Mazhar Gündoğ

YOZLAŞMA

Mazhar Gündoğ

YOZLAŞMA
Evlat!
          Yozlaşma sadece insanın ruhunu maddeye esir etmesiyle kalmaz.
O illet insanla birlikte önce ailesini, sonra yaşadığı toplumu ve nihayet milletini de yakıp kavurur ve asırlık kömüre çevirir.
İnsan ne zaman dünyalığa yenik düşerse, işte o zaman kendisine de yabancılaşır.
İnsanı insan yapan ve herkesin aslında çok iyi bildiği hususların yaldızlı çerçevesi ise onur, şeref, haysiyet ve erdem gibi yüce değerlerdir.
Şüphesiz ki bütün insani yüce değerlerin ilhamı iman, kaynağı ise Kur’andır.
Olmayana vermek, düşküne yakın olmak, zalime karşı mazlumdan, hırsıza karşı mağdurdan, haine karşı sadakatten yana olmak imanın gereği, Kur’anın hükmüdür.
Sadece insana değil, insanın içtiği suya, soluduğu havaya, yaşadığı çevreye, oturduğu eve, ekip biçtiği toprağa karşı sorumluluk hissetmeden insan olabilmek nasıl mümkün olabilir?
Ne yazık ki içinde bulunduğumuz buhran acımasız bir yozlaşmanın neticesidir.
İnsanın inancı dahil, bütün yüce değerlerinin siyaset pazarında tezgahların üzerinde pazarlandığını görüyorsun.
Sorumlu olduğun havanın, suyun, toprağın, yaşadığın çevrenin rant uğruna kirletildiğine şahit oluyorsun.
Ailelerin kibrit kutusu gibi gökdelenlere mahkum edildiği bir anlayışa seçilmiş sorumluların, okumuş mühendislerin, mimarların vesile olduğunu üzüntüyle takip ediyorsun.
Ve göz göre göre insanlığın Azraili olan yozlaşmanın dünya zenginliği adıyla, rant kaygısıyla mesaisine fazla mesai ekleyerek devam ettiğinden duyduğun kaygıyı bölüşüyorsun.
İnsanların sesini duymadığından, seni anlamadığından şikayetçisin.
Yozlaşmanın artık bir hakim kültür olacağından kaygılısın.
Doğrusun…
Güzel ahlakın saflık,
Dürüstlüğün aptallık,
Doğruluğun enayilik,
Samimi inancın yobazlık,
Milletini sevmenin ırkçılık olarak kabul edildiği karanlık bir dehlize hızla sürükleniyoruz.
Bazıları bu karanlığa yürüyüşün adına “Yeni Türkiye” diyor.
O bazıları “paran kadar konuş” felsefesini kendilerine rehber yapanlardır.
Onlar çeşme akarken testi doldurmayı maharet sayanlardır.
Onlar kazan da nasıl kazanırsan kazan düsturuyla hareket eden, helalı sevmeyen, harama da helal fetvasını paralarıyla satın alabileceklerine inananlardır.
Bu anlayışın hakim olduğu bir dünyada önce hava, su, toprak ve çevre yok olur.
Sonra insan…
Haksızlığa, hukuksuzluğa, vurguna, talana ve ihanete prim veren toplumlar yoz kültüre gönüllü esir olurlar.
İnsanla birlikte toplum kokuşur. Sonra devletin önce çatısı, sonra omurgası çöker. O da insanla birlikte yok olur.
Sana demem o ki! Allah’ın sana sunduğu son nefesine kadar işgale, harama, küfre, ihanete ve haksızlığa karşı susanlardan olma. Yozlaşmaya karşı dur.
Kendini ibadet kadar önemli bu anlayışın mücadelesine ilimle, irfanla çok çalışmayla hazırla ve inancını asla eksiltme.
Çok çalış helal kazan. Sadece kendin ve ailen için değil; milletin ve bütün insanlık için kazanmak anlayışı zenginliğin ilk kapısıdır. Bu dünyada kazandıkların sana hakiki dünyayı kazandırabilirse o zenginlik zenginliktir, o ticaret doğru ticarettir.
Bilgin sana ağır geliyorsa, kitapların sana yük olur.
Unutma ki ilim insanı kibirli, gururlu, kendini beğenmiş, insana tepeden bakan, başkalarını küçümseyen, çocukları yok sayan yapmaz.
Alim odur ki; bilgisi onu dinginleştirir, ilmi güzel ahlak sahibi yapar. Böylece alçakgönüllü, mütevazi, yüreği sevgi dolu, gönlü çocuk bahçesi, karşısındakilere saygılı olabilenlerin mertebesi olur alimlik.
Çünkü alim dünyayı, kainatı, insanoğlunu, canlılar alemini, velhasıl yüce yaratıcıyı başkalarından daha derinlemesine tanıyabilip kavrayabilendir.
Para ve zenginlik de öyledir. Servetine hakim olan insan hayır ve hasenat sahibi olur. Fakirin zenginde olan hakkına riayet eder, kul hakkı, yetim hakkı, millet hakkı, devlet hakkı gözetir ve asla onlara el uzatmaz.
Oysa parasına ve servetine esir olanların akçe torbalarının dibi deliktir. Çünkü onlardaki daha zengin olma hırsı Allah’ı bile unutturur. Böylelerinin sırtlarında kendilerine yük ettikleri heybe heybe altınlar, deste deste paralar onların cehennem ateşlerinin kav’ıdır. Ama onlar fark edemezler.
Evlat!
Hakim olamayacağın paradan, vebalini idrak edemeyeceğin ilimden, hakkını veremeyeceğin nefesten, mazlumun kılıcı olamayacak güç ve kudretten uzak kal ve Allah’a sığın.
Unutma ki Allah bu dünyayı hakiki dünyamızı kazanmak için bize sunmuştur.
Ve Allah’ın ipinden kopmazsan eğer, bu dünya kadar hakiki dünya da sana helaldir…

Yazarın Diğer Yazıları