'Doluluk var, para yok': Kayserili Profesör turizmdeki 'sessiz tehlikeyi' yazdı

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, Turizm Haftası kapsamında sektörün röntgenini çekti. 2025 verilerindeki 65 milyar dolarlık gelirin bir 'başarı hikâyesi' gibi görünmesine rağmen sahadaki kârlılığın hızla yok olduğunu belirten Boztosun, Türkiye turizminin sürdürülemez bir matematiksel modele sıkıştığı uyarısında bulundu.

Turizm Haftası etkinlikleri devam ederken, Finans Profesörü Derviş Boztosun’dan sektörün geleceğine dair ezber bozan bir analiz geldi. Türkiye’nin turist sayısı ve döviz geliri bakımından dünya liginde üst sıralarda yer almasına rağmen, işletme bilançolarının alarm verdiğini belirten Boztosun, yaşanan durumu "kârsız büyüme tuzağı" olarak tanımladı.

2025 yılı hedeflerinin kağıt üzerinde başarılı göründüğünü ancak sahadaki gerçeğin farklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Boztosun, "2025… Rakamlara bakarsanız bir başarı hikâyesi. 64 milyon turist. 65 milyar dolar gelir. Dünya liginde üst sıralar. Peki sahada ne var?

Doluluk var. Para yok. Evet, yanlış okumadınız. Türkiye turizmi tarihinin en kalabalık sezonlarından birini yaşarken, aynı anda kârlılığını kaybediyor. Bu bir çelişki değil - bu, yanlış kurgulanmış bir sistemin doğal sonucu.

Büyüyen ciro, eriye kar

Sorun kur değil. Sorun, kurun enflasyon karşısında ezilmesi. Maliyetler kontrolden çıkmış durumda: Enerji, gıda, personel… Artış yüzde 50-60 bandında.

Gelir? Döviz bazında yerinde sayıyor. Sonuç? Turizmci daha çok çalışıyor, daha az kazanıyor. Bu matematik sürdürülebilir değil. Ve herkes bunun farkında ama kimse yüksek sesle söylemek istemiyor.

Türkiye pahalı rakipler aç

Oyunun kuralı değişti. daha agresif, daha ucuz, daha oturmuş.

Türkiye? Arada sıkışmış durumda. Ne eskisi kadar ucuz, ne de premium ligde yeterince güçlü. Turist bunu görüyor. Rezervasyonu geciktiriyor. Fiyat kolluyor. Alternatif bakıyor. Bu, talep zayıflaması değil güven ve değer algısının aşınması.

Sektörün üstündeki üç ağır yük

  • Jeopolitik risk: Bölge yangın yeri. Algı, gerçeğin önüne geçiyor.
  • İnsan krizi: Nitelikli personel sektörden kaçıyor. Kalan pahalı, yenisi yetersiz.
  • Finansman kilidi: Yatırım yapmak isteyenin önü kapalı.

Bu üçlü, turizmi içeriden kemiriyor.

Asıl soru: bu model daha ne kadar gider?

2026 için hedef büyük: 68 milyar dolar. Ama kimse şu soruyu sormuyor: Bu kâr etmeyen sistemle o hedefin ne anlamı var? Rekor kırmak kolay. Kâr etmek zor. Ve şu an Türkiye turizmi zor olanı kaybediyor.

Net teşhis

Bu bir büyüme hikâyesi değil. Bu, kârsız büyüme tuzağıdır. Ve bu tuzak kırılmazsa: Oteller dolu kalır, ama bilançolar boşalır, yatırımlar durur, kalite düşer ve sektör yavaş yavaş güç kaybeder. Sessiz. Derinden. Geri dönüşü zor bir şekilde.

Son söz: Alarm çalıyor ama duyan yok

Turizm hâlâ ‘bacasız sanayi’ deniyor. Ama o bacadan çıkan duman artık zayıf. Rüzgâr (turist) hâlâ esiyor. Ama içerideki ateş (kârlılık) sönüyor. Ve gerçek şu: Ateş sönerse, rüzgârın hiçbir anlamı kalmaz." ifadelerine yer verdi.