BURHAN GÜMÜŞ
Nurkal Kumsuz
BURHAN GÜMÜŞ
“Ah! Nafile isteyişlerim
İçimdeki siyah ışık büyüyor
Çok geç, çok geç artık
Zaman duruyor
Ben gidiyorum”
Günlük hayatın acımasız akışı içinde ihmal ettiğimiz ancak acı sona ulaştığında geri dönülmezliğin farkına vardıran sarsıcı değerlerimiz vardır. İnsana has yaratıcı gücün engin bir işareti olan şiirleri ile hayata söz geçiren, yüksek niteliklerini koruyup geliştirmede daima örnek olan Burhan Gümüş de bu değerlerimizdendi.
Sanat hayatı ve kişiliği ile her zaman, her şartta sağlam duruşuyla tanınan şair Burhan Gümüş vefat etti. Ölümü “Haberin Olsun” şiirinde geçen;
“…Ve al götür kara defterini
Bütün acıları
Getirdiğin enkazında altında kalmadan
Arkana bakmadan
Sessizce git buradan…”
mısralarında olduğu gibi sessizce gerçekleşti.
Burhan Gümüş, Pınarbaşı’na bağlı Hayriye köyünde dünyaya geldi (14. 04. 1952). İlkokulu Ankara’da, orta ve liseyi de Kayseri’de tamamladı. Açıköğretim Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü’nden emekliye ayrıldı. Emeklilik döneminde de şirketlerde ve derneklerde çalışmaya devam etti. Geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu vefat etti (18.02.2014).
“Bir tutkudur
Özlemini duyduğumuz şeyleri
Dizelerde terennüm etmeyi” mısralarında sanat anlayışının ana çizgilerini dile getiren
Burhan Gümüş, şiiri çevreleyen unsurlarla kendine has bir anlatım gücüne ulaşan zengin iklimli bir şair. Kültür birikimi ve engin tecrübesi ile tabiî bir çizgide yoğun imajlarla yazdığı şiirleri, adeta duyguların buluşma noktasını varlığında duyuran bir seviyede.
Şiirinin karakteristik özelliklerini yansıtmayı başaran nadir şairlerden biri olarak: Dıştan içe yönelişlerle bir yüreğin acısını, yüce özleyişlerini, hayallerini, umutlarını, kırgınlıklarını ve kızgınlıklarını; içten dışa açılımlarla insanlığın kültürel dokusunu oluşturan sembollerine, tabiatın sakin manzarasına, Çeçenistan’dan Kafkasya’ya geniş bir coğrafyaya uzanarak şiirinin sınırlarını çizer. Somuttan soyuta akan bir yaklaşımla az ve öz yazan şair; her şiirinde şiirin tadını bulmayı, rengini yansıtmayı, kokusunu duyurmayı başarmıştır.
Şiir, makale ve deneme türlerindeki yazıları çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan Burhan Gümüş’ün “Hücremdeki Pencere” (ortak, 2000) isimli şiir kitabı bulunmaktadır.
Sanat anlayışını ve şairlik duyarlılığını yansıtan önemli şiirlerinden biri olan “Köyüm” başlıklı şiiri şöyle:
“Gidip dönmeyenlere senden neler söyleyeyim?
-Deki kapına sitemci geldim.
Niçin derse?
-Solmuş resimlerimi göster.
Neden solmuş bu resimler derse?
-Deki dostlarım beni terk etti.
-Kapısına varınca buz tutmuş kırmızı karanfillerimi ver.
Neden bunlar buz tutmuş derse?
-Deki seveni kalmamış.
-Gidince selamımı ilet.
Kimden derse?
-Unutulmuş birisinden de.
Ya bir daha sorarsa kimdir o diye?
-Lambalar sönüktü de.
-Gidince bohçamdaki hediyelerimi ver.
Nedir bunlar diye sorarsa?
-Biri, acı tatlı hatıralar
diğeri, vahşi otlar bürümüş kapı de.
Niçin titrek ve başın eğik duruyorsun derse?
-Kimsesiz ve suçluyum de.
Gel buyur içeri derse?
-Girme.
Niçin derse?
-Dönüp, sahipsiz kabirlere su vereceğim de.
Senden haber sorarsa ne diyeyim?
-Kervan geçmez, kuş konmaz de.
-Hıı unutma,
bir damla su, iki karış toprak bir nefes hava vermeyi de unutma,
hatıra kalsın diye.”
İnsanı imrendiren bir ruh düzeniyle hiç silinmeyecek izler bırakan Burhan Gümüş, gönüllerde ve zihinlerde yaşamaya devam edecektir.
Değerli şair ve mümtaz bir kişilik olan Burhan Gümüş’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır dilerim.