Kayseri'nin bir zamanlar 65 bin kişinin yaşadığı ilçesi! Şimdi ne halde?
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde nüfus 65 binden 24 binin altına düştü. Başkan Deniz Yağan, ilçenin yıllar içinde nasıl değiştiğini ve yaşanan göçün nedenlerini anlattı.
Kayseri’nin bir dönem maden ocakları, un fabrikaları, tarım ve hayvancılıkla öne çıkan Pınarbaşı ilçesinde yıllar içinde yaşanan değişim dikkat çekiyor. Geçmişte 65 bin kişinin yaşadığı ilçenin nüfusu bugün 24 binin altına geriledi. Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan, kapanan işletmeler, azalan iş imkânları ve artan göç nedeniyle ilçenin eski günlerinden uzaklaştığını belirterek açıklamalarda bulundu.
‘65 bin nüfusa sahip olan bir ilçeyken şu anda 24 bin nüfusun altına düştük’
Pınarbaşı'nda gençlerin kendi memleketlerinde iş bulması ve aile kurması için belediyenin hangi fırsatları sunduğundan bahseden Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan, “Pınarbaşı’mız için gençlerimizin iş imkânı olması bizim için de çok önemli. Ancak Pınarbaşı’nda maalesef şu anda gençlerimiz de olsa, orta yaş grubumuz da olsa gerçekten iş sahaları yok, istihdam sahası yok. Daha önceleri Pınarbaşı böyle değildi. İş imkânları daha fazla olan bir ilçeydi. Ancak maden ocaklarımız kapandı. Şu anda ilçemizde bir maden ocağı faaliyet gösteriyor. O madende Pınarbaşı ve çevresindeki gençlerimiz çalışıyor. Geçtiğimiz senelerde beş maden ocağı vardı, kapandı. Sekiz un fabrikası vardı, kapandı. Pınarbaşı’mızın suyu kaliteli. İlçemizde alabalık yetiştiriciliği var. Üç tane balık yetiştiriciliği işletmemiz bulunuyor. Her birinin 50 kişilik kapasitesi var. Ancak bu da Pınarbaşı’mız için yeterli değil. Nüfus açısından da iş sahaları açısından da imkânlarımız yetersiz. Yeni bir iş sahası açacak bütçemiz yok. Bu tür sıkıntılarımız nedeniyle vatandaşlarımız göç etmek zorunda kalıyor. 1967’li yıllarda 65 bin nüfusa sahip olan bir ilçeyken şu anda 24 bin nüfusun altına düştük” dedi
‘129 Mahalleden 122 Mahalleye düştük’
Yağan, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin Pınarbaşı'na önemli altyapı ve yol yatırımlarını açıkladı. Vatandaş açısından yatırımların günlük yaşama nasıl yansıdığı anlatan Yağan, “Belediye olarak yerel hizmetler anlamında parke üretim tesisimiz var. Kaldırımlarımızda ve mahallelerimizde çalışmalar yapıyoruz. Büyükşehir Belediyesi tarafından da altyapı hizmetlerinde KASKİ’den önemli hizmetler alıyoruz. Fakat bu hizmetler yeterli değil. Coğrafi olarak Pınarbaşı, Türkiye’nin en büyük dördüncü ilçesi konumunda. Mezralarımızla birlikte 129 mahallemiz vardı. Yedi muhtarlığımızın iptal edilmesiyle 122 mahalleye düştük. Ancak o mahallelerdeki yerleşim yerleri duruyor. Bunlardan 14’ü resmî, 36’sı ise gayriresmî mezra olmak üzere geniş bir yerleşim alanımız var. Toplam 165 yerleşim alanına sahip bir ilçeyiz. Altyapı anlamında bunların hepsine yeterli hizmet ulaşmıyor. Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda köy yollarımız, arazi yollarımız, parklarımız, bahçelerimiz ve mezarlıklarımız bulunuyor. Coğrafyamız geniş, mahalle sayımız fazla olduğu için yeterli desteği alamıyoruz. Biz de belediyemizin imkânları doğrultusunda elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Parke üretim fabrikamız var. Geçen yıl yaklaşık 160 bin metrekare parke yenilemesi yaptık. Bu yıl 200 bin metrekare parke ihalesi gerçekleştirdik. Şu anda dört ekip köylerimizde, bir ekip de ilçe merkezinde olmak üzere beş ekiple parke döşeme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Asfalt konusunda ise yeterince destek alamadık. Ne Büyükşehir Belediyesinden ne de Karayollarından yeterli asfalt desteği alabildik” ifadelerini kullandı
‘22 milyon liralık bir destek sağlandı’
İlçede asfalt plentinin kurulması çalışmalarının hangi aşamada olduğundan da bahseden Yağan, “İlçemize doğal gaz geldiğinde ilçe merkezi ve mahallelerimizde altyapı çalışmaları nedeniyle yollar köstebek yuvasına döndü. Önceki yönetim döneminde doğal gaz firmasıyla yapılan protokolde üstyapının kapatılması belediyeye bırakılmış. Ancak belediyenin imkânları buna el vermediği için bir süre sıkıntı yaşadık. Daha sonra özel şirketlerin ve Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle altyapıyı bir nebze düzeltmeye çalıştık. Fakat yeterli mi? Değil. Bu nedenle yeni bir asfalt plenti kurmaya karar verdik. Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ın desteğiyle asfalt plentinin temelini attık. Kendisi bize maddi ve manevi anlamda çok büyük destek verdi. Kardeş belediye olduğumuz için aramızda protokol yaptık. Adana Büyükşehir Belediyesinden 7 milyon lira, Türkiye Belediyeler Birliğinden de yine protokol kapsamında 15 milyon lira destek aldık. Toplam 22 milyon liralık bir destek sağlandı. Bunun dışında kalan maliyeti belediyemizin imkânlarıyla karşıladık. Asfalt plentinin ihale süreci, altyapısı, elektriği ve doğal gazıyla birlikte maliyeti yaklaşık 60 milyon liraya ulaştı. Saatte 120 kapasiteyle çalışacak şekilde hazırlanan tesisin kurulumu tamamlandı. Elektrik ve doğal gazla ilgili eksiklikler giderildiğinde üretime başlayabilecek. Bundan sonra Büyükşehir Belediyesinden veya Karayollarından asfalt talep etmeden kendi asfaltımızı kendimiz üretmek ve hizmetimizi kendimiz yapmak istiyoruz” diye konuştu
‘45 sürü koyun ya vardır ya yoktur’
Pınarbaşın’da tarımı ve hayvancılığın geldiği son durum ve bunların azalma sebeplerini anlatan Yağan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Temel sorun, üreticinin yeterince kazanamaması. Pınarbaşı denildiğinde akla gelen ilk alanlardan biri hayvancılıktır. Ancak girdilerin çok pahalı olması üreticiyi zorluyor. Kendi köyümden örnek vereyim. Bundan 35 yıl önce benim köyümden 45 sürü koyun, altı sürü büyükbaş hayvan çıkardı. O dönemde yalnızca bir köyden çıkan hayvan sayısına bugün bütün Pınarbaşı’nda ulaşmak zorlaştı. Şimdi ilçenin tamamında 45 sürü koyun ya vardır ya yoktur. Oysa eskiden bazı köylerimizden 15, 20, hatta 25 sürü çıkardı. Çoban bulunamaması, nüfusun azalması ve göç, hayvancılığı ve tarımı bitiren en büyük etkenlerden. İkinci önemli sorun da girdi maliyetleri. Tohum almak istiyorsunuz, 25 bin lira ödüyorsunuz. Hasat dönemine kadar bekliyorsunuz, ürününüzü çıkardığınızda 12 bin liraya satmak zorunda kalıyorsunuz. Ürettiğiniz ürün gerçek değerini bulmuyor. Mazotun litresi 100 liraya çıkmış. Bir dönüm araziyi ekime hazırlamak için harcanan mazotun yanında gübre, tohum, işçilik ve hasat masrafları da var. Üreticinin kazancı giderlerine yetmiyor. İklim şartları da uygun olmadığında çiftçi zarar ediyor. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar zarar ede ede artık bu yükün altından kalkamaz hâle geliyor. Hayvanını satmak zorunda kalıyor, tarlasını ekemiyor. Geçimini sağlayamayınca da şehre göç edip asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Devletin üreticisini desteklemesi lazım. Tarımla uğraşanı tarımda, hayvancılıkla uğraşanı hayvancılıkta desteklemesi gerekiyor. Pınarbaşı geçmişte İç Anadolu Bölgesi’ni besleyen bir ilçeydi. Şimdi kendini bile besleyemiyor. Eskiden Kayseri’den alışveriş yapmak için Pınarbaşı’na gelirlerdi. Bugün ise Pınarbaşı’na gelmek bir yana, ilçeden transit geçiyorlar” dedi




