Kayseri'de üç kişiyi öldüren zanlı yurtdışına atla kaçmış!
Kayseri'de 3 kişinin öldürüldüğü Hunat Mahallesi cinayeti davasında Mehmet Yılmaz, 3,5 yıl sonra ilk kez mahkeme salonunda savunma yaptı. İşte duruşmada yaşananlar.
Kayseri’de 3 kişinin öldürüldüğü Hunat Mahallesi cinayeti davasında, olayın ardından yurt dışına kaçan Mehmet Yılmaz ilk kez mahkeme salonunda hâkim karşısına çıktı. Yaklaşık 3,5 yıl sonra Türkiye’ye getirilen ve daha önce Trabzon’dan SEGBİS aracılığıyla duruşmalara katılan Yılmaz, bu kez mahkemede hazır bulunarak savunma yaptı. Sanık, olay öncesinde tehdit edildiğini ve saldırılara uğradığını öne sürerken, maktul yakınları cinayetin tasarlanarak işlendiğini savundu.
Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Seyit Yılmaz, Gaffar Mehmet Yılmaz ve Serdar Yılmaz’ın yakınları da katıldı. Aile üyelerinin yakalarında üç kişinin fotoğraflarının bulunduğu kokartlar yer aldı. Mehmet Yılmaz hakkında Seyit, Gaffar Mehmet ve Serdar Yılmaz’ı kasten öldürme, Oğuzhan Yılmaz ile M.A.’yı kasten yaralama suçlamalarıyla dava açılmıştı. Sanığın avukatlığını Emre Ayan ve bir diğer avukat üstlendi. Ayan, daha önce Yılmaz’ın yurt dışına kaçmasına yardım ettiği iddiasıyla yargılanmış ve beraat etmişti.
'Beni hiç rahat bırakmadılar'
Savunmasında 2020 yılından itibaren tehdit edildiğini, takip edildiğini ve silahlı saldırılara maruz kaldığını iddia eden Mehmet Yılmaz, defalarca kolluğa şikâyette bulunduğunu söyledi. Önceki olaylarda karşı tarafın cezaevinde kalmadığını öne süren sanık, yaşananların zamanla arttığını ve amcasının oğullarıyla sorunlarını çözmeye çalıştığını belirtti.
Olay gününü anlattı
Olay günü halasının oğlu A.E.’ye ait aracı teslim etmek için buluştuğunu anlatan Mehmet Yılmaz, aracı yıkamacıya bıraktıktan sonra yaklaşık bir ay önce domuzlardan korunmak amacıyla aracına koyduğu dedesine ait tabancayı hatırladığını söyledi. Yıkamacıda sorun yaşanmaması için geri dönerek silahı aldığını ve üzerine koyduğunu belirten sanık, daha sonra Hunat Mahallesi’ne gittiğini ifade etti.
Burada Seyit ve Gaffar Mehmet Yılmaz ile Serdar Yılmaz’la karşılaştığını anlatan sanık, tartışma sırasında kendisini sıkıştırdıklarını ve karşı tarafın elinde bıçak bulunduğunu ileri sürdü. Silahı eline aldığını belirten Yılmaz, “Sigorta gitmiş gibi nerede, nasıl yaptığımı hatırlamıyorum. Ben gidecektim, öyle bir şey yapmak istemedim” dedi. Nasıl ateş ettiğini hatırlamadığını savunan sanık, öldürme kastı olmadığını öne sürdü.
Olayda yaralanan M.A.’yı fark etmediğini söyleyen Yılmaz, olayın ardından yurt dışına kaçtığını ve tabancayı kendisine yardım eden bir arkadaşına attırdığını anlattı. Sanık, “Ben katil değilim, öldürmek istemedim, öldürmeye önceden karar vermedim. Ben bu olayın kahramanı değil, mağduruyum” dedi. Yılmaz ayrıca maktuller hakkında daha önce uzaklaştırma kararı aldırdığını ileri sürdü.
Mahkeme başkanının görüntü kayıtlarında yalnızca Gaffar Mehmet’in elinde bıçak görüldüğünü hatırlatması üzerine Yılmaz, diğer kişilerin de bıçak taşıdığını iddia etti.
Sanık avukatları haksız tahrik indirimi istedi
Sanık avukatları, müvekkillerinin sistematik baskı altında yaşadığını ve sürekli öldürülme korkusu taşıdığını savundu. Olay günü karşılaşmanın tesadüf olduğunu ileri süren avukatlar, bilirkişi raporlarına yönelik eleştirilerini dile getirerek en üst hadden haksız tahrik indirimi uygulanmasını ve Emre Ayan’ın tanık olarak dinlenmesini talep etti.
Emre Ayan da sosyal medyadan buldukları, maktullerin elinde bıçak bulunduğunu öne sürdükleri görüntüleri mahkemeye sunduklarını belirtti. Görüntülerin rapor ve tutanaklarda yer almamasını eleştiren Ayan, kayıtların kalitesinin iyileştirilerek yeniden incelenmesini istedi.
Maktul yakınlarından sanığın savunmasına tepki
Maktul yakınlarından Rabia Yılmaz, sanığın savunmasına tepki göstererek tehditler nedeniyle zor bir süreç yaşadıklarını söyledi. Kızının babasının ölümünü anlamlandırmakta zorlandığını belirten Yılmaz, “Benim kızım ‘Babam nasıl öldü?’ diye soruyor. Senin babanı kuzeni yolun üzerinde kıskançlığından öldürdü diyemiyorum” ifadelerini kullandı.
Öldürülen Seyit ve Gaffar Mehmet Yılmaz’ın annesi Ayla Yılmaz ise iki çocuğunu ve kardeşini toprağa verdiğini belirterek sanığın anlattıklarının doğru olmadığını savundu. “Üç canımı toprağa verdim, ilaçlarla ayakta duruyorum” diyen Ayla Yılmaz, olayın İldem’deki arsa paylaşımı anlaşmazlığından kaynaklandığını öne sürdü. Eşi ile sanığın babası arasında geçmişten gelen arazi sorunu bulunduğunu ve eşinin ölümünün ardından paylarını istediklerini anlattı.
Oğuz Yılmaz da olay nedeniyle maddi ve manevi açıdan büyük zarar gördüklerini, yaşananların evliliğinin sona ermesine neden olduğunu söyledi.
'Atla yurt dışına kaçtım' savunması tartışma yarattı
Aile avukatı Ramazan Bedir, olayın Kayseri’nin en işlek noktalarından birinde yaşandığını ve kamuoyunda büyük korkuya neden olduğunu söyledi. Bedir, cinayetin hırs ve intikamla planlandığını savunarak sanığın Gürcistan’a atla kaçtığı yönündeki anlatımını eleştirdi.
Sanığın kaçışının önceden planlandığını ileri süren Bedir; hayvanların kesime gönderilerek paraya çevrildiğini ve bir mezarcıya önceden mezar kazdırıldığı iddiasını da gündeme getirdi. Sanığın olayın ardından yaşadığı şokla hareket ettiği yönündeki savunmasının inandırıcı olmadığını belirten Bedir, cinayetin tasarlayarak öldürme kapsamında değerlendirilmesini istedi.
Bu sözler üzerine sanık avukatları, müvekkillerinin kırsal bölgeden atla geçirildiğini belirterek savunmayı destekledi. Duruşma boyunca taraf avukatları arasında zaman zaman tartışmalar yaşandı.
Savcılık üç kez kasten öldürmeden ceza istedi
Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının yeni bilirkişi raporu alınması ve maktuller hakkında uzaklaştırma kararı bulunup bulunmadığının araştırılması yönündeki taleplerini reddetti. Emre Ayan’ın tanık olarak dinlenmesi talebi de kabul edilmedi.
Esas hakkındaki mütalaasını sunan savcılık, Mehmet Yılmaz’ın üç kez kasten öldürme suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasını ve tutukluluk hâlinin devamını istedi. Savcılık ayrıca katılan sanık Oğuzhan Yılmaz’ın silahla tehdit suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, ileri bir tarihe ertelendi.



