'Ümmet kavramı sözde kalmıştır! Ders çıkarılmalı' diyen Halaçoğlu'dan dikkat çeken açıklama: Bu kişiler tespit edilmeli

Kutlu Parti'nin Genel Başkanı aynı zamanda Kayseri eski Milletvekili ve Türk Tarih Kurumu eski Başkanı olan Prof Dr Yusuf Halaçoğlu, ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarının ardından 'Ders çıkarmak' uyarısıyla dikkat çekti. Halaçoğlu, Türkiye ile ilgili olarak uyarılarda bulundu. Detaylar Kayseri Olay'da.

'Ümmet kavramı sözde kalmıştır! Ders çıkarılmalı' diyen Halaçoğlu'dan dikkat çeken açıklama: Bu kişiler tespit edilmeli
TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Kutlu Parti'nin Genel Başkanı aynı zamanda Kayseri eski Milletvekili Prof Dr Yusuf Halaçoğlu, ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarını değerlendirdi. 

'Bu kişiler tespit edilmeli'

'Ders çıkarmak' uyarısı yapan Halaçoğlu, ‘İlim ve fenle çözülecek konuların, dua ile çözülemeyeceği; Türkiye’nin İran’ın durumuna düşmemesi için acilen yabancı istihbarata bilgi sağlayacak kişileri tespit edip etkisiz hale getirilmesi gerektiği; Üniter yapıyı bozacak, toplumu ayrıştıracak hiç bir harekete asla taviz verilmemesi gerektiği; ortaya çıkmıştır’ dedi.

'Ümmet kavramı sözde kalmıştır! Ders çıkarılmalı' diyen Halaçoğlu'dan dikkat çeken açıklama: Bu kişiler tespit edilmeli

 ‘Kaliteli bir eğitim sistemi, âdil bir hukuk düzeni kurmak, eşit gelir dağılımı sağlamak gerekiyor’

‘Parlamenter sisteme geri dönmek, dini tahrif eden kişi ve kuruluşlarla gerek bilgiyle, gerekse hukuki alanda mücadele etmek için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeniden teşkilatlanması ve görev alanlarının sınırlandırılması öncelikli tedbirler olacaktır’ diyen Halaçoğlu, şu ifadeleri kullandı:  'İran, İsrail-ABD savaşının 5. günü. Bu savaş şunu gösterdi; siyonist yayılmacılığının çocuk, sivil demeden herkesi katledeceği bir kere daha ortaya çıktı. İkincisi bu ikilinin kendilerinden daha güçlü bir devlet istemedikleri, insanî değer diye bir düşüncelerinin olmadığı; Türkiye’nin her alanda, kimseye muhtaç olmayacak derecede savunma gücüne sahip olması gerektiği; İslâm toplumları arasında emperyalizme boyun eğen yönetimlerin mezhepçi bakışla, Epstein sapıklığına ve siyonizme rağmen, en azından aynı Allah'a, aynı kitaba, aynı peygambere inancı bir kenara atarak şer odaklarının yanında olmaları, ağızlardan düşmeyen Ümmet kavramının da sözde kaldığını; aynı tavrın Türkiye’de ağızlarından İslâmı düşürmeyen bazı hoca lakaplı kişilerce de gösterildiği ve dolayısıyla İslâm düşüncesinde samimi olmadıkları; İsrail ve ABD’nin saldırısıyla 153 çocuğun ölmesi karşısında İslâm dünyasının ne kadar duyarsız olduğunu ve İslâm dünyasının bunu uluslararası zemine taşıyabilecek bağımsız bir yapıya sahip olmadıklarını;  İlim ve fenle çözülecek konuların, dua ile çözülemeyeceği; Türkiye’nin İran’ın durumuna düşmemesi için acilen yabancı istihbarata bilgi sağlayacak kişileri tespit edip etkisiz hale getirilmesi gerektiği; üniter yapıyı bozacak, toplumu ayrıştıracak hiç bir harekete asla taviz verilmemesi gerektiği; ortaya çıkmıştır. Bütün bunların gerçekleştirilebilmesi için kaliteli bir eğitim sistemi, âdil bir hukuk düzeni kurmak, eşit gelir dağılımı sağlamak, yurt içi üretimi artırmak, kanunları eşit şekilde, ama tavizsiz uygulamak, siyasi görüşü ayırt edilmeksizin her vatandaşa sahip çıkmak, parlamenter sisteme geri dönmek, dini tahrif eden kişi ve kuruluşlarla gerek bilgiyle, gerekse hukuki alanda mücadele etmek için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yeniden teşkilatlanması ve görev alanlarının sınırlandırılması öncelikli tedbirler olacaktır.