Derviş Boztosun: Çarşının ışığı yanıyorsa, ülkenin geleceği de aydınlıktır
Finans Profesörü KAyserili Derviş Boztosun, enflasyonla mücadele sürecinde reel sektörün ve esnafın korunması gerektiğini vurguladı.
Kayserili Finans Profesörü Dr. Derviş Boztosun, Türkiye genelinde küçük esnafın yaşadığı ekonomik zorluklara ve makroekonomik politikalara dair dikkat çeken bir analizde bulundu. Ekonominin gerçek durumunun kağıt üzerindeki verilerden ziyade çarşıda ve sahada ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Boztosun, enflasyonla mücadele sürecinde üretim ve esnaf ayağının güçlü tutulması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Derviş Boztosun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
‘Kepenk kapanıyorsa, alarm zilleri çalıyor demektir’
Bir ekonominin gerçek nabzı borsada değil, çarşıda atar. Çarşı sessizleşiyorsa, rakamlar ne söylerse söylesin düşünmek gerekir. Ekonomi bazen rakamlarla anlatılır. Büyüme oranları, enflasyon verileri, faiz kararları… Ama hayat rakamlardan ibaret değildir. Bir ülkenin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsanız sabah erkenden sanayiye gidin, öğleden sonra çarşıyı dolaşın, akşam da kepengini kapatan esnafın yüzüne bakın. İşte ekonomi oradadır. Bugün enflasyonla mücadele konusunda önemli bir irade ortaya konuluyor. Fiyat istikrarı hepimizin ortak hedefi. Çünkü yüksek enflasyon, en çok dar gelirliyi ve üreticiyi yorar. Ancak madalyonun görünmeyen bir yüzü daha var. Bu süreçte küçük esnafın omuzlarındaki yük her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu'nun verileri bunu açıkça gösteriyor. Yılın ilk aylarında on binlerce esnaf faaliyetini sonlandırdı. Yeni iş yeri açılışları ise önceki dönemin gerisinde kaldı. Bu yalnızca bir istatistik değildir. Her kapanan dükkanın arkasında yılların emeği, bir ailenin geçimi ve kurulan hayaller vardır. Esnaf bugün yalnızca ürün satmıyor; aynı anda kira artışlarıyla, enerji maliyetleriyle, finansmana erişim güçlüğüyle, yüksek kredi faizleriyle ve daralan taleple mücadele ediyor. Müşterinin cebindeki para azalınca ilk vazgeçilen yer, çoğu zaman mahalle esnafı oluyor.
Asıl soru şu:
Enflasyonla mücadele edilirken üreten kesimin ayakta kalması nasıl sağlanacak? Çünkü ekonomi sadece talebi kısmaktan ibaret değildir. Üretimi koruyamazsanız, yarının büyümesini de koruyamazsınız. Esnaf yalnızca vergi veren bir işletme değildir. Mahallenin güvenidir.
Sokağın ışığıdır. Gençlere ilk iş kapısını açan kişidir. Yerel ekonominin can damarıdır. Bu nedenle enflasyonla mücadele programının sosyal ve reel sektör ayağının daha da güçlendirilmesi gerekiyor.
Daha erişilebilir finansman...
Daha öngörülebilir kira sistemi...
Daha makul bankacılık maliyetleri...
Üretimi teşvik eden vergi uygulamaları...
Bunlar bir ayrıcalık değil; ekonominin kendi kendini besleyebilmesi için gerekli unsurlardır. Bugün kapanan her kepenk, yarın azalacak üretimin habercisidir. Boşalan her dükkân, sadece bir işletmenin değil, mahallenin de sessizleşmesi demektir. Ekonomi, yalnızca enflasyonun kaç puan düştüğüyle ölçülmez. Ekonomi; sabah dükkânını umutla açan, akşam evine huzurla dönebilen esnafın varlığıyla ölçülür. Çünkü güçlü ekonomi; sadece fiyat istikrarını değil, üretimi, ticareti ve umudu juga aynı anda yaşatabilen ekonomidir. Çarşının ışığı yanıyorsa, ülkenin geleceği de aydınlıktır.' ifadelerine yer verdi.