Kayseri'de OHAL tepkisi: Hükümetin elinde tehlikeli bir silaha dönüşmüştür

TAKİP ET >>

KAYSERİ Eğitim-Sen Üyeleri, oturma eylemi yaparak, OHAL uygulamalarına tepki gösterdi. Eğitim-Sen Kayseri Şube Başkanı Ulaş Apaydın, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan ve darbecilere yönelik olduğu iddia edilen soruşturmalar OHAL Kanun Hükmünde kararnameleri dayanak yapılarak kamuda gerçekleştirilen açığa almalar ve ihraçlar siyasi iktidarın elinde tehlikeli bir silaha dönüşmüştür. Hükümet 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek darbeyle alakası olmayan ama kendisine muhalif herkesi susturmanın derdine düşmüştür.” dedi. Apaydın, ayrıca Kayseri'de 863 öğretmenin meslekten ihraç edildiğini de söyledi.

Sivas Caddesi üzerinde buluna Eğitim Sen hizmet binası önünde toplanan sendika üyelerine CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık ile bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi. Kalabalık adına konuşan Eğitim-Sen Kayseri Şube Başkanı Ulaş Apaydın,

Hükümete tepki göstererek, “Evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde harekete etmek yerine adeta hukuka düşman kesilenler, Meclisi', devre dışı bırakarak OHAL'I kendi hukuksuzluklarına kalkan yapmaktadır. Ülkeyi kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrulturunda yeniden inşa etmek isteyenler karşılarında duracak hiçbir örgütlü güç istememektedir.” diye konuştu.

“OHAL Kanun Hükmünde kararnameleri dayanak yapılarak kamuda gerçekleştirilen açığa almalar ve ihraçlar siyasi iktidarın elinde tehlikeli bir silaha dönüşmüştür. Hükümette darbe girişimini fırsata çevirmenin telaşına düşmüştür. “ diyen Apaydın, şunları söyledi: “Okullarda, üniversitelerde özgür düşünen, sorgulayan, eleştiren nesiller yetiştirilmesinden rahatsızlık duyanlar darbe fırsatçılığı yapmaktadır. Eğitimde yaşanan dinselleştirme karşısında laik-bilimsel eğitimi savunanlar, eğitimde yaşanan ticarileştirmeye karşı herkes için eşit ve parasız eğitim için mücadele eden eğitim ve bilim emekçilerinin iktidarın ve yandaşlarının hedefinde olması şaşırtıcı değildir. Hükümetin, arkasına sığındığı OHAL kalkanıyla, yıllardır eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesi karşısında yapamadıklarını, darbe fırsatçılığı üzerinden yapmak istediği anlaşılmaktadır. Başbakan'ın son günlerde yaptığı açıklamalar, ortada suç unsuru olarak değerlendirilecek hiçbir somut delil, soruşturma ya da yargılama yokken, sadece siyasi tasarruflar üzerinden hareket edildiğini göstermektedir.

Hükümetin kendileri gibi düşünmeyen, haksızlıklar karşısında sesini yükseltenlere karşı ne kadar tahammülsüz olduğu bilinmekte, en temel sendikal eylemler bile suç kapsamına alınarak yasa dışı bir şekilde suç üretilmek istenmektedir. Çerçevesi Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle çizilmiş bulunan sendikal eylem ve faaliyetlerin, sırf hükümet politikalarına ters düştüğü için soruşturma konusu yapılması kabul edilemez. Sendikal eylemlerin siyasi baskı ve yönlendirmelerle suç kapsamına alınmak istenmesi, gücünü yasalardan alması gerekenlerin hukuku ayaklar altına alarak göz göre göre suç işlemesi anlamına gelmektedir. “

“TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN MAĞDURİYETLER OLMAMALIDIR”

Hükümetin, yeni eğitim yılına sayılı günler kala telafisi mümkün olmayan sonuçlara ve kaosa yol açacak, büyük mağduriyetler yaşatacak yasa dışı adımlar atmaması ve hukuka, yasalara saygılı olması gerektiğini anlatan Apaydın, “OHAL hukuku dayanak yapılarak yeni tasfiye girişimleri ve hak kayıplarının hayata geçirilmesi asla kabul edilemez. Bugün oluşturulan ‘puslu havayı' fırsat bilerek hareket edenler, yaptıklarının bedelini hukuk karşısında mutlaka ödeyecek, kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır. Eğitim emekçileri bugüne kadar hiçbir baskı ve tehdit karşısında diz çökmemiş, savunduğu ilke ve değerlerden taviz vermemiştir. Bunu eğitim emekçileri de, bizlere saldırarak kendi suçlarını gizlemeye çalışanlar da çok iyi bilmektedir.” şeklinde konuştu.

“KAYSERİ'DE 863 ÖĞRETMEN AÇIĞA ALINDI”

Kayseri'de de 863 öğretmenin darbe girişimi sonrasında ihraç edildiğini ifade eden Apaydın, okullarda öğretmen açığının da arttığını dile getirdi. Açılan il içi ve il dışı atamalarda da ortaya çıkan açığın kapatılamadığını öne süren Apaydın, “Yine mağduriyeti en çok öğrenciler çekecektir. Yaşamın her alanında kendisine mutlak itaat isteyen ve bunun için her fırsatı kullananların eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesine yönelik her türlü yasa dışı müdahalesinin karşısında duracağımız bilinmelidir. Bizler çocuklarımıza ve öğrencilerimize onurlu bir gelecek bırakacağımıza söz verdik, sözümüzü mutlaka tutacağız.” dedi. Yapılan basın açıklamasının ardından sendika üyeleri bir süre oturma eylemi yaptı ve hükümeti bazı OHAL uygulamaları nedeniyle ıslıklarla, alkışlarla protesto etti.

Bakmadan Geçme