Kayseri'nin tarihi sokağındaki büyük değişim! Yerini sessizliğe mi bıraktı?
Kayseri'nin tarihi noktalarından biri olan Osmanlı Sokağı'nda esnaf, son dönemde ziyaretçi yoğunluğunun azalmasından ve sokağın kültürel kimliğinden uzaklaşmasından şikâyetçi.
Tarihi yapısı, yeraltı şehri ve müzeleriyle Kayseri’nin gözde noktalarından Tarihi Osmanlı Sokağı’nda esnaf, sokağın son dönemdeki durağanlığından dertli. Sokakta röportaj yaptığımız iki farklı esnaf, yaşanan değişimi ve çözüm önerilerini aktardı.
‘Fahiş fiyatlar ziyaretçiyi azalttı’
Sokağın açılışında buraya gelen ilk esnaf olduğunu belirten 14 yıllık antikacı Durmuş İşçi, sokağın zamanla kültürel kimliğinden uzaklaştığını vurguladı. İşçi, "Sokağa ilk ben geldim, sonradan açılan tüm dükkânlara şahit oldum. Buranın kültürel ve sanatsal bir konseptte kalmasını isterdim ama kafeler ağırlık kazandı. Fahiş fiyatlar uygulanınca insanlarda girip çıkma isteği azaldı. Kışın ise sokak tamamen ölüyor" ifadelerini kullandı.
‘Kayserililer parayı ve yağlamayı seviyorlar’
Kayseri’deki antika ve kültür bilincine de değinen İşçi, "Şehrimiz zengin, iş adamı villaya milyonlar harcar ama içine dedesinden kalma bir antika koymayı düşünmez. Maalesef parayı ve yağlamayı seviyorlar. Bu potansiyel İstanbul veya Ankara’da olsa ilgi çok farklı olurdu" dedi.
‘El sanatları ve atölyeler gelmeli"
Sokağın avantajlarını ve potansiyelini anlatan 15 yıldır aktarlık yapan Ahmet Boyraz ise çözümün el sanatları ve kültür faaliyetlerinde olduğunu belirterek, "Sokağın başında Su Medeniyetleri Müzesi, Çanakkale Müzesi, sonunda yeraltı şehri girişi var. Gezilecek yerlerde ilk 5’teyiz. Ancak buraya bakırcılar, el sanatları ustaları veya resim atölyeleri getirilmeli. Örneğin yan tarafımıza açılan kağıt atölyesinde mısır kabuğundan, çınar yaprağından kağıt üretiliyor. Bu tarz atölyeler sokağı zenginleştirir" ifadelerini kullandı.
Değişime rağmen yaşayan komşuluk kültürü
Her iki esnafın da sokak hakkında vurguladıkları ortak nokta ise sokağın dokusu oldu. Boyraz, modern binalarda kaybolan eski komşuluk bağlarının burada hala sürdüğüne değinerek, "Yan dükkânda 80 küsur yaşında Muzaffer amcamız ve hasta eşi var. Her gün hallerini sorarız, yemeğimizi paylaşırız. 15 katlı binalarda karşı komşunu bilmezsin ama burada o eski komşuluk kültürü hala canlı. Şehir dışından gelenler de en çok bu samimiyeti görüp çocukluğuna dönüyor" dedi.


