Türkiye'nin konuştuğu Nasreddin Hoca Kayserili mi?
Konya'da yaşanan tartışmanın ardından Nasreddin Hoca yeniden gündem oldu. Peki Nasreddin Hoca Kayserili mi?
Geçtiğimiz günlerde Konya Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Festivali sırasında Nasreddin Hoca kılığına giren oyuncu Müfitcan Saçıntı’nın sözleri gündem oldu.
Konya Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Festivali sırasında Nasreddin Hoca kılığına giren oyuncu Müfitcan Saçıntı, ‘bugün Nasreddin Hoca’nın eşeğine kayyum olarak atandım’ ifadelerini kullandı.
Saçıntı'nın bu göndermesine AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, 'oraya gelmiş siyaset yapıyor!’ diyerek tepki gösterdi. Ardından festival alanını terk etti.
Yaşanan gelişmelerin ardından Anadolu kültürünün önemli unsurlarından fıkralarıyla bilinen Nasreddin Hoca sosyal medyada Türkiye gündeminde TT oldu. Olay üzerine yıllardır yayılan ‘Nasreddin Hoca Kayserili mi?’ söylentisi tekrar gündeme geldi…
Nasreddin Hoca Kayserili mi?
Türkiye’nin tarihi ve halk motifi figürlerinden Nasreddin Hoca’nın Kayserili olduğu iddiası ise 1934 yılında Kayseri’de müze müdürlüğü yapan Naci Kum ve Halit Erkiletlioğlu desteği ile gündeme gelmişti.
2015 yılında, diş hekimi ve araştırmacı-yazar Halit Erkiletlioğlu, Nasreddin Hoca'yı anma haftasında yaptığı açıklamada, Etnoğrafya Müzesi'nde 1456 envanter numarasıyla kayıtlı bulunan mezar taşının Nasreddin Hoca'nın Kayserili olduğunun delili olduğunu söyledi.
Diş hekimi, araştırmacı-yazar Halit Erkiletlioğlu, Nasreddin Hoca'nın 1200'lü yıllarda yaşayan, din adamı, filozof. müderris ve çok zeki biri olduğunu söyleyerek, "Böyle önemli kişilere sahip çıkanlar çok oluyor. Akşehirliler ve Eskişehirliler daha çok sahipleniyorlar" dedi.
‘Mezar taşında Kayserili olduğu yazıyor’
Nasreddin Hoca'nın Kayserili olduğu yönünde ilk olarak 1934 yılında müze müdürü Naci Kum tarafından dile getirildiğinin altını çizen Erkiletlioğlu, "O dönemde kümbetlerdeki mezar taşlarının bakımının yapılması için toplanması kararlaştırılıyor. Naci Kum, bir mezar taşının üzerindeki yazıyı inceliyor ve mezar taşının Nasreddin Hoca'ya ait olduğunu belirleyerek bunu yayımlıyor. Naci Kum'dan sonra Abdullah Satoğlu, Mehmet Çayırdağ başta olmak üzere bir çok kişi bu konuyu dile getirdi. Nasreddin Hoca'yı diğer iller de sahipleniyorlar ama ellerinde herhangi bir delil yok. Ama Kayserili olduğu konusunda bizim elimizde bir mezar taşı var. Biz belgeler göstererek bunu sahipleniyoruz.’
Taşın bir kısmı kırık
Mezar taşının üzerinde 'Nasreddin Hoca' diye o günkü adıyla 'Nasreddin Havace' diye yazılı. Hicri takvime göre 611 yılında, miladi takvime göre 1214 tarihlerinde öldüğü anlaşılan, babasının adının Arapça 'Cim' ve 'Vav' ile başlayıp orada kırılan ayakucu taşı. Alt kısmında bir ayet ve sure bulunan bir mezar taşı var elimizde. Nasreddin Hoca'nın Kayseri’de olduğu muhakkak. Kayseri'de hangi türbeden getirildiği belli olmayan ve Etnoğrafya Müzesi'nde 1456 envanter numarasıyla kayıtlı bulunan mezar taşında 'Nasreddin Hoca' isminin yazılı olması, ölüm tarihinin 1214 olarak Selçuklular zamanına rastlaması gibi net bilgilerin Nasreddin Hoca'nın Kayserili olduğunu ve mezarının da Kayseri'de bulunduğunu gösteriyor" dedi.
'Yerelleştirmek anlamsız!'
Buna karşın Prof. Dr. İsmail GÖRKEM ise 2012 yılında Türkbilig Türkoloji Araştırma Dergisinde yazdığı bir makalede Kayseri’den Rusya’ya Nasreddin Hoca figürünün sevilen her toplum tarafından sahiplenildiğini fakat bunların birçoğunun yetersiz kanıtlar içerdiğini raporluyor.
Nasreddin Hoca’nın Kayserili olduğu iddiasına ise ‘Söz konusu mezar taşı, N. Hoca’nın Kayserili olduğunu ispat için kâfi de değildir.’ yorumunu yapıyor. “Nasreddin Hoca, Türk dünyasında ortak temsil yeteneği kazanmış bir fıkra tipidir. Onu mikro düzeyde ‘yerelleştirmek’ doğru değildir.” diye ekliyor.


