmıyorum. Fetö Türkiye’ye iade edilir,  bir de mahkemeye çıkıp konuşursa, geçirilen Romantik Pansilvanya Geceleri’ni anlatırsa, Türkiye’de çok az siyasetçi kalır. Çok sayıda ünlü, Fetullah Gülen’e hücre arkadaşı yapılır.

İkinci konuya gelelim:

Vizelerin karşılıklı olarak durdurulması işleminin iptali..

Bu olay Türkiye’nin itibarı üzerinde kapkara bir bulut oluşturmuş, neden olduğu sıkıntılar ise artık gizlenemez boyutlara ulaşmıştır.

Türkiye’de Mülkiye’yi bitiren gençleri Kaymakam olur olmaz bir ABD’ye göndermiyor muyuz?

Türk Silahlı Kuvvetleri ile ABD Silahlı Kuvvetleri arasındaki sıkı ilişkiler ortada.

Binlerce insanımızın yakını, akrabası bir şekilde ABD ile ilişkili.

5 Bin dolayında öğrenci var ABD’de.

Dolayısıyla vizeler konusu, yaklaşan seçim sürecinde iktidarı zora sokacak en önemli etken.

Ve sanırım ABD Yönetimi, yeni bir taviz koparmadan da, bu sorunu çözme niyetinde değil.

Bu yeni taviz ise,  S400 Füzeleri alımından vazgeçmemiz olabilir ki, bu da Rusya ile kriz anlamına gelir.

Bakalım, bu ziyaretin Türkiye’ye getireceği faturanın altındaki rakamı hep birlikte önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Bunlar, ziyaretin görünen kısmını oluşturuyor.

Asıl sıkıntı ve ziyaretin asıl nedenini bilmeyenimiz kalmadı gibi.

Reza Zarab ve Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı’nın tutuklu, bir bakanımızın ise gıyabi tutuklu olarak yargılandığı dava bu ayın sonlarında görülmeye başlanacak.

İddialar doğru ise, dava sürecinde Türkiye Cumhuriyeti üst düzey yönetiminden insanların da aralarında bulunduğu 60’a yakın isim için daha karar verilecek.

Bunların bir bölümü hakkında gıyabı tutuklama kararı verileceği kesin gibi..

Ondandır, Sayın Cumhurbaşkanının son ABD ziyaretinde ve Sayın Başbakanın dün başlayan ABD Ziyaretinde, heyette yer alacak isimler ince elenip sık dokundu.

Hatta gelen bilgiler doğru ise, heyet listesine adı yazılan bazı isimler, “Ben gelmesem olmaz mı” ricaları ile heyetten isimlerini sildirdiler.

Bana göre de asıl birilerinin karizmasına büyük bir çizik atacak sıkıntı bu dava dosyasının içerisinde gizli ve ABD bunu Türkiye’ye karşı pervasızca kullanıyor.

Ancak bu güne kadar gazetecilik mesleğinin bana öğrettiği gerçeklerden biri de, ABD Yargısının, ABD Yönetiminin üstünde bir kurum görüntüsü sergilediği ve Başkanın bile Yargı Dosyasına Müdahale edemeyeceğidir.

Buna bir de, ulusal ve uluslar arası etkisi, daha doğrusu etkisizliği gerçeğini eklediğimiz zaman Sayın Başbakanın eli boş döneceği kesin gibi.

Yani,  ‘Ver papazı-Al Papazı’ politikasının, Türkiye gibi özürlü demokrasiler için geçerli olduğu gerçeği ile bir kez daha karşı karşıya kalacağız gibi geliyor bana.

Ziyaretin, yeni tavizler verme ziyareti olduğu gerçeği de bu şekilde ortaya çıkıyor.

Her şeye rağmen, 2019 seçimlerinin, “Eyy ABD, Eyy Almanya” efelenmesi üzerine bina edileceğini, bu iki yapıyla yeniden, eskisi gibi olmayacağımız gerçeğinin de altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum..

Özellikle ABD ile ilişkilerimizin düzeltilmesi için, “Bu adamı kullanın!” deme yürekliliği ortaya koyacak, yeni Cüneyt Zapsu’lara ihtiyaç var ve Sayın Başbakan, daha okul tahtasına “Sevgili Öğrenciler” yazarken bile ‘G’ harfinin üzerinde şapka olup olmadığını öğretmenlere sorarken, akıcı İngilizcesi! İle bu işin üstesinden nasıl gelecek, sonucunu hep birlikte göreceğiz..

Sağ Salim gidip gelmelerini temenni ediyorum..

Yazarın Diğer Yazıları