Mazhar Gündoğ

KURŞUN ADRES SORARMIŞ

Mazhar Gündoğ

KURŞUN ADRES SORARMIŞ
İktidar açısından “bu seçimler başka seçimlere benzemez” oldu.
CHP açısından da bu seçimler başka seçimlere benzemiyor. Ama kendine ait farklı penceresinden.
Siyasi bir hüviyeti ve resmiyeti olmayan Hizmet Hareketi için de bu seçimler hayati önem taşıyor.
Elbette Hizmet de kendi zaviyesi ve menfaatlerinden bakıyor yaklaşan seçimlere.
Ama MHP bu seçimleri Türkiye’nin aydınlığa çıkması için bir fırsat olarak görüyor. 
Bu seçimler dediğimiz seçimler ise 30 Mart 2014 tarihinde (inşallah bir aksilik olmazsa) yapılacak olan Mahalli idareler veya diğer ifadeyle yerel yönetimler seçimi…
Ama 2013 yılında ülkemizde yaşanan gelişmeler nedeniyle mahalli idareler seçimleri neredeyse genel seçimlerden daha önemli hale geldi.
Sayın Başbakan’ın önce 7 Şubat 2012, ardından 2013 yılının Mayıs ayının sonunda başlayan Gezi Parkı protestoları, ardından da 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarından dolayı psikolojisi bir hayli gergin.
Daha önceleri duruma göre karşısına bazen CHP’yi bazen MHP’yi, bazen ikisini birden alırken; şimdilerde “Paralel Yapılanma” adını verdiği, örgüt olmakla itham ettiği Hizmet Hareketine verip veriştiriyor.
CHP ve MHP mecliste grubu bulunan muhalefet partilerdir. 
Dolayısıyla demokrasinin ürünü olan Anayasal kurumlardır. 
İktidarın muhalefete, muhalefetin iktidara yönelik tenkitleri ve muhalif görüşleri demokrasinin gereği ve olmazsa olmazıdır.
Ama “Hizmet Hareketi” denen oluşumun herhangi bir siyasi kimliği yok. Bir dernek mi, cemaat mi, vakıf mı, tarikat mı, bir sivil toplum kuruluşu mu?
Millet, iktidar adına Sayın Başbakan’ın dünlerde sürekli desteğini aldığı, yardım ve desteklerde bulunduğu bu hareketi ve hareketin liderini neden bu kadar keskin bir biçimde hedefe oturttuğunu bilmiyor.
Aynı şekilde Hizmet Hareketinin de tıpkı bir muhalefet partisiymiş gibi davranarak, kendisine sempati duyan iş adamlarıyla, STK’larla, yazılı ve görsel medya gücüyle iktidara bu kadar keskin muhalefet etmesi de tam olarak anlaşılamıyor doğrusu?
Bu kavga biter mi, biterse ne zaman biter? Düşman hale gelen eski dostlardan tekrar bir kucaklaşma beklenir mi bilemem.
Ama 30 Mart’ı bu kadar kızıştıran önemli sebeplerin içinde Hizmet Hareketinin de sahaya inmesini görmek yanlış olmaz.
Maalesef, başka sahalarda devam eden bu kin ve hırs ne yazık ki MHP’nin İstanbul Esenler seçim bürosunda katil bir namludan fırlayan alçak bir mermiye dönüştü.
Gözü dönmüş katillerin alçak saldırıları neticesinde ülkücü hareketin şehitler kervanına Cengiz AKYILDIZ da katıldı. Mekanı cennet olsun.
Şehit Cengiz AKYILDIZ’ın şüheda makamına uğurlanışı münasebetiyle MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin konuşmasına ve menfur olay karşısında takındığı tavra bütün Türkiye, hatta dünya şahit oldu.
Sayın Bahçeli, MHP seçim bürosuna yapılan saldırıda sıkılan kurşunların aynı zamanda demokrasiye ve kardeşliğe de sıkılmış olduğunu söyledi.
Çünkü Türkiye de siyasetin yeniden toz duman olduğu şu günlerde ne iktidarın, ne ana muhalefetin demokrasi ve kardeşlik adına bir kaygıları olmadığı ortada.
Biri sırf iktidar olma adına okyanus ötesi büyülü güçlerle kol kola olma sevdasında.
Diğeri ise iktidar koltuğunu kaptırmama adına yolsuzluklara göz yummak, BDP ile yakınlaşmak dahil her yolu mubah görme stratejisinde.
Adaletsizlik, yolsuzluk, yoksulluk, kaçakçılık, bölücülük ve bunların türevlerine karşı duran; kardeşlik, demokrasi ve Cumhuriyetin temel ilkelerini savunan parti olarak MHP kalıyor ortada.
Vatan, Millet, Bayrak, Devlet ve Türkçe’nin arkasındaki yıkılmaz kale MHP…
Kurşun elbette bazen adres de soruyor. Birbirini rencide edercesine aşağılayan diğer adresleri değil de demokrasinin ve kardeşliğin siyasi temsilcisi MHP’yi adres olarak sormasını tesadüf olarak görmek saflık olmaz mı?
30 Mart seçimleri MHP penceresinden de oldukça öneme haizdir. Ama önem sebebi AKP, CHP ve Hizmet hareketinden elbette farklıdır.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin yapılan saldırı münasebetiyle yaptığı konuşma; ülkücülere tembih ve telkinleri, vatandaşı itidale çağırması ve bir kardeş kavgasını ülkemizde de tezgahlamak isteyenlere fırsat vermeyeceğini açıklaması önemlidir. Önemli olduğu kadar da Sayın BAHÇELİ’nin diğer parti liderlerinden, MHP’nin de diğer partilerden farkını ortaya koyar.
Farkı fark etmek konusunda millet üzerine düşeni mutlaka yapmalıdır. Çünkü 30 Mart son fırsattır ve değerlendirilemezse her şey için çok geç olabilir.

Yazarın Diğer Yazıları