Sultan Sazlığı'nda yağış bereketi! Verim yüzde 40 arttı

Develi'nin Soysallı Mahallesi'nde 2026 yılında artan yağışlarla birlikte Sultan Sazlığı'ndaki ot çeşitliliği çoğaldı. Doğal bitkilerle beslenen mandaların günlük süt verimi yüzde 40 arttı.

Kayseri’nin Develi ilçesine bağlı Soysallı Mahallesi’nde yüzyıllardır sürdürülen manda yetiştiriciliği, Sultan Sazlığı’nın doğal yaşamıyla iç içe varlığını sürdürüyor. Bölge halkının ‘camuz’ olarak adlandırdığı mandalar, günün ilk ışıklarıyla başlayan yolculuklarında sazlığın bereketli otlarıyla besleniyor, doğal su kaynaklarında serinliyor ve akşam saatlerinde yeniden köye dönüyor. Araştırmacı Yazar Nezir Ötegen’in aktardığı bilgilere göre, 2026 yılında artan yağışlarla birlikte sazlıktaki bitki çeşitliliğinin çoğalması, manda sütü verimine de doğrudan yansıdı.

Sabah mesaisi saat 05.00’te başlıyor

Soysallı’da camuzların günlük mesaisi sabah saat 05.00’te yapılan ilk sağım ile başlıyor. Gün doğumuyla birlikte köy meydanında toplanan sürüler, Tatar ve Eski Ayvatacı mevkilerine doğru yayılıma çıkarılıyor. Çayırlıklarda taze otlarla beslenen mandalar, saat 11.00 sıralarında gölden geçerek Tutuk mevkisine ulaşıyor. Burada çamur banyosu yapan hayvanlar hem serinliyor hem de su ihtiyaçlarını karşılıyor.

Sultan Sazlığı mandalara yaradı! Verim yüzde 40 arttı

Sazlıktaki ot çeşitliliği süt verimini artırdı

Develi’nin Soysallı Mahallesi’nde 300 manda yetiştiren Nurettin Erciyes, 2026 yılında etkili olan bol yağışların sazlık alanlardaki ot çeşitliliğini önemli ölçüde artırdığını söyledi. Kova otu, saz otu, iplik otu, kındıra otu, yirce otu, ayrık otu ve üçgül gibi mandaların severek tükettiği bitkilerin bu yıl oldukça fazla yetiştiğini belirten Erciyes, bunun hayvanların süt verimine de yansıdığını ifade etti.

Erciyes, “Daha önce günlük 5 kilo süt veren camuzlarımız, bu bolluk sayesinde 7 kilo süt vermeye başladı. Bu durum biz yetiştiricilerin yüzünü güldürüyor” dedi.

Erciyes Dağı’ndan gelen suyla serinliyorlar

Tatar, Çatal Ada ve Tutuk mevkilerini kapsayan geniş yayılım güzergahında gün boyu doğal bitkilerle beslenen mandalar, Erciyes Dağı’ndan gelen ‘Büğleyen’ kaynak suyundan da faydalanıyor. Buz gibi kaynak suyunda hem susuzluklarını gideren hem de yıkanarak serinleyen mandalar, sulak alanların sunduğu doğal ortamda günün büyük bölümünü geçiriyor.

Soysallı’daki manda sürüsü, her gün saat 16.00 sıralarında Sultan Sazlığı’nın önemli su kaynaklarından Büğleyen suyunun serin akıntısından geçerek köye doğru dönüş yoluna çıkıyor. Sürünün gölün karşı yakasına geçişi, bölgede günün en dikkat çekici anlarından birini oluşturuyor. Sazlıkların arasından ilerleyen ve suda yüzen mandalar, arkada yükselen Erciyes Dağı ve gün batımıyla birlikte fotoğraf tutkunları için de eşsiz görüntüler sunuyor.

Manda sütü yöresel lezzetlere dönüşüyor

Akşam saatlerinde köye dönen mandalar sahipleri tarafından sağımhaneye alınıyor. Sağım sonrasında hayvanlar, silaj karışımı kaba yemlerle hazırlanan musurlarda akşam yemlemesine tabi tutuluyor. Sağılan manda sütleri ise kaynatılarak krema, tereyağı, yoğurt ve manda kaymağına dönüştürülüyor. Üreticiler, özellikle son dönemde manda yoğurdu ve kaymağına olan ilginin arttığını belirtirken, artan talebin yetiştiricileri hayvan sayılarını artırmaya yönelttiğini ifade ediyor.

‘Mandalar varsa sulak alanlar dengede kalır’

Manda yetiştiriciliğinin inceliklerine değinen Nurettin Erciyes, bu işin sanıldığı kadar zor olmadığını belirtti. Erciyes, “Mandaya iyi bakar, şefkat gösterirseniz size çok sadık kalır. İnatçı ama aynı zamanda son derece zeki hayvanlardır” dedi.

Mandaların Sultan Sazlığı ve Develi Ovası açısından yalnızca ekonomik değil, ekolojik önem de taşıdığını vurgulayan Erciyes, bu hayvanların yüzyıllardır bölgedeki sulak alanların adeta ‘en eski bekçileri’ olduğunu söyledi.

‘Su, manda yetiştiriciliğinin olmazsa olmazı’

Mandaların biyolojik yapıları nedeniyle suya ihtiyaç duyduğunu anlatan Erciyes, şu ifadeleri kullandı: “Mandaların derileri kalın ve ter bezleri olmadığı için terleyerek serinleyemezler. Vücut ısılarını dengeleyebilmek için mutlaka suya ya da çamura girip serinlemeleri gerekir.

Gölet, dere ya da bataklık gibi sulak alanlar olmazsa derileri çatlamaya başlar ve vücutlarında yaralar oluşur. Suya giremeyen hayvan strese girer; strese giren mandanın ise sütü azalır, et verimi düşer. Sulak alanlar ve su, manda yetiştiriciliğinin olmazsa olmazıdır. Mandalar buralarda serinlerken, sulak alanlara da organik bir değer katmaya devam ediyor.”