Demircan'dan zehir zemberek açıklamalar: Tuz koktu, koku toplumu sardı

Kayseri Şeker Fabrikası eski yöneticisi Metin Demircan, sosyal medyadan yaptığı zehir zemberek açıklamalarla hem siyasileri hem de basın mensuplarını hedef aldı. Birkaç isim hariç basın mensupları ve siyasilerin rezillikleri görmemek için 'üstün gayret' gösterdiğini belirten Demircan, 'Tuz koktu, koku toplumu sardı.' dedi. Ayrıntılar Kayseri Olay haberde…

Kayseri Şeker Fabrikası eski Yöneticilerinden Metin Demircan, bu kez basın mensupları ve siyasileri hedef aldı.  Şeker Fabrikası yönetiminin olayların üstünü örtmeye çalıştığını belirten Demircan, “Yıllardır yazıyorum, yıllardır haykırıyorum; ancak başta Sayın Başkan ve Denetim Kurulu olmak üzere, yönetimin ‘kaile almama’ lüksünü (!) kullandığını görüyoruz. Mesnetsiz iftiralarla olayların üzerini örtmeye çalışmak, gerçekleri yok etmiyor; sadece sizin suçluluk psikolojinizi tescilliyor.” dedi. 

Siyasileri ve gazetecileri hedef aldı

Parti gözetmeksizin birkaç siyasi isim hariç siyasilerin rezillikleri görmezden geldiğini belirten Demircan, basın mensuplarını ve siyasileri hedef alarak açıklamalarını şöyle sürdürdü: 
“Kıymetli Basın Mensupları ve Sayın Belediye Başkanları;
Parti gözetmeksizin birkaç siyasi isim hariç, geri kalanınızın bu rezillikleri görmezden gelme konusundaki ‘üstün gayreti’ gözlerden kaçmıyor. Pisliklerin üzerini kapatmak için adeta bir yarış halindesiniz. 
Ama şunu iyi bilin:
* Kurum araçlarının,
* Lojman imkanlarının,
* Kurum kaynaklarının
nasıl kullanıldığını; buralarda düzenlenen o uyuşturucu ve çirkin partilerin detaylarını tek tek, isim isim ifşa edeceğim. O gün geldiğinde, bugün sessiz kalarak destek veren basın mensupları ve açıkça arka çıkan siyasiler, kamuoyu önünde o meşhur ‘pişmanlıklarını’ nasıl dile getirecekler? 
Hep birlikte izleyeceğiz.
Henüz yeni başlıyoruz!
Tuz koktu, koku toplumu sardı. Bölge çiftçisini ve işini ahlakıyla yapan emekçileri derinden yaralayan bu ahlaksızlıklar karşısında hâlâ "üç maymunu" oynamaya devam ediyorsunuz. 
Eğer zerrece onurunuz kaldıysa bu sese kulak verin.
Bakalım bu genişliğiniz, bu vurdumduymazlığınız nereye kadar sürecek?”