Baskın seçim var mı? Arıkan alametlerini sıraladı!
Saadet Partisi Genel Başkanı, Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, ufukta bir baskın seçimin olduğunu belirterek, baskın seçimin alametlerini bir bir belirmeye başladığını söyledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı, Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan Yeni Yol Grubu’nun haftalık olağan grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hafta sonu 6 belde de yapılan seçimleri değerlendiren Arıkan, 6 Bakanın Ürgüp’ün Mustafapaşa Beldesine gittiğini, devletin ve iktidarın imkanlarını, haksız rekabeti sağlamak için seferber ettiğini belirterek, “Malumunuz pazar günü 6 beldede ara seçim yapıldı. Öncelikle, sonuçların memleketimize, hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Hamdolsun Saadet Partimiz, bu beldelerin en büyüğü olan Mustafapaşa beldesinde %16 oy alarak üçüncü parti olmuştur. Bütün adaletsizliklere, bütün haksız rekabete rağmen, önemli bir başarı ortaya koyan, adayımız Doğan Ak beyefendiye, Mustafapaşa teşkilatımıza, seçim çalışmasında büyük bir fedakârlık ve çaba ortaya koyan mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
Bu ara seçimde Türkiye'nin içinde bulunduğu krizi bir kez daha gördük. İktidardan tam 6 bakan, -tekrar söylüyorum tam 6 bakan- bu beldeye gitti. Devletin ve iktidarın imkanlarını, haksız rekabeti sağlamak için seferber ettiler... Giden bakanlardan biri de Adalet Bakanıydı. Her gün yeni bir büyük dosyanın konuşulduğu, her gün yeni bir çetenin ortaya çıktığı Türkiye’de Adalet Bakanı, 1.773 kişinin oy kullandığı bir beldeye giderek oy istedi.
Hatırlayacaksınız, Bu ucube sisteme geçmeden önce seçimlerde haksız rekabet olmaması için Adalet Bakanları; seçime üç ay kala istifa ederlerdi… Şimdiki sistemde ise Adalet Bakanı kapı kapı gezerek oy istiyor. Ayrıca seçim akşamı Sayın Cumhurbaşkanı’nın seçim akşamı yaptığı açıklamada kullandığı ‘ezici’ ifadesini şaşkınlıkla takip ettik. Sayın Cumhurbaşkanım hakikaten merak ediyorum! Siz, kimi ezdiniz Allah aşkına ya? Sizler seçimi, muhalefet partilerini bir ezme aracı olarak mı görüyorsunuz? En önemlisi, Siz, Pazar günü Akparti’ye oy vermeyen vatandaşların Cumhurbaşkanı değil misiniz?
İşte biz tam olarak bu sistemle mücadele ediyoruz! Bize her geçen gün; daha fazla adaletsizlik, daha fazla istikrarsızlık daha fazla kriz vaat eden Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini… Değiştirmek, rehabilite etmek zorundayız. Bizler bunu aziz milletimize karşı bir vazife olarak görüyoruz.”
Biz buna millet adına itiraz ederiz!
Darbe anayasasından kurtularak yeni bir anayasa hazırlanması gerektiğini ifade eden Arıkan, iktidarın hukuk pratiğinin yeni anayasa ihtiyacını zayıflattığını belirterek, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Mustafapaşa ve sonrasında yaşananlar, Türkiye’de devlet aklının, hukuk düzeninin ve anayasal sorumluluğun nasıl aşındığını gözler önüne seriyor. İşte tam da böyle bir dönemde, Türkiye, yeniden bir anayasa tartışmasının eşiğine getiriliyor. Elbette! Darbe anayasasından kurtulmak önemlidir! Fakat; darbe hukukunu, keyfî yönetimi, yargı sopasını ve kuvvetler ayrılığını yok sayan anlayışı değiştirmeden yeni anayasa yapmak, eski bir binanın tabelasını değiştirmekten ibaret kalır. Yeni anayasa ihtiyacı doğrudur; fakat bu ihtiyacı bugün en çok zayıflatan şey, iktidarın hukuk pratiğidir.
Bu anayasa tartışmaları -hiç şüphesiz- boşlukta ortaya çıkmış tartışmalar değildir! Türkiye’de iktidarın yeni bir siyasi hat kurmaya çalıştığını görüyoruz! İktidar, meseleyi; siyasi alanı yeniden düzenleyen, muhalefetin hareket kabiliyetini daraltan, ittifak dengelerini yeniden kuran, toplumu yeni bir güvenlik dili etrafında hizalamaya çalışan bir stratejiyle ele almaktadır.
Bu nedenle yeni anayasa başlığı, yalnızca hukukçuların konuşacağı teknik bir başlık değildir. Anayasa, yeni dönemin siyasi kapısı yapılmak isteniyor. Biz bu kapının nereye açıldığını görmek zorundayız. Eğer bu kapı; hukuka, adalete, özgürlüğe, Meclis’in itibarına, milletin birliğine ve devletin ahlakına açılıyorsa, biz orada en yapıcı tavrı gösteririz!
Ama bu kapı; daha merkeziyetçi bir yönetime, daha denetimsiz bir yürütmeye, daha bağımlı bir yargıya, daha etkisiz bir Meclis’e açılıyorsa, işte biz buna millet adına itiraz ederiz! Onun için bu meseleye yüksek bir dikkatle, büyük bir sorumlulukla ve devlet ciddiyetiyle bakıyoruz.” diye konuştu.
Seçim alametleri
Konuşmasında iktidarın bir baskın seçim hazırlığında olduğunu ve bunun alametlerinin bir bir görülmeye başladığını ifade eden Arıkan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Tüm bu anlattıklarımızdan yola çıkarak karşımıza bir tablo çıkıyor. İktidarın ajandasında ‘bir baskın seçim’ var. Nerden mi biliyoruz; Çünkü alametler birer birer belirmeye başladı. Birinci alamet: Anayasa Tartışmaları. İkinci alamet: Muhalefete yapılan operasyonlar. Üçüncü alamet: YSK'daki hareketlilik. Dördüncü alamet: Varlık barışı. Beşinci alamet: ABD swap hattı. Geriye iki şey kaldı; Bir ‘Gabar'da petrol’, İki ‘Karadeniz'de doğal gaz’ müjdesi kaldı. O alametlerde pek yakında duyurulacaktır. Buradan, bir kez daha açıkça söylüyoruz; İktidarın ajandası ne olursa olsun Biz; baskın seçime de, erken seçime de, yerel seçime de genel seçime de hazırız. Milletimizin hakkını, hukukunu, beklentisini, umudunu savunacağız! Kimsenin şüphesi olmasın! Bu millete, ‘Oh be’ dedirteceğiz!”