9 ayda ne kadar faiz ödedik? Prof. Dr. Boztosun'dan kısır döngü uyarısı
Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, Hazine'nin ilk 9 ayda ödediği 2 trilyon 188 milyar liralık faize dikkat çekerek, yüksek faiz ve sıcak paraya dayalı politikaların sanayiciyi ve üretimi olumsuz etkilediğini belirtti.
Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ve Hazine bütçesinden ödenen faiz yüküne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Hazine’nin bu yılın ilk 9 ayında 2 trilyon 188 milyar lira faiz ödemesi yaptığını belirten Boztosun, bu devasa meblağın artık sıradan bir bütçe kalemi olmaktan çıkıp ekonominin sıkıştığı noktayı gösteren bir fatura haline geldiğini ifade etti.
Kayserili Finans Profesörü Boztosun açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: "Hazine ilk 9 ayda ne kadar faiz ödedi, biliyor musunuz? 2 trilyon 188 milyar lira! Bu artık bir bütçe kalemi olmaktan çıktı. Ekonominin nereye sıkıştığını gösteren devasa bir fatura haline geldi.
Peki bu faiz yükü neden bu kadar büyüdü? Çünkü ekonomiyi üretim, yatırım ve verimlilik üzerinden değil; kur, faiz ve sıcak para üçgeni üzerinden dengede tutmaya çalışıyoruz. Doları tut. Faizi yüksek tut. Sıcak parayı içeride tut. Sonra da ‘Neden yatırım gelmiyor, neden üretici yatırım yapmıyor?’ diye sor. Gelmez. Çünkü yüksek faiz, finansal getiriyi cazip hale getirirken üretimin maliyetini yükseltiyor. Sermaye fabrika kurmak yerine finansal araçlarda daha düşük riskle getiri arıyor.
Bir tarafta milyarlarca liralık finansal hareketlilik… Diğer tarafta finansmana erişemeyen, yüksek maliyet altında ezilen reel sektör.
Bir tarafta kâğıt üzerinde büyüyen finansal kazançlar… Diğer tarafta yatırımını erteleyen sanayici, küçülen işletme ve borçla ayakta kalmaya çalışan şirketler.
Sonra Hazine devreye giriyor. Faiz ödüyor. Hem de sadece 9 ayda 2 trilyon 188 milyar lira.
Asıl mesele rakamın büyüklüğünden daha önemli: Bu para ne üretti? Yeni fabrika mı kurdu? Yeni teknoloji mi getirdi? İstihdam mı yarattı? İhracat kapasitesini mi artırdı? Hayır. Faiz, geçmişte alınan borcun bugünkü maliyetidir. Üretim ise geleceğin geliridir.
Bir ülke geleceğini üretimle değil, sürekli daha yüksek finansman maliyetiyle çevirmeye başlarsa, sonunda faizin kendisi ekonomik sorun haline gelir.
Artık tartışmamız gereken soru ‘Dolar kaç lira?’ değil. ‘Bu ekonomi neden sürekli yüksek faiz ve sıcak paraya ihtiyaç duyuyor?’ Çünkü mesele kuru tutmak değil. Mesele, ekonomiyi kur ve faiz desteği olmadan ayakta tutabilecek üretim gücünü oluşturmak.
2 trilyon 188 milyarlık faiz faturası bize şunu söylüyor: Para kazanamayan ekonomi borçlanır. Borçlanan ekonomi faiz öder. Faiz ödeyen ekonomi yatırım yapamaz. Yatırım yapamayan ekonomi yeniden borçlanır. Kısır döngü tam olarak budur.
Ve bu döngü kırılmadan, tabeladaki rakamları değiştirmek ekonominin gerçeğini değiştirmeye yetmez."