Türkiye, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü, aralarında eski bakanın da bulunduğu uyanıkların, milyarlarca lirayı nasıl cebe indirdiklerini konuşuyor.
Bu konuşulmaya devam da edecek gibi…
Tam bu tartışmaların ortasında Kayserisporlu eski ve yeni yöneticilerin bahis oynadığı gündeme geldi, TFF savunmalarını istedi.
Listede adı geçen, Nurettin Açıkalın döneminde Kayserispor Asbaşkanı olarak görev yapan Rıza Erkut Yurdemi’nin 8 Ağustos 2024 tarihinden 26 Ekim 2025 tarihine kadar 880 bin 467 liralık bahis oynadığı bilgisine ulaştık.
Yurdemi, tam 139 kupon yapmış, 485 maça bahis oynamış.
Yurdemi’nin yatırdığı paraya ve kazançlarına bakınca ortaya trajikomik bir durum çıkıyor.
Yurdemi, 880 bin lira para yatırmış, 232 bin lira kazanmış.
Yani ortada fon vurguncularının elde ettiği gibi milyarlarca lira kar yok, aksine binlerce liralık kayıp var.
Peki, Kayserispor As Başkanı bir insan hem milyarlarca lira para kaybedip hem de kendini niye suçlu pozisyonuna düşürür?
Bu sorunun yanıtını gerçekten çok merak ediyorum.
Bu tabloyu ben; Yurdemi’nin yaptığının suç olduğunu bilmediğini şeklinde yorumluyorum.
Örneğin Yurdemi, yasadışı bahis sitelerinden değil bizzat 2. ve 3. Lig’in isim sponsoru olan bir bahis sitesi üzerinden kupon yapmış.
TFF bu bahis sitesi ile sponsorluk anlaşması yapıyor ama bir sporcu ya da spor yöneticisi bu site üzerinden bahis oynayınca suç…
Yani suç bahis oynamak değil; suç sporcu ya da spor yöneticisi olup bahis oynamak.
Elbette bunun çok haklı bir tarafı var.
Çünkü bu haksız kazanç konusunu gündeme getirir.
Örneğin bir sporcu kırmızı kart üzerinden bahis yapıp kırmızı kart görerek para kazanabilir.
Aynı şekilde bir spor yöneticisi kendi takımının galibiyeti hele de mağlubiyeti üzerine bahis oynarsa bu da farklı iddiaları gündeme getirir.
Yurdemi’nin Kayserispor’un maçları üzerine oynadığı bahislere bakınca bolca kaybettiği görülüyor.
Ortada bir kazanç yok ama bir suç var.
Elbette, bir eylemin suç olup olmadığını bilmemek Yurdemi’ni haklı çıkarmaz ama üzerinde düşünmemiz gereken bir durum olduğunu ortaya çıkarır.
Bu durum sporcuları, spor yöneticilerinin yaptıkları iş ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek zorunluluğudur.
Birçok genç sporcunun ve spor yöneticisinin bugün suçlu pozisyonunda olmasının nedeni de bundan başka bir şey değil.
Yurdemi’nin kayıp ve kazançları ele alındığında ise bu işten ceza alacaksa bence bahisten değil saflıktan ceza almalı.
Hem kaybedip hem de adını tartışılır hale getirdiği için…