4 ay kar altında kaldı, çalışmaya devam etti!
Zaman zaman farklı nedenlerden dolayı arızalanan telefonlar telefon tamircilerine götürülüyor. Bazen kendi fiyatını aşan tamir ücreti ortaya çıkabiliyorken bazen de bir daha kullanılamaz denilen telefonlar onarılıyor. İlginç arızalanmaların olduğu haberin detayları…
Akıllı telefonların özellikleri ve fiyatları arttıkça tamir süreçleri de daha karmaşık hâle geliyor. Yaklaşık 20 yıldır telefon tamiriyle uğraşan Burhan Kaan, kullanıcıların yaptığı hataları, en sık karşılaşılan arızaları ve cihazların ömrünü uzatmanın yollarını anlattı.
Arızaların yüzde 90’ı ekran kırılması
Telefonlarda en sık karşılaştıkları sorunun ekran kırılması olduğunu belirten Kaan, özellikle darbe ve sıvı temasının ciddi arızalara yol açtığını söyledi. Kaan, “Genel anlamda düşünürsek arızaların yüzde 90’ını ekran kırılması oluşturuyor. Bunun en önemli nedeni darbe. Yaz dönemlerinde ise tatil nedeniyle sıvı teması kaynaklı sorunlarla sık karşılaşıyoruz. Daha sonra şarj ve görüntü entegresi gibi, çoğunlukla darbeye bağlı ana kart arızaları geliyor” dedi.
Tamir masrafı telefonun değerini aşabiliyor
Telefon parçalarının büyük ölçüde yurt dışından geldiğini ve döviz kuruna bağlı olarak fiyatların yükseldiğini anlatan Kaan, bazı cihazların tamir edilmesinin ekonomik olmadığını vurguladı.Yeni nesil telefonlarda çift ana kart kullanıldığını kaydeden Kaan, “Cihaz çok ağır darbe aldığında kendi değerine yaklaşan, hatta değerini aşan masraflar çıkabiliyor. Böyle durumlarda müşteriyi önceden bilgilendiriyor ve fiyat veriyoruz. Örneğin cihazın değeri 3 bin lira ancak tamir masrafı 5 bin lira olabiliyor. Özellikle bazı ekranlar pahalı olduğu için kullanıcılar tamir yerine yeni telefon almayı tercih ediyor” diye konuştu.
‘Su geçirmez değil, suya dayanıklı’
Telefon kullanıcıları arasında cihazların tamamen su geçirmez olduğu yönünde yanlış bir algı bulunduğunu dile getiren Kaan, yeni telefonların tamiri kendilerini zorladığını söyleyen Kaan, “Telefonlar darbeye ve toza karşı dayanıklı olsa da insanlar bu özelliğe güvenerek cihazları dikkatsiz kullanıyor. Ayrıca ‘sıvı geçirmez’ şeklinde bir algı var. Oysa cihazlar sıvı geçirmez değil, sıvıya dayanıklıdır. İnsanlar telefonlarıyla havuza veya denize giriyor. Karşılaştığımız en büyük problemlerden biri bu. Eskiden telefonlarda 3-5 temel özellik vardı. Şimdi modeller geliştikçe arızaların çeşidi ve tamir yöntemi de değişti. Bazen biz bile zorlanıyor, başka meslektaşlarımızdan destek almak zorunda kalıyoruz. Parmak izi okuyucusu, yüz tanıma, kamera ve yakınlaştırma özellikleri derken çok sayıda farklı tamir işlemi ortaya çıktı” dedi.
‘Üzerinden yüzlerce araç geçen telefon tamire geldi’
Meslek hayatı boyunca ilginç olaylarla karşılaştığını anlatan Kaan, bir müşterisinin telefonunu aracının üzerinde unuttuğunu söyledi. Telefonun üzerinden yüzlerce araç geçmesine rağmen tamir için servise getirildiğini belirten Kaan, çocukların 11’inci veya 12’nci kattan attığı telefonlar bile geldi dedi. Kaan, kendisini en çok şaşırtan olayı ise, “Bir hemşehrim kışın köye giderken çeşmede duruyor ve telefonunu kara düşürüyor. Yazın aynı yere gittiğinde, karlar eridikten sonra telefonu buluyor. Cihaz yaklaşık dört ay sonra bulundu ve hâlâ çalışıyordu. Çok küçük bir problemi vardı; tamir ettik ve kullanmaya devam etti” diyerek sözlerini sonlandırdı.

