Kayserili Elia Kazan'ın ihanet tartışması yeniden gündemde
ABD'de McCarthy dönemindeki farkı fikirler sanat dünyasında tartışmalara yol açtı .Kayserili Yönetmen Elia Kazan kariyerini korurken, Marlon Brando'nun tavrı yıllar boyunca tartışılmaya devam etti.
ABD’de McCarthy döneminde sanat dünyasını sarsan cadı avı, yalnızca siyaseti değil Hollywood’un en güçlü dostluklarını da parçaladı. Kayserili yönetmen Elia Kazan’ın verdiği ifadeler kariyerini korurken, Marlon Brando’nun tavrı yıllar boyunca tartışılmaya devam etti.
II. Dünya Savaşı sonrası ABD’de yükselen antikomünist dalga, sanat ve sinema dünyasında büyük bir baskı ortamı oluşturdu. Özellikle Senatör Joseph McCarthy’nin öncülüğünde yürütülen süreçte, Hollywood’da çok sayıda oyuncu, yönetmen ve senarist “komünizmle bağlantılı” oldukları gerekçesiyle sorgulandı.
Hollywood’da derin tartışmalara sebep oldu
Bu dönemin en tartışmalı isimlerinden biri ise Kayserili ünlü yönetmen Elia Kazan oldu. Bir dönem ABD Komünist Partisi ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle komite karşısına çıkan Kazan, yalnızca kendisini savunmakla kalmadı; geçmişte birlikte çalıştığı bazı isimleri de açıkladı. Bu tavır, Hollywood’da derin tartışmalara sebep oldu.
Bu dönemde Kazan ile genç oyuncu Marlon Brando arasındaki işbirliği sinema tarihine damga vuruyordu. İkilinin yolları ilk kez tiyatro sahnesinde kesişti. Brando’nun alışılmışın dışında, sert ve gerçekçi oyunculuk tarzı Kazan’ın dikkatini çekti. Bu ortaklık kısa sürede “A Streetcar Named Desire” (Arzu Tramvayı) ile zirveye ulaştı. Broadway’de büyük ses getiren yapım, 1951’de sinemaya uyarlandığında Brando artık Hollywood’un yeni yıldızıydı.
Ardından gelen “Viva Zapata!” ve “On the Waterfront” filmleriyle ikili başarılarını sürdürdü. Ancak perde arkasındaki siyasi gerilim hiçbir zaman tamamen sona ermedi. Özellikle “On the Waterfront”, birçok eleştirmen tarafından Kazan’ın kendi vicdani hesaplaşmasının bir yansıması olarak değerlendirildi.
Eski tartışmalar yeniden gündeme geldi
Marlon Brando ise yıllar boyunca sistem karşıtı tavrıyla öne çıktı. Sivil haklar hareketine destek veren, Vietnam Savaşı’na karşı çıkan ve siyahi özgürlük mücadelesinin yanında duran Brando, Hollywood’un politik sessizliğine karşı farklı bir çizgide durdu. 1973 yılında “The Godfather” filmiyle kazandığı Oscar ödülünü reddetmesi de bu tavrın en güçlü örneklerinden biri oldu.
1999 yılında Elia Kazan’a Akademi tarafından Onur Oscar’ı verilmesiyle birlikte eski tartışmalar yeniden gündeme geldi. Törende birçok sanatçının Kazan’ı ayakta alkışlamaması dikkat çekerken, Marlon Brando’nun geceye katılmaması da yıllar geçse bile kapanmayan hesaplaşmanın sembolü olarak yorumlandı.




