1 Mayıs Coşkusu Kayseri Olay'da
Kayseri'de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Türk-İş'e bağlı sendikaların düzenlediği yürüyüşle başladı. Cumhuriyet Meydanı'nda Türk-İş'e bağlı sendikaların üyelerine seslenen Türk-İş Kayseri İl Başkanı İdris Güven, 'Bu ülkenin değerini de geleceğini de emeğimizle biz kurmaktayız.' dedi.
Kayseri’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle ilk kutlama Türk-İş’ten geldi. TES-İş Kayseri Şubesi önünde toplanan TÜRK-İş’e bağlı sendikalarda üye olan işçiler Cumhuriyet Meydanı’na bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca işçiler, “Vergide adalet”, “İş ekmek özgürlük”, “Yaşasın 1 Mayıs Emeğin bayramı” sloganları attı.

İşçilerin aileleriyle birlikte katılımı dikkat çekti. Cumhuriyet Meydanı’nda Türk-İş’e bağlı sendikaların şube başkanları hazırlanan platformdan işçileri selamladı. Burada işçilere ve ailelerine seslenen Türk-İş Kayseri İl Başkanı İdris Güven, “1 Mayıs, emeğin değerini hatırlatan; dayanışmanın, birlikteliğin ve ortak mücadelenin anlam kazandığı bir gündür.
Bugün dünyanın dört bir yanında işçiler, alın terinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına ulaşmak için seslerini birlikte yükseltmektedir. Emeğin değersizleştiği, geçim şartlarının ağırlaştığı bir dönemde bulunmaktayız. Bugün burada yalnızca sorunları değil, umudu da büyütmek için bir aradayız. Farklı işyerlerinden gelmekteyiz ancak hepimizi birleştiren ortak bir gerçek bulunmaktadır: Bu ülkenin değerini de geleceğini de emeğimizle biz kurmaktayız.” dedi.

Bu tablo görmezden gelinemez!
Eskiden işsiz olan yoksul sayılırken bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele ettiğini, bu tablonun görmezden gelinemez olduğunu belirten Güven, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bugün buradayız. Çünkü geçinmek her geçen gün zorlaşmaktadır. Her sabah yeni zamlarla uyanmakta, emeğimizin karşılığının eridiğini görmekteyiz. Hayat pahalılığı dayanılmaz bir noktaya ulaşmış bulunmaktadır. Ücretler aynı hızda artmamakta, alım gücü sürekli düşmektedir. Eskiden işsiz olan yoksul sayılmakta iken, bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele etmektedir. Bu tablo görmezden gelinemez. Gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün büyümektedir. Zengin daha zengin olurken, emeğiyle geçinenler giderek daha fazla yoksullaşmaktadır. Asgari ücretle çalışan milyonlar, daha yıl dolmadan gelirlerinin eridiğini görmektedir. Yapılan artışlar kısa sürede etkisini kaybetmektedir. Altı ayda eriyen bir ücretle bir yıl geçinilmesi beklenmektedir. Bu durum ne adildir ne de sürdürülebilirdir. Vergi yükü giderek çalışanların omuzlarına yüklenmektedir. Ücretliler yılın başında üst vergi dilimlerine girerek daha fazla kesintiyle karşılaşmaktadır. Emeğimizle kazanılan gelir, elimize geçmeden azalmaktadır. Yüksek gelir elde edenler istisnalardan yararlanırken, ücretliler sürekli ve düzenli vergilendirilmektedir.”

Çocukların yeri okuldur
Genç işsizliği artmaya devam ettiğini, her yıl binlerce gencin mezun olduğunu ancak iş bulmamakta ya da düşük ücretlere mahkum edildiğini belirten Güven, birçok gencin güvencesiz ve geçici işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara yönelik saldırılara da değinen Güven, “Çocukların yeri okuldur. Ancak yoksulluk birçok çocuğu çalışma hayatına itmektedir. Çocuklar, hayallerini kaybederek ağır sorumluluklar üstlenmektedir. Çocuk işçiliğiyle mücadele güçlendirilmelidir. Ne yazık ki çocukların en güvende olması gereken yerler olan okullarda dahi ciddi güvenlik sorunları yaşanmaktadır. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan ve kamuoyunu derinden sarsan cinayetler, eğitim ortamlarının dahi yeterince güvenli olmadığını acı bir şekilde ortaya koymaktadır. Oysa okul; çocuğun kendini güvende hissettiği, geliştiği ve geleceğe hazırlandığı bir alan olmalıdır. Çocukların yaşam hakkının ve güvenliğinin her koşulda korunması sağlanmalıdır.” dedi.

Her gün 6 emekçi hayatını kaybediyor!
Çalışma hayatındaki risklerin ekonomi ile sınırlı olmadığına dikkat çeken Güven, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “İş kazaları hâlâ can almaktadır. Her gün ortalama 6 emekçi hayatını kaybetmektedir. Bu yalnızca bir sayı değil; yarım kalan hayatlar ve dağılan ailelerdir. Meslek hastalıkları çoğu zaman görünmez kalmaktadır. Tanı ve kayıt süreçlerindeki eksiklikler, sorunun gerçek boyutunun ortaya konulmasını engellemektedir.”

Bugünün emekçilerinin geçmişin emekçileri olduğunu belirten Güven, emekli aylıklarının temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini belirtti. “Emeklilik, yoksulluk değil; onurlu bir yaşam dönemi olmalıdır” diyen Güven, savaşın emeğin düşmanı olduğunu bu yüzden barışı savunduklarını ekledi.
Türk-İş Kayseri İl Başkanı İdris Güven emeğin değerinin korunması gerektiğinin altını çizerek, “Adil, güvenceli ve insan onuruna yakışır bir çalışma hayatı sağlanmalıdır. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, dayanışma ve örgütlü mücadelemiz” diyerek açıklamasını sonlandırdı.