'EVET' YA DA 'HAYIR'
Cafer ZENGİN
“Evet” ya da “Hayır” Erkan Yolaç ile güzeldi.
80’li yılların sonlarıydı ve insanlar yarışıyordu, ayrışmıyordu, eğlenerek birleşiyordu.
‘Kesinlikle evet ya da hayır demiyorsunuz diyordu’ ama aslında diyen de demeyen de kazanıyordu.
Çünkü insanlar birbirlerine hoş bakıyordu.
Ya şimdi…
“Evet” diyen de “Hayır” diyen de ya da demeyende bir şeyleri kaybediyor sanki!
Herkes, kendisi gibi düşünmeyene hakaret dahi ediyor…
Oysa eleştir, fikrini söyle ama hakaret etme.
Nerede hoş görü?
Aslında toplumu bu hale getiren, siyasetin dünyası.
Baksanıza yapılan açıklamalara…
Yeter artık diyesi geliyor insanın.
Çünkü toplum bıktı; bu çözümsüz, suçlayıcı, ötekileştirici, öfke kusan siyaset dilinden...
Sorası geliyor insanın, aylardır, yıllardır elde ettiğiniz bir başarı var mı bu kullandığınız öfke dilinden?
Kime meydan okuyordunuz, “evet” diyen vatandaşa mı, “hayır” diyen vatandaşa mı?
Milli iradeye mi öfke kusuyorsunuz?
İnsan adına, ülke adına var mı kazanan bu söylemlerinizden?
Artık bu dili kullanan herkes köşesine çekilsin, topluma gerçekleri tatlı dille anlatacak insanlar ortaya çıksın.
Her parti bu konuda adil, vicdanlı ve deneyimli isimlerini öne sürsün, fikirler tartışılsın, toplum bilgilendirilsin.
TV’ler menfaatleri gereği tartışan, tartıştırılan tiplerden arındırılsın.
Bu öfke, kin, nefret dili ile ülkeyi daha fazla germenin, insanları ayrıştırmanın anlamı yok sayın siyasetçi beyler...
Allah için söyleyin, kime ne faydası var?
Sizin öfkeli dilinizden bu toplum daha fazla yara almamalı.
Siyasetin dili birleştirici, sevgi ve barış dili olmalı.
İnsanlar birbirlerine gerekirse espri yapsın, gönderme yapsın ama dil saygılı olsun…
Bu nedenle demem o ki; ‘Hayır’ diyenler evetçileri, ‘evet’ diyenler hayırcıları suçlayacağına, artık fikirler, düşünceler anlatılsın.
Fikri, duruşu olan adamlar konuyu özgürce tartışsın…
Çünkü bu iş anlaşılıyor ki, siyasilerin (!) ötekileştirici dili ile çözüme kavuşacak bir mevzu değil artık...