Yaman Dede Camii'ni biliyoruz, peki 140 yıllık geçmişini?
Talas'ta 140 yıllık bir yapının kapısından içeri giriyoruz. Girişindeki melek figürleri kilise olarak inşa edildiği günlerden, mihrap ve minberi ise camiye dönüşen yıllarından izler taşıyor. Sanat Tarihçisi Özcan Eroğlu, bugün Yaman Dede Camii olarak bilinen Panaya Rum Kilisesi'nin geçmişini Kayseri Olay'a anlattı.
Kayseri’nin Talas ilçesi Tablakaya Mahallesi’nde, Karabey Caddesi üzerindeki Yaman Dede Camii’nin önündeyiz. Başımızı kaldırdığımızda girişteki kitabeyi taşıyan melek figürleriyle karşılaşıyoruz. İçeride ise mihrap, minber ve kadınlar mahfili bulunuyor. Aynı yapıda farklı dönemlerin izleri yan yana duruyor. Bu izlerin hikâyesini, bize eşlik eden Sanat Tarihçisi Özcan Eroğlu’ndan dinliyoruz.
Eroğlu, yapının geçmişini şu sözlerle anlatıyor:
‘’Panaya Rum Kilisesi’nin 1886 yılında Metropolit İyonis tarafından, Sultan Abdülhamid Han’ın izniyle inşa edildiği belirtiliyor. 1924 yılında cemaatinin mübadele nedeniyle bölgeden ayrılmasının ardından Yeni Zafer Cami-i Şerifi adıyla camiye dönüştürülerek kullanılmaya devam ediyor’’
Günümüzde Yaman Dede Camii adıyla bilinen yapının geçmişte Panaya Rum Kilisesi olarak kullanıldığını belirten Eroğlu, inşasından camiye dönüştürülmesine, Karamanlıca kitabesinden bugünkü adını almasına kadar uzanan süreci anlattı.
Talas’ın geçmişinde farklı toplulukların izleri var
Talas’ın kültürel mirasında ibadethanelerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Eroğlu, “Talas, Kayseri’nin en büyük koruma alanlarından birine sahip. Bu alan dâhilinde birçok önemli tarihî ve kültürel miras değeri bulunuyor. İbadethaneler de Talas’ın kültürel envanterinin en önemli unsurlarından biri. Talas’ın demografik yapısına baktığımız zaman geçmişte Rumların bulunduğu, sonrasında Ermenilerin varlık göstermeye başladığı, 11. ve 12. yüzyıllarda bölgeye Türklerin geldiği bir yerleşme olduğunu biliyoruz. Bunlara ek olarak Talas’ta Hristiyan Türk grupları da var’’ dedi.
Sizi Talas'ta zengin bir mimari karşılıyor
Farklı toplulukların ilçenin mimari mirasına katkıda bulunduğunu anlatan Eroğlu, “Rumlar burada Ortodoks, Ermeniler Gregoryen, Amerikalılar ise Protestan olarak bulunuyorlar. Farklı kiliseleri ibadethane olarak kullandıkları için Talas’ın kültürel envanterine birçok farklı yapı katmışlar. Müslümanların ibadethaneleri de cami olarak bulunuyor. Hristiyanların Müslümanlarla birlikte birçok yerde aynı mahalleleri paylaştıklarını görüyoruz. Birlikte yaşadıkları alanlardan biri de Tabakaya Mahallesi. Eski fotoğraflardan ve kilise defterlerinden Talas’ta yaklaşık 10 kilisenin bulunduğunu biliyoruz. Bunlardan günümüze ulaşabilmiş olan en önemlisi Panaya Rum Kilisesi. Şu anda bulunduğumuz noktada yer alan yapı, Talas’ın en önemli tarihî yapılarından biri’’ diye konuştu.
1886’da kilise olarak inşa edildi
Yapının inşa edilmesi ve camiye dönüştürülmesi hakkında bilgi veren Eroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Panaya Rum Kilisesi’nin 1886 yılında Metropolit İyonis tarafından, Sultan Abdülhamid Han’ın izniyle inşa edildiği belirtiliyor. 1924 yılında cemaatinin mübadele nedeniyle bölgeden ayrılmasının ardından Yeni Zafer Cami-i Şerifi adıyla camiye dönüştürülerek kullanılmaya devam ediyor. Bu sayede varlığını devam ettirmiş önemli ibadethanelerden biri olarak görüyoruz’’
Yaman Dede adını nasıl aldı?
Yapının 2000’li yıllarda kapsamlı bir onarım geçirdiğini anlatan Eroğlu, bugünkü adını almasına ilişkin şunları söyledi:
“2000’li yıllara gelindiğinde yapı oldukça harap bir durumdaymış. Bu süreçte yeniden bir restorasyon programına alınıyor. 2005–2006 yıllarında kapsamlı bir onarım geçirdikten sonra yeniden ibadete açılıyor. Bölgede yaşamış olduğu bilinen Yaman Dede, Hristiyanlıktan Müslümanlığa geçmiş bir isim. Yapı da onun adıyla Yaman Dede Camii olarak anılıyor. Yaman Dede’nin hayatı ile yapının dönüşümü arasındaki ilişkiye dikkat çeken Eroğlu, ‘Yaman Dede, Hristiyanlıktan ihtida ederek Müslüman olmuş bir isim. Yapı da kiliseden camiye dönüştürülmüş olduğu için böyle bir örtüşme oldu. Günümüzde daha yaygın olarak Yaman Dede Camii ismiyle biliniyor’’
Mihrap ve minber sonradan eklendi
Kiliseden camiye dönüşüm sırasında yapılan değişiklikleri anlatan Eroğlu, müdahalelerin hemen gerçekleştirilmediğini belirterek şöyle konuştu:
“1924’te camiye çevrildiğinde, mübadele sonrasında hemen değişiklikler yapılmamış. Çünkü mübadele için alınmış olan karar yeni. Cemaatin gerçekten gittiği veya yeniden döneceği ile ilgili belirsizlikler o dönemde bulunuyor. 1940’lı yıllardan sonra burada ilk olarak mihrap ve minber ekleniyor. Bölgenin önemli din adamlarından Karabey’in Hafız’ın imamlığında, 1940’lı yıllarda sürekli olarak cami şeklinde kullanılmaya başlıyor. Apsislerin bulunduğu taraf, bir duvar örülmek suretiyle kapatılıyor. Sonrasında üst kat kadınlar mahfili olarak kullanılmaya devam ediyor. Kilisede ana ibadet alanı olarak kullanılan bölüm kolaylıkla harime, üst kat da kadınlar mahfiline dönüştürülebilmiş. Bu benzer özellikleriyle kullanılıyor’’
'Meryem Ana’nın ölümüne ithafen inşa edildi'
Panaya Rum Kilisesi’nin Meryem Ana’nın ölümüne ithafen yapıldığını belirten Eroğlu, girişteki kitabenin bu özelliğe işaret ettiğini anlattı.
Eroğlu, ‘Panaya kiliseleri, Meryem Ana’nın doğumuna ve ölümüne ithaf edilen özellikleriyle ikiye ayrılıyor. Talas’ta Meryem Ana’nın hem doğumuna hem de ölümüne ithafen inşa edilmiş kiliseler bulunuyor. Burası Meryem Ana’nın ölümüne ithafen yapılmış kiliselerden biri’ dedi.
Karamanlıca kitabe müze emanetinde
Yapının dikkat çeken ayrıntılarından biri olan Karamanlıca kitabeye ilişkin bilgi veren Eroğlu, “Bölgede Hristiyan Türkler de var; Karamanlı Türkleri dediğimiz. Yapının kitabesi Karamanlıca. Orijinal kitabesi Kayseri Müzesi’nin depolarında. Bir dönem çalınmıştı. Daha sonra yeniden getirildi, buraya bırakıldı ve Kayseri Müzesi emanetine alındı. Dış tarafta, 1886 yılı ifadesini içeren kitabeyi taşıyan iki melek figürü vardır. O melek figürlerinin baş kısımları maalesef tahrip edilmiş’’ ifadelerini kullandı.
Bugün de ibadete açık
Yaman Dede Camii’nin günümüzdeki kullanımına ilişkin Eroğlu, şöyle konuştu:
“1924 yılında camiye çevrildiği süreçten beri Müslümanlara mahsus bir ibadethane olarak özelliğini koruyor. Yapılan restorasyon çalışmalarında da cami formundaki özellikleri korunuyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz tarafından yakın zamanda restorasyon projeleri tamamlandı. Uygulamaya yönelik süreç devam ediyor. Cemaati biraz az olmakla birlikte cami olarak kullanılmaya devam ediyor. Cuma günlerinde cemaati biraz daha yoğunlaşıyor. Diğer ibadet vakitlerinde de ibadete açık’’
Talas’a gelen ziyaretçilere yapıyı görmelerini tavsiye eden Eroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yaman Dede Camii, Talas’ın simge yapılarından biri olarak Tabakaya Mahallesi’nde, Karabey Caddesi üzerinde bulunuyor. Talas’a gelen bütün ziyaretçilerimize yapıyı yerinde görmelerini tavsiye ediyoruz“





