Profesör Boztosun: 2026'da ne yapsan zarardasın

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, 2026 yılı piyasa şartlarını ve yatırım iklimini adeta röntgenini çekerek özetledi. Altından borsaya, araç piyasasından üretime kadar her alanda paranın eritildiğini vurguladı.

Kayserili Finans Profesörü Prof. Dr. Derviş Boztosun 2026 yılı ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde  bulundu. Ekonomide yaşanan gelişmeleri yatırım, üretim, enflasyon ve piyasa güveni üzerinden ele alan Boztosun, mevcut ekonomik görünümün hem yatırımcı hem de üretici açısından zorlayıcı olduğunu ifade etti.

'2026'da ne yapsan zarardasın'

Boztosun, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "2026'da ne yapsan zarardasın. Altın aldın, zarardasın. Borsaya girdin, zarardasın. Kriptoya koştun, zarardasın. Araba aldın, zarardasın. Dükkân açtın, üretime başladın, en büyük zarardasın."

Ekonomide tasarruf edenin, yatırım yapanın ve üretenin beklediği karşılığı alamadığını belirten Boztosun, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir ülke düşünün... Tasarruf edeni mutlu edemiyor. Yatırım yapanı ödüllendiremiyor. Üreteni yaşatamıyor. Çalışanı enflasyona ezdiriyor. Sonra da büyüme hikâyesi anlatıyor."

‘Artık soru kazanmak değil, daha az kaybetmek’

Vatandaşların yatırım anlayışının değiştiğini ifade eden Boztosun, şu sözleri kullandı:

"Eskiden insanlar 'Paramı nereye koyarsam kazanırım?' diye sorardı. Bugün tek soru kaldı: 'Paramı nereye koyarsam daha az kaybederim?' İşte refah ile hayatta kalma ekonomisi arasındaki fark budur."

Altın, borsa ve kripto piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boztosun, yükselen fiyatların her zaman refah anlamına gelmediğini belirterek, "Bu kazanç değil. Hasarın hızının düşmesidir." ifadelerini kullandı.

‘Üretimi değil, beklemeyi ödüllendiriyor’

Paylaşımında üretim ve reel sektöre de değinen Boztosun, ekonomik sistemin üretim yerine faizi teşvik ettiğini savundu. "Esnaf sabah kepenk açıyor. Akşam cirosunu değil, kaç lira zarar ettiğini hesaplıyor. Sanayici sipariş bekliyor. KOBİ kredi bekliyor. İşçi zam bekliyor. Devlet vergi bekliyor. Kimse beklediğini bulamıyor. Çünkü ekonomi artık üretimi değil, parayı beklemeyi ödüllendiriyor."

‘En büyük kayıp güven’

Ekonomik krizlerin yalnızca rakamlarla açıklanamayacağını vurgulayan Boztosun, toplumdaki güven kaybına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Kimse harcamıyor. Kimse risk almıyor. Kimse önünü göremiyor. Güvenin kaybolduğu yerde para dolaşmaz. Para dolaşmayınca ticaret küçülür. Ticaret küçülünce istihdam azalır. İstihdam azalınca umut da küçülür. İşte ekonomik krizlerin en görünmez maliyeti budur. Rakamlardan önce insanların cesareti erir."

‘En büyük başarı zenginleşmek değil, batmamaktır’

Boztosun, paylaşımını şu ifadelerle tamamladı: "Elbette hiçbir fırtına sonsuza kadar sürmez. Enflasyon bir gün düşecek. Faizler bir gün gerileyecek. Piyasalar yeniden canlanacak. Ama o gün geldiğinde kazananlar; nakit akışını yönetenler, borca boğulmayanlar, panikle değil akılla hareket edenler ve bu ekonomik fırtınada ayakta kalabilenler olacak. Çünkü bazen kazanmak; servetini ikiye katlamak değildir. Kaybetmeyi reddetmektir. 2026'nın en acı gerçeği şu: Kolay para dönemi kapandı. Şimdi ayakta kalabilenler, yarının gerçekten güçlü olanları olacak. Ve unutmayın... Ekonomide bazen en büyük başarı zenginleşmek değil, batmamaktır."