Türkiye'de bir ilk Kayseri'den geldi!

Erciyes Üniversitesi bünyesindeki Genç Kök, klinik kullanıma yönelik egzozom üretim yeri izni alarak Türkiye'de bu yetkiye sahip ilk ve tek kamu kurumu oldu.

Türkiye’nin ve Kayseri’nin köklü üniversiteleri arasında yer alan Erciyes Üniversitesi, klinik kullanıma yönelik egzozom üretim yeri izni alarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi.

Türkiye'de bir ilk Kayseri'den geldi!

Türkiye'de yetkiye sahip olan ilk ve tek kamu kurumu

Bilim İletişimi Ofisi’nde yer alan bilgilere göre, Erciyes Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, 2019 yılında hayata geçirdiği Genç Kök, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan klinik kullanıma yönelik egzozom üretim yeri izni aldı. Böylece Erciyes Üniversitesi, Türkiye’de bu yetkiye sahip ilk ve tek kamu kurumu oldu.

Hedef çalışmaları daha da ileri taşımak

Yeni izinle birlikte kök hücre ve egzozom üretim yetkisini aynı çatı altında buluşturan Erciyes Üniversitesi, ileri biyoteknoloji alanındaki çalışmalarını daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Türkiye'de bir ilk Kayseri'den geldi!

‘Artık kendi ülkemizde üretileceğiz’

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, egzozomların dünyada yenilikçi tedavilerin merkezinde yer aldığını, doku onarımı ve hücre yenilenmesini destekleyerek geleceğin teknolojisi olduğunu belirtti. Bu izinle uluslararası standartlardaki biyoteknolojik ürünleri artık kendi ülkemizde üretileceğini vurgulayan Altun, “Cilli sağlık biyoteknolojimizi geliştirecek ve hastalarımızın yenilikçi tedavilere erişimine kendi altyapımızda öncülük edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de bir ilk Kayseri'den geldi!

'Geleceğin tedavilerine yön veriyoruz'

Ayrıca Rektör Altun, üniverstenin hedef ve mottosuna da değinerek, bilim üretmek olduğunu söylerken, “Geleceğin tedavilerine yön veriyoruz” açıklamasında bulundu.

‘Birçok araştırmanın önü açılacak’

Erciyes Üniversitesi’nin Gen Kök Müdürü Prof. Dr. Serpil Taheri ise, ortopedik hastalıklardan dermatolojik hastalıklara ve romatolojik hastalıklara kadar birçok hastaya umut olacak tedavi stratejilerinin önünü açmayı hedeflediklerini vurgularken, “Bu tür çalışmalarla uluslararası birçok araştırmanın önü açılacak ve birçok noktada da Türkiye'de yine öncü bir araştırma merkezi olarak çalışmalarına devam edecektir” dedi.