Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu, kadına şiddete 'hayır' dedi

Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Av. Eylem Sarıoğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında düzenlendiği basın toplantısında, 'Kadına yönelik şiddet son bulsun' dedi.

TAKİP ET >>

Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Av. Eylem Sarıoğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında düzenlendiği basın toplantısında, “Kadına yönelik şiddet son bulsun” dedi.

Kayseri Adalet Sarayı Baro girişinde düzenlenen basın açıklamasına Kayseri Baro Başkanı Ali Köse, Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Eylem Sarıoğlu, komisyon üyeleri ve avukatlar katıldı. Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Eylem Sarıoğlu, “25 Kasım Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabal Kardeşlerin tecavüz edilerek vahşice öldürülmesinin ardından 1985 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Kadına Yönelik Şiddetin yol edilmesi için Uluslararası Mücadele Günü olarak kabule edilen 25 Kasım günü, en son 1999'da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü olarak ilan edilmiştir. Biz kadınlar da her 25 Kasım günü olduğu gibi bugün de hem Mirabal Kardeşleri anmak ve en önemlisi kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için sözümüzü söylemek, taleplerimizi ifade etmek, şiddetin ve ayrımcılığın her türüne karşı bundan sonra da mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan etmek için buradayız. Çünkü bugün ülkemizde ve dünyadaki milyonlarca insan aynı şeyi söyleyecek, kadına yönelik şiddet son bulsun” diye konuştu. Öldürülen her kadının şiddet verilerinde bir rakam olmadığını söyleyen Sarıoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti;

“Dünyanın her yerinde kadınlar ne yazık ki fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, sosyal, siyasal, saldırıya maruz kalmakta ve vahşi bir şekilde yaşam hakları ellerinden alınmaktadır. Özellikle ekonomik sorunların derinleştiği, yoksulluğun arttığı ve pandemi gibi olağanüstü dönemlerde kadınlar daha çok şiddete uğramakta ve uğradığı şiddetin, ayrımcılığın düzeyi artmaktadır. Her geçen gün daha da vahşileşen ve artan şiddet karşısında tahammülümüz kalmamıştır. Öldürülen her kadın sadece şiddet verilerinde bir rakam değildir, onlar yaşamın ta kendisidir. Her gününü ölüm ve şiddet korkusuyla geçiren; işyerinde, çalışma yaşamında, evde, sokakta, üniversitede yani yaşamın her alanında eşitsizliğe maruz kalan kadınlar artık daha etkili çözümler istiyor.”

Bakmadan Geçme