İYİ Parti Milletvekili Ataş'tan zehir zemberek açıklama!

İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, 'Sizleri Kayseri kamuoyunun huzurunda bir kez daha uyarıyoruz' dediği açıklamasında, 'Kendilerince elit bir grubun hakimiyetini esas alan sözüm ona seçkinler yeniden Kayseri halkı üzerinde vesayet kurma çabasına girmiştir' dedi.

TAKİP ET >>

İşte İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş'ın, dikkat çeken o açıklaması:
Sevgili Kayserililer…
Kendisini Kayseri'nin sahibi sanan, çeyrek asırdan fazla bir zamandır güzel şehrimizin tepesine adeta bir karabulut gibi çöken vesayetçi bir zümrenin son dönemde Kayseri'de sivil toplum kuruluşlarını, esnaf odalarını, sanayici ve işadamlarını temsil eden kurum ve kuruluşları dizayn etme çabalarını hayretle izliyorum.
Kendilerince elit bir grubun hakimiyetini esas alan sözüm ona seçkinler yeniden Kayseri halkı üzerinde vesayet kurma çabasına girmiştir.
Şunu iyi bilsinler ki attıkları her adım hemşehrilerimiz tarafından olduğu gibi bizim tarafımızdan da yakından takip edilmektedir. Nefesimiz enselerindedir.
Vatandaşın hakkının, hukukunun yok edilmesine, parasının kurulan şatafatlı, lüks sofralarda birilerince heba edilmesine sessiz kalmayacağız.
Örneğin, Kayseri esnaf odalarında seçimler yapılıyor, bir bakıyorsunuz vatandaşın parasıyla kurulan sofralarda bir takım siyasi çevreler boy gösterip ahkam kesiyor.
Esnaf kan ağlıyor ama bu beyler esnaf odalarını dizayn etme ve esnafa hava atma peşinde.
Beyler! Elinizi siftah etmeden kepenk kapatan esnafın cebinden, odasından, oda seçimlerinden çekin.
Esnaflar kendi meslek birliklerine kimleri seçeceğine bırakın kendileri özgür iradeleriyle karar versin.
Siyasi şovlarınızı esnaf parasıyla kurulan sofralarda yapmaktan vazgeçin!
Bir gün de siz sofra kurun, yok yoksul değilsiniz ya! Kurun sofrayı çağırın gerçek esnafları da dertlerini dinleyin! Birazda siz susun, onlar konuşsun. Ağzınızı açınca kul hakkından bahsedensiniz ama kul hakkı yemekten de hiç geri durmuyorsunuz!
Esnafları bu siyasi şovlara alet edenler günü geldiğinde bu yaptıklarının hesabını mutlaka verecektir. Özlenen adalet ve şeffaflık geldiğinde yani Devlet olması gereken fabrika ayarlarına döndüğünde her yapılanın hesabının sorulacağını da unutmasınlar! Esnaf Odaları kimsenin arka bahçesi değildir, oda başkanlarının bu konularda dikkatli olmaları, hassas davranmaları vicdani sorumluluklarıdır.
Kimse bu önemli ve olması gereken değerleri bir kenara atmasın, kişisel menfaatleri için bu makamları ve yetim hakkı bütçelerini de bu hesapları için kullananlardan da elbet hesabı sorulacaktır.
Yıllardır asıl mesleğini unutan, geçimini adeta esnafların temsil edildiği makamlara bağlayan Sayın Mustafa Alan'ın da elit zümreyle kol kola vererek esnaf odaları üzerindeki şahsi tahakkümünü sürdürme gayreti de gözlerden kaçmamaktadır.
Yoksa yıllarca başkanlık yaptığı saatçiler esnaf odası yönetimine zoraki de olsa adını yazdıran Mustafa Alan bey yeniden esnaf odaları birliğinde başkanlık hayalleri mi kurmaktadır ?
Mustafa Alan bey!
Siyasi şov için kurduğunuz sözde istişare sofralarında harcadığınız ve harcattığınız her kör kuruşta her üyenin hakkı var. Esnaflar sadece AKP'li değil, sadece AKPliler'i davet edip kimi kime peşkeş çekmeye çalışıyorsun? Artık yeter…
Sevgili Kayserililer. Bir diğer konu da OSB'de yaşananlarla ilgili.
Sanayicilerin hür iradesiyle iş başına gelen OSB yöneticilerine devlet gücü kullanılarak reva görülenleri de tüm sanayicilerimiz ibretle takip ediyor.
OSB yönetimi belli bir zümrenin vesayetine hizmet edecek şekilde yeniden dizayn edilmek istenmektedir.
Beyler! OSB genel kurullarından, yönetimlerinden, zamanında tepe tepe kullandığınız ve şimdilerde de iştahınızı kabartan OSB bütçesinden elinizi çekin.
Sanayiciler kendilerini kimlerin temsil edeceğine hür iradesiyle karar verebilecek basirete sahiptir.
Sanayicilerin sorunlarını çözüryormuş gibi yapıp, sözde birlik beraberlik mesajı verip, kendi emellerinizi, gizli hesaplarınızı hayata geçirmekten artık vazgeçin.
Oyun içinde oyunu, yıllardır bitmek bilmeyen ince hesaplarınızı tüm sanayicilerimiz de, vatandaşımız da görüyor.
Sevgili hemşerilerim,
Boydak ailesinin FETÖ ilişkileri nedeniyle yönetimine TMSF tarafından yani devlet tarafından el konulan holdinginin uçağını zamanında makam uçağına çevirenler, bugün dur durak bilmeden tüm hızıyla nemalanmaya devam etmektedirler…
FETÖ hükümlüsü Hacı Boydak'ın mahkeme tutanaklarına da yansıyan ifadelerinde “Pensilvanya'ya onların ısrarıyla gittim” diye belirttiği siyasiler, TMSF yöneticilerinin holding çalışanlarına yaptığı zammın açıklandığı törende mikrofonu kapıp FETÖ hakkında atıp tutar gibi yapmakla kalmamış, adeta holding çalışanlarına yapılan zammı da kendileri yapmış gibi de caka satmıştır.
Evet, tıpkı o toplantıda dendiği gibi “Fetöcüler sapık hocaları ne derse onu yapıyorlar, yaptılar”
Örneğin “himmet toplayın” dendi, topladılar.
“İmar rantı sağlayın” dendi sağladılar.
“Garibin, yoksulun birikimlerine, arazilerine göz koyun” dediler, koydular.
Namuslu insanlara iftira atıp, her yol mubah deyip, yol aldılar…
FETÖ'nün yaptıklarına daha da ileri giderek, “Allah'a iman eder gibi inandılar”
Beyler! Holdingin kaynakları ile holdingin işçilerine yüzde 60 zam yapıldı. Siz asgari ücrete, memur maaşlarına, emekli maaşlarına yüzde 60 zam yaptınız da, yüzde 100'leri aşan hayat pahalılığı karşısında işçiyi, memuru, esnafı enflasyona ezdirmediniz de onun mu havasını mı atıyorsunuz?
Devlet tarafından oraya atanan ve kamunun hakkını araması sorgulaması beklenen şahsa gelince.
Siz bulunduğunuz makamı unutup, siyasete el atacağınıza, birilerine mesaj vereceğinize önce holdingin haklarını savunun.
Sizden önceki yolsuzlukların hesabını sorun.
"Bazı siyasetçilerin benim üzerimden siyaset yapmaya çalışmalarını şaşkınlıkla izliyorum" diyerek de, kendinizi güldürmeyin.
Siyasete üstüne vazife olmadığı halde giren kim?
Babanızın değil, kamu malı holdingin kaynaklarını kullanarak, işçinin üzerinden siyasi rant devşirme amaçlarınızdan vazgeçin.
Orada siyaset yapmak, sen, ben, bizim oğlanı ağırlamak için değil, işinizi layığı ile yapmak için varsınız.
Ama, bilmenizi isteriz ki, verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı çok memnunuz. Çünkü; Kayseri'nin ve kamunun kaynaklarının talan edilmesine göz yummayacağız, Kayserilinin parası ile sefa sürmenize sessiz kalmayacağız, Kayseri'nin sırtından siyasi rant devşirmenize de asla izin vermeyeceğiz! Bu da böyle biline” dedi.
Hiç değilse susun da kendinize güldürmeyin.
Elit zümrenin hakimiyeti için çırpınan seçkin beylerin marifetleri saymakla bitmiyor.
Kızılay'da yaşanan utancı da söylemeden geçemeyeceğim.
Evet, her kurumu AKP'leştirme, tek tip elbise giydirme gayretlerinizin de farkındayız.
Biliyoruz, şeffaflığı sevmiyorsunuz, düşünen, sorgulayan insanları sevmiyorsunuz.
O yüzden odaları, birlikleri, dernekleri CEO'nun dediği gibi sürekli taciz ediyorsunuz!
Buralardan da kendinize nemalanacak alanlar yaratıyorsunuz.
Bu amaçla 10 Kasım günü hayırla yad edilmesi gereken Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını hedef alan sosyal medya paylaşımı yapan kişinin büyük önderin Kızılay adını verdiği kuruluşun Kayseri Temsilcisi yapılması da yine malum çevrenin şaşırılmayacak marifeti!
Ayıp be ayıp.
Yapıp ettikleriniz yeter artık!
Kayseri'yi çeyrek asırdır dizayn ettiniz, çekin elinizi artık yeter!
Esnaf odalarını da artık kendinize göre dizayn etmekten vazgeçin ! Sanayici ve işadamlarının sesi, gözü kulağı olması gereken STK'ları dizayn etmekten vazgeçin!
Gözümüz üstünüzde nefesimiz ensenizde olacaktır, bunu unutmayın!
Bu şehrin insanlarını, sanayicisini, işadamını, esnafını aptal yerine koymayı bırakın artık!
İYİ Parti olarak Sivil Toplum Kuruluşlarının seçimlerine biz karışmıyoruz, çünkü orada ortaya çıkacak her türlü iradeye saygı duyuyoruz. Bunu bu şehirde herkesten bekliyoruz. Artık, bu seçimlere de karışılmasın. STK'ların siyasetin arka bahçesi gibi kullanılıp, siyasilerce atama yapılan yerler olmasına da müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda da üzerimize düşeni yapacağız.
Güzel şehrimiz Kayseri'yi germemek adına, seviyeli siyaset yapma çizgimizden sapmadan şehrimizin çıkarları için çalışmaya devam edeceğiz.
Ama kimse bizi de kendileri gibi görmesin. Bizi görmüyorlar, bilmiyorlar, haberleri yok, sessiz kalacaklar sanmasın.
Sizleri Kayseri kamuoyunun huzurunda bir kez daha uyarıyoruz.
Bu böyle biline!

Bakmadan Geçme