NEDEN ORTALIK TOZ DUMAN
Mazhar Gündoğ
NEDEN ORTALIK TOZ DUMAN
30 Martta yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerinin mahalli çerçevenin dışına taştığını daha önceleride ifade ettik.
Oluşturulan bu gergin süreç ortalığı da toz duman etti.
Bazen, neredeyse ikiye ayrılmış medyanın yol açtığı bilgi kirliliği ve akıl almaz iddialar nedeniyle gerçeklerin üzerini bir sis bulutu örtüyor.
Bazen de ekilen kin ve nefret tohumları neticesinde yer yer oluşmaya başlayan akıl dışı kamplaşmaların acımasızlığı ile bütün hakikatler önemini kaybediyor.
AKP CHP'ye yükleniyor, MHP'ye saldırıyor, hizmet hareketine vuruyor ama BDP'yi sadece okşuyor.
Kurt bulanık havayı sever derler ya... BDP sözcüleri ve PKK elebaşları da bu bulanık havadan bir "özerklik" çıkarma gayretlerini sinsice sürdürüyorlar.
Başbakan parelel yapılanma diye her fırsatta dövdüğü, dövmeye devam ettiği Pensilvanya'ya gönderme yapıyor.
Ama tek bir parağrafta dahi olsa İmralı'dakinden asla bahsetmiyor.
Özerklik sürecini Nisanda başlatacaklarını seçim meydanlarında açık açık ifade eden BDP ve PKK'lıları duymazdan geliyor.
21 Mart Nevruz Bayramı bahanesiyle İmralı'daki müebbet mahkumunun mektubu okutuluyor.
2015 Yılında Öcalan'ın serbest kalacağından bahsedenlerden rahatsızlık duyulmuyor. Özerklik hayallerini kuranların arkasındaki karanlık güçlerin GAP üzerinden ülkemizdeki suları kontrol etmek istedikleri;
Bölgedeki enerji kaynakları ve stratejik elementer zenginlikler üzerinde hesap yaptıkları nedense sorumlu yetkililerin gündeminde yer almıyor.
Varsa yoksa CHP, MHP ve Cemaat.
Sayın Başbakan ısrarla bu üç yapıyı birarada gösterme gayretinden vazgeçmiyor.
Bunlar da bir halledilse... oh! ne rahat.
Muhalefetsiz demokrasi dedikleri böyle birşey galiba.
O nedenle milletin dikkati bu noktalara çekilmesin diye olağanüstü gayret sarfediliyor.
CHP lideri Kılıçdaroğlu yolsuzluklar ve rüşvet çizgisindeki ısrarlı zıplamasını sürdürüyor. Ama o da her nedense Güneydoğu bölgemize siyasal yerleşge oturtmak üzere seslendirilen "özerklik" ifadelerine asla dokunmuyor.
Dokunmamakla kalmayıp, dokundurtmamak için her türlü manevrayı yapıyor.
Sadece MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Behçeli'nin PKK'nın siyasallaşma çalışmalarına dikkat çekmesi ise milletimizin ve devletimizin gerçek siyasal sahiplerinin kimler olduğu hakkında topluma gerekli ve yeterli bilgiyi veriyor.
Elbette MHP'nin kuruluşu, Türk siyasi hayatındaki yerini alışı ve var oluş zeminini herkes tanımlayabilir.
Kime sorarsanız sorun MHP'nin "Önce ülkem" düsturundan haberdardır.
Milliyetçi-Ülkücü anlayışı rota olarak kabul ettiği ve bu nedenle vatan, millet, bayrak, devlet, dil ve kıble konularının MHP'nin vazgeçilmezi olduğu herkes tarafından kabul edilir.
Sayın Bahçeli PKK'nın siyasallaşma yürüyüşünü devam ettirdiğine bir kez daha dikkatleri çekme ihtiyacı hissetmiştir. Çünkü:
Kuzeyimizde Rusya'nın Kırım'ı ilhak hamlesi devam ederken;
Güneyimizde PKK terör örgütünün özerklik adı altında siyasallaşma tehdidi giderek artarken;
Hükümetin bir an önce tedbirini gerçek paralel yapılanmalara karşı almaya başlaması gerekir.
Aksi takdirde millet seçim sandığına mührünü basar, rotası düzgün, dümen yeteneği yeterli, Türk Milletine sevdalı yeni kadroları göreve getirir.