Ahmet ZORLU

ADALETTEN BAŞLAYALIM

Ahmet ZORLU

Reza Zarab’ın ilk gün verdiği ifadeleri izlerken, aklıma Gazeteci Nagehan Alçı’nın bir TV Programında söylediği, “Keşke bakanlarımızın aldığı rüşvet minimuma inebilse” sözleri geldi..

Sonra Sayın Cumhurbaşkanı’nın, CHP Liderinin açıkladığı para transferlerine ilişkin belgelere verdiği cevap..

İçinden bir cümle, Sayın Erdoğan diyordu ki;

"Bu şahıslar ben belediye başkanı olmadan önce de milyon dolarlık işler yapıyordu" şeklindeydi.

Yapmayın Sayın Cumhurbaşkanım.

Siyasete atıldığınızda, parmağınızdaki alyansı gösteriyordunuz,  “Tek sermayem budur” diye..

Oğlunuz mu milyon dolarlarla uğraşıyordu.

Emekli öğretmen enişteniz mi?

Taksici dünürünüz mü?

Fahri Özel Kaleminiz mi?

Ben anlamam arkadaş.

Artık kaniyim..
Günümüzde, dürüstlük, ahlak, erdem gibi kavramlar pek para etmiyor. 
Basacaksın ne kadar kutsal varsa üzerine.
Tırmanacaksın, tırmanabildiğin kadar, bulunduğunun kulenin zirvesine.
O zaman geçmişte ne olduğun, ne herzeler yediğin, ne dümenler çevirdiğin, neleri paraya ve ranta çevirdiğin hiç kimsenin umurunda değildir.
Yeter ki, torna tezgahından geçmişçesine yuvarlak ol..
Ve dediğim gibi, her türlü değeri ayaklarının altına alıp yüksel, yükselebildiğin kadar..

Mesela Reza gibi bir haramzadeyi ayarla, işe onun uçağıyla kutsal toprakları ziyaret ederek ve ihramınla objektiflere poz vererek başla..

Sonra, her Cuma Sabanı ınternetten bir ayet indirip sitende paylaş ki, “Ne kadar dinibütün” desinler.

Cuma Namazlarında, objektifin en bol olduğu bir camide boy göstermeyi ihmal etmeyeceksin.

Kalanını kılmasan da önemli değil.

Cenazelerde, yanında çalıştırdığın birini erkenden gönderecek, ön safta senin için yer tutmasını sağlayacaksın

Topladığın kirli paranın bir bölümü ile, vergiden düşmek kaydıyla, ama kapısında adını yazdıracağın bir tesis yaptıracak,  açılışına devlet erkanını getireceksin ki, seni herkes bilsin.

Sakal olmazsa olmazdır ha, sakın unutma, giyeceğin Şalvar Bozması pantolonuna ütü yaptırırken diz kapatlarının geldiği yere sakın ütü vurdurma..

Ütü tutmamalı ki bu bölüm,  “Bu adamın alnı secdeden kalkmıyor” desinler.

Artık hayırsever, dinibütün biri olarak tanınıyorsan bütün yollar sana mübah.

Bu saatten sonra,  rüşvet alırken bile yakalansan, diyecekler ki, “Vardır bir bildiği..”

Örnek mi, Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Süleyman Aslan ve isimlerini sayamayacağım onlarca sahte dindar.

Süleyman Aslan denen kirli adam, Reza Zarab’tan aldığı rüşveti bile “İmam-Hatip yaptıracaktım, onun parası” diye yuttdurmadı mı adalete ve millete…
Şimdi çıktılar, “Yaşadıklarımız dış güçlerin oyunu” öyle mi..

Süleyman Aslan’ın ayakkabı kutularını ABD’mi doldurdu.

Muammer Güler’e, “Senin önünde yatarım” sözlerini ABD’mi söyletti.

Zafger Çağlayan’ın kasasına 50-60 milyon doları ABD’mi koydu.

Başbakanın çocuklarının Vergi Cennetlerinde şirketler kurmasını ABD’mi istedi..

Sayın Cumhurbaşkanının akrabalarının Mann Adası’na para transferlerini ABD’mi ayarladı..

Çağdaş demokrasilerde, vergi kaçırmak, yasaların arkasından dolanıp kirli paralar kazanmak, cinayet kadar, hırsızlık kadar yüz kızartıcı bir suç olarak kabul edilir.

ABD’de görülmeye başlanan dava ile CHP Liderinin kürsüden salladığı belgeler, Türkiye Cumhuriyeti’ni bu hale getirenlerin utancının vesikalarıdır.

Ve Çağdaş, Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni en ilkel kabile devletlerinin bile gerisine düşüren bu kirliliğin temizlenmesi ise, bu insanların Türk Adaletine hesap vermeye başlaması ile mümkündür.

Kimin oğlu, kimin kardeşi oduğuna bakmaksızın, bu ülkenin, bu milletin paraları ile sahte cennetler yaratanların tek tek belirlenerek yargının önüne çıkarılması ve bir temiz eller sürecinin başlatılması gerekir.

Ben utanıyorum artık, haber bültenlerini izlerken ortaya saçılan pisliklerden.

Dürüstlük, namusluluk, erdem, ahlak gibi değerleri mumla arar hale getirildik.

Bu millet bu kadar küçülmeyi hak etmiyor.

Yasa mı değişecek, toplumsal bir hareket mi gerekiyor bilemem..

Ama biz;

“Devlet malından bir hırka bile aşıranın cenaze namazı kılınmaz” anlayışındaki bir dinin mensupları isek..

Devlet malını deniz sananlara artık ‘Dur’ demek zorundayız.

Gelin işe, Reza Zarab’ın dolarları ile zengin olanları tek tek belirleyerek başlayalım..

Ama artık başlayalım..

Sonra da, Atatürk’ün bize emaneti, Türkiye Cumhuriyeti’ni itibarsız hale getirenleri tek tek belirleyip Adalete teslim edelim.

Ama tabii önce, Adaleti yeniden tesis edelim..

Zira, Pascal’ın dediği gibi: “ Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin adil olması gerekir. “

Türkiye’nin çektiği sıkıntı, kuvvetlilerin adaleti de iç etmelerindendir..

Yazarın Diğer Yazıları