Ahmet Çınar

ARAPÇA YAZALIM TÜRKÇE OKUYALIM ÖYLE Mİ?

Ahmet Çınar

Okulllarımızda yıllardır başta İngilizce olmak üzere Fransızca ve Almanca dersleri öğretilmeye çalışıldı.Bugün bile gelinen noktada istenen seviyede olmadığımızı söyleyebiliriz.Bundan 20-25 yıl öncelerini hatırlayalım.İngilizce öğretmenlerinin yeterli olmaması nedeniyle derslere başka mesleklerden az çok yabancı dil bilen yüksek okul mezunları dışarıdan gelerek ders verirlerdi.Bunlar arasında avukatlar,Rutbeli askerler,Kolej mezunları vardı.
 
Bugün,kendi konuştuğumuz dilin tartışmasını yapıyoruz ne yazık ki.Osmanlıca dediğimiz farklı bir dil değil ki.Osmanlı döneminde konuşulan Türkçedir.Zaten Osmanlıca diye bir dir yoktur.Osmanlı Türkçesi vardır.
Türkçemizde bugün bile kullandığımız Farsça ve Arapça diller o dönemlerde biraz daha fazla kullanılmaktaydı.Tek fark o dönemde Arap harflerinin kullanılmasıydı.Arapça yazılıyor ama Türkçe olarak okunuyordu.Atatürk'ün Osmanlı Türkçesi ile yazılmış nutku bugün çoğu kütüphanelerde mevcuttur.Arapça bilen herkes bunu rahatlıkla okur ve Türkçe kelimeler olduğu için anlar.
 
Peki biz şimde neyi tartışıyoruz?
Osmanlıca dediğimiz kendi dilimizi öğrenmeyi mi,Yoksa Arapça öğrenmeyi mi? Sıkıntımız Latin harfleriyse Osmanlıcayı bahane ederek gündem yaratmaya gerek yok.Açık açık ifade edelim,biz Arapçaya dönmek istiyoruz diyelim.
Aslında aydınıyla,cahiliyle neyi tartıştığımızın da farkında değiliz gibi geliyor bana.
Türkiye'de yaşıyorsak ana dilimizle özdeşleşmemiz,o dille anlaşmamız gerekir.
Suni gündemlerle kaybedecek  zamanımız yok.
 
Birilerine karşı, Osmanlıcayı da günah keçisi ilan etmeyelim.
Osmanlıca bağımsız bir dil değildir.Osmanlıca Türkçenin bir dönemine verilen addır.Bu dönemi diğerlerinden ayıran özellik ise Osmanlı Devletinin bu dönemde Arap ve Fars kültürü ile sıkı bir etkileşim halinde olması nedeniyle bu dillerden Türkçeye çok fazla sözcük geçmiş olmasıdır.
 
Nasıl Azerice,Azeri demek yanlış ise Osmanlıca demek de yanlıştır.Çünkü Azeri diye bir ırk yoktur.O'nlar Azeri Türkü'dür.Konuştukları dil de Azeri Türkçesidir.Aynı şekilde Osmanlıca bağımsız bir dil değil, Osmanlı Türkçesinin yansımasıdır.
 
Pratikte kısaca Osmanlıca diye adlandırılan (Her ne kadar bu adlandırma yanlış da olsa) Osmanlı Türkçesi 15. yüzyıl sonlarından 20.yüzyılın başlarına kadar Osmanlı Devletinin sınırları içinde kullanılan yazı dilidir.
 
Bu dönemin en belirgin özelliği,Arapça,Farsça gibi yabancı dillerden oldukça fazla kelimenin Türkçeye girmiş olmasıdır.Klasik bir edebiyet oluşturma ve sanat yapma anlayışıyla Türk yazı dili adeta Arapça,Farsça ve Türkçe kelimelerden oluşan üçüz bir dil haline getirilmiştir.Konuşma dili ile yazı dili arasındaki farklar her geçen gün artarken,bir tarafta konuşulan fakat yazılmayan,diğer tarafta yazılan fakat konuşulmayan bir dil ortaya çıkmıştır.
 
Bir dönemi ele alırken, haksız yere yaftalama yapmanın doğru olmadığı değerlendirmesinde bulunmalıyız.Örneğin;Selçuklu Devletinin Resmi dili Farsçaydı.Bilim dili ise Arapçaydı.İlk bakışta akla neden Türkçe değil sorusu gelebilir.Ancak,dönemin şartları içinde baktığınızda halkın çoğunun Arap ve Fars olması,Devletin,zaten Arapça ve Farsça ile teşekkül etmiş bir medeniyet üzerine bina edilmiş olması,yeni bir Devlet düzeni kuracak kadar zaman olmaması Selçukluların bu kararında önemli bir rol oynamıştır.
 
Cumhuriyetle birlikte sona ermiş bir yazı dilinin günümüzde öğrenilmesi,dayatma haline getirilmesi ancak gündem yaratmaktan öteye gidemeyecek ve topluma birşey kazandırmayacaktır.Çocuklarımızın Arapça öğrenmesine kesinlikle karşı değilim.Öğrensinler,Kuran-ı Kerimi okusunlar.Derdimiz, O'nları birilerinin siyasi ikbali için kullanmaması.
 
Eğer birşey tartışacaksan,ilimi ve Bilimi tartışalım.Tartışalım ki, eller Ay'a giderken biz yaya kalmayalım.

Yazarın Diğer Yazıları