- Haberler
- Ekonomi
- Türk yatırımcısının parayla imtihanı: 'Altın uçacak, arsa kaçacak' söylentileri ne kadar doğru?
Türk yatırımcısının parayla imtihanı: 'Altın uçacak, arsa kaçacak' söylentileri ne kadar doğru?
Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, Türkiye'deki yatırım anlayışını sert bir dille eleştirdi: 'Türkiye'de bilgi değil söylenti dolaşır insanlar para kazanmak için değil, fakirleşmemek için refleksle hareket ediyor.'
Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, Türkiye'deki yatırım alışkanlıklarına dair ezberleri bozan bir analiz yayımladı. Boztosun, Türkiye’de gerçek anlamda yatırım yapılmadığını, sadece "hikâyeler" üzerinden pozisyon alındığını belirterek yatırımcılara sert uyarılarda bulundu.
Türkiye’de yatırım kararlarının analiz yerine "hikâyelerle" alındığını belirten Boztosun, "Altın çıkacakmış, dolar patlayacakmış, şu arsa uçacakmış... Kim söyledi? Belli değil. Ama herkes duymuştur. Çünkü Türkiye’de bilgi dolaşmaz, söylenti dolaşır" ifadelerini kullandı.
Profesör Boztosun açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’de yatırım yapılmaz. Pozisyon alınır. Ama o pozisyon da analizle değil, hikâyeyle alınır.
‘Altın çıkacakmış…’, ‘Dolar patlayacakmış…’, ‘Şu arsa uçacakmış…’ Kim söyledi? Belli değil. Ama herkes duymuştur. Çünkü Türkiye’de bilgi dolaşmaz. Söylenti dolaşır.
Arsa: Likit olmayan umut
Arsa, Türk yatırımcısının en eski zaafı. Çünkü basit bir hayal satar: ‘Bugün boş, yarın değerli.’
Ama gerçek şu: Arsa çoğu zaman nakde dönüşmeyen bir beklentidir. Satarken alıcı yoktur. Fiyatı sen belirlersin ama piyasa ödemez. Değeri artar ama realize edemezsin. Yani kâğıt üstünde zenginlik, gerçekte bekleme maliyeti.
Altın ve Döviz: Koruma Refleksi, Kazanç Yanılsaması
Altın ve döviz, yatırım değil; sigorta. Ama Türkiye’de bu sigorta, ‘kazanç’ gibi anlatılıyor.
Oysa gerçek daha sert: Çoğu zaman sadece enflasyonu telafi eder, reel getiri sınırlıdır, panikle alınıp, geç kalınır… Yani kazandığını sandığın şey, çoğu zaman sadece kaybı geciktirmektir.
Kripto: Bilgi avantajı mı, yeni nesil sürü psikolojisi mi?
Kripto, özgürlük alanı gibi sunuluyor. Ama Türkiye’deki kullanım şekli yine aynı: Geç gir, panikle çık. Fark şu: Bu sefer ‘dayı’ yok, ama onun yerini Twitter fenomeni aldı. ‘Bu coin uçacak’, ‘Insider bilgi var’, ‘Son tren’
Sonuç?
Erken giren kazanır. Geç kalan, hikâyeyi satın alır. Türk yatırımcısı geleceği fiyatlamaz. Geçmişi kovalar. Yükseleni alır, düşeni satar, trend bittiğinde fark eder bu bir strateji değil. Bu, refleks.
En sert gerçek: Güven yoksa strateji de yok
Bu tabloyu doğuran şey cehalet değil. Güvensizlik. Paraya güven yok, kuruma güven yok, veriye güven yok… Bu yüzden herkes bir ‘sebep’ arıyor. Çünkü kimse tek başına karar verirse, tek başına yanmak istemiyor.
Final: Yatırım değil, kaçış
Türkiye’de yatırım araçları farklı, ama motivasyon aynı: Arsa → ‘bir gün kurtarır’, altın/döviz → ‘hiç değilse erimez’, kripto → ‘belki sıçrar’… Hiçbiri plan değil. Hepsi ihtimal.
Ve en kritik cümle: Bu ülkede insanlar para kazanmak için değil, fakirleşmemek için yatırım yapıyor. Ama kötü haber şu: Refleksle yapılan yatırım, uzun vadede yine fakirleştirir."