Uzmandan uyarı: En yoğun olduğu dönemdeyiz!
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, havaların ısınmasıyla birlikte alerjilerin en yoğun olduğu döneme girildiğini ve alerjik çocuklarda şikayetlerin arttığını söyleyerek, Alerjinin hangi durumlarda nasıl ortaya çıktığı bize çok iyi bir fikir verebilir dedi.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, havaların ısınmasıyla birlikte alerjilerin en yoğun olduğu döneme girildiğini ve alerjik çocuklarda şikayetlerin arttığını söyleyerek, "Alerjinin hangi durumlarda nasıl ortaya çıktığı bize çok iyi bir fikir verebilir" dedi.
Şu an tam bir mevsim geçişi ve alerjilerin en yoğun olduğu dönem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Samet Özer, "Şimdi tam alerjilerin en yoğun olduğu dönemdeyiz aslında. Tam bir mevsim geçişindeyiz. Bahar aylarının sonuna ve yaz aylarının başına doğru ilerliyoruz. Tabi böyle olunca da artık polenler, çayırlar, çimenler ve alerjenler gitgide artıyor. Tozlarımız gitgide artıyor. Bu da ister istemez alerjik yatkınlığı olan çocuklarda bazı şikayetlerin oluşmasına sebep olabiliyor. Çocuğumuzda alerji olup olmadığı ya da alerjik şikayetlerle ilgili şunları söyleyebiliriz. Eğer mevsim dönüşüyle beraber çocukta devam eden bir öksürük şikayeti oluyorsa, burun akıntıları başlıyorsa, hapşırmalar oluyorsa, gözlerde kızarmalar ya da gözlerde sulanmalar, yaşarmalar oluyorsa çocuğumuzun alerjik olma ihtimali yüksek demektir. Böyle durumlarda tabii soğuk algınlığıyla alerjik durumları birbirinden ayırmak çok önemli. Bunu tecrübeli gözler ve aileden alınan iyi bir hikaye ile birbirinden ayırmak genellikle mümkündür. Çoğu zaman tetkikler çok şart olmamakla beraber tetkiklerden de faydalanılabilir alerjileri ayırt etmek için" dedi.
‘Her alerji her vücutta farklı etki edebilir’
Özer, alerjilerde neye hassasiyet olduğunu tespit etmenin çok önemli olduğunu söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Alerjilerden korunabilmek için öncelikle neye karşı hassasiyeti olduğunu tespit etmek çok önemli. Bunlar genellikle bir şüphe üzerine tespit edilebilir. Bu bazen ailenin öyküsünden bazen de yapılan testlerle bilinebilir. Testlerin bu konudaki güvenilirlikleri hayli yüksek, yüzde 80-90’ların üzerinde güvenilirlikleri var testlerimizin. Fakat testlerde yüzde 100 güvenilirlik tam elde edemeyebiliriz. O yüzden aileden alınan öykü ve çocuğun klinik durumu bizim için çok değerli. Çocuğun ne zaman, nerede, hangi zamanlarda, hangi ortamlarda ne tür şikayetlerin ortaya çıktığı bize alerji hakkında çok iyi bir fikir verebilir. Alerjik durumu tespit ettikten sonra tabii ki şikayetlerin düzeltilebilmesi için neler yapılabilir, aileyle birlikte bunların planlanması gerekir. Çünkü her çocuğun alerjeni farklı olabilir, her çocuğun alerjik şiddeti farklı olabilir, her çocukta kullanılması gereken ilaçlar ya da alınması gereken tedbirler farklı olabilir."
Alerjik olduğu bilinen çocuklarda erken dönemde ilaç kullanılmasının ağır hastalıkların önüne geçebileceğini söyleyen Samet Özer, "Örneğin bir çocukta polen alerjisi varsa polenlerin özellikle yaygın olduğu öğle saatlerine kadar mümkün olduğunca polenlerden uzak kalmaları tercih edilir. Böyle dönemlerde maske kullanmaları, gözlük takmaları çocuklardaki alerjik rinit semptomlarını, alerjik astım semptomlarının şikayetlerini azaltmakta yardımcı olur. Böylelikle çocuklar atak geçirmeyi de azaltmış oluruz. Çocuklarda aynı zamanda alerjik şikayetlerde dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi, çocuğumuzun alerjik olduğunu biliyorsak mevsiminden önce bazen ilaç kullanmaya başlamak çocuğun ağır hastalıklar geçirmesinin önüne geçebilir. Bu konuda ailelerin dikkatli olmasını kesinlikle tavsiye ederim. Çocuğumuzun alerjeninden uzak kalması için elimizden gelen çabayı sarf etmemiz gerekir" ifadelerini kullandı.