Kayseri'de 66 günde inşa edilen dev yapı!
Kayseri'nin saklı kalmış 1600 yıllık mirası. İbadethaneden, şifahaneye, yetimhaneden, askeri depoya uzanan şaşırtıcı ve bilinmeyen bir hikaye.
Kayseri’nin Zincidere bölgesinde bulunan ve halk arasında az bilinen Vaftizci Yahya Manastırı, şehrin sadece dini değil, basın ve siyasi tarihine de ışık tutuyor. İlk matbaanın kuruluşundan Milli Mücadele’nin kritik kararlarına kadar pek çok döneme tanıklık eden bu yapı, binlerce yıllık bir mirası günümüze taşıyor.
Antik çağdan günümüze 16 asırlık geçmiş
Kayseri’nin en eski ibadethanelerinden biri olarak kabul edilen manastırın geçmişi, eski Rumca kaynaklara göre MS 400’lü yıllara kadar dayanıyor. Bizans döneminde putperestlere ait bir tapınağın üzerine inşa edildiği belirtilen yapı, 1600 yıllık tarihi boyunca bölgenin en önemli ruhani merkezlerinden biri oldu. Yapı, zaman içinde Nevşehirli İbrahim Paşa gibi Osmanlı devlet adamlarının verdiği ruhsatlarla yenilenerek heybetini korudu.
Kayseri’nin ilk matbaası burada başladı
Şehrin kültürel tarihi açısından en çarpıcı detay, manastırın Kayseri’deki ilk matbaaya ev sahipliği yapmış olmasıdır. 1835 yılında manastır bünyesinde kurulan bu matbaa, Türkçe dilinde ancak Rum alfabesiyle 2000 civarında kitap basıldı ve bölge halkı için çeşitli dergiler yayımlandı. Bu faaliyetle, Kayseri’nin entelektüel gelişiminde manastırı merkezi bir noktaya taşıdı.
Milli Mücadele’nin karar merkezi
Manastır, sadece bir ibadethane veya okul değil, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlı mücadelesinde stratejik bir nokta oldu. 1922 yılında Papa Eftim öncülüğünde kurulan Müstakil Türk Ortodoks Patrikhanes, faaliyetlerini bu manastırda yürüttü. 21 Eylül 1922 ‘de burada toplanan Türk Ortodokslar Kongresi, Milli Mücadele’ye destek kararı alarak Anadolu’daki birlik beraberliğe önemli bir katkı sundu. Ayrıca bu dönemde manastırda yayımlanan Anadolu Ortodoksluk Sadası gazetesi, dönemin düşünce yapısına yön verdi.
Sosyal yaşamın merkezi
Yapılan restorasyonla 1800’lü yıllarda bugünkü halini alan karmaşık, çok amaçlı bir sosyal tesis gibi çalışıyordu.
1882’de kurulan papaz mektebi ve 1885’te açılan Kapadokya Merkez kız mektebi ile bölgenin eğitim ihtiyacı karşılandı. Yapı bünyesinde bir çocuk yetimhanesi barındırırken çevre köylerdeki kimsesiz çocuklara yuva oldu. Manastırın diğer bir bölümü ise akıl hastalarının tedavisi amacıyla kullanılan bir kutsal kaynak ve şifahane işlevi gördü.
Mimari başarı
1800’lü yılların başındaki büyük inşaat sürecinde, yaklaşık 2000 işçinin çalışmasıyla manastırın ana çatısı 15 Eylül’de kapatılmış ve bu devasa yapı sadece 66 günde tamamlanmıştır. İnşaatın finansmanı ise dönemin bölge halkından ve esnafından toplanan 5000.000 kuruşluk büyük bir bütçe ile yapılmıştır.
Bugün hangi amaçla kullanılıyor?
Cumhuriyet’in ilanından sonra geniş arazisiyle askeri hizmetle devredilen ve uzun süre depo olarak kullanılan manastır yerleşkesi, günümüzde eğitim amaçlı bir dershane olarak varlığını sürdürüyor.


