Osmanlı Arşivi'ndeki Develi Nüfus Defteri çevrildi: 1834'ün lakapları ortaya çıktı!

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığında olan, içinde Develi nüfus defterinin de olduğu birçok tarihî nüfus defteri Osmanlı Arşiv Uzmanı Osman Yıldırım tarafından çevrildi.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığındaki Develi kazasına ait 22 adet defterden; Develi'nin ilk nüfus yoklama defterlerinden olan H. 1250 (M. 1834) tarihli, Müftîzâde Osman es-Seyyid el-Hâc İbrahim Râif Efendi tarafından yapılan nüfus sayımı sonucu oluşan ve Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığında "NFS.d. 1965" numarasıyla kayıtlı olan, 156 sayfadan oluşan Develi Nüfus Defteri Osmanlı arşiv uzmanı Osman Yıldırım tarafından çevrildi.

Uzman Osman Yıldırım, nüfus kayıtlarında isimlendirme yapılırken lakapların ön plana çıktığını ve defterlere kişi kayıtlarının lakaplar ile birlikte işlenmiş olduğunu belirtti. Defterin; o günkü Develi kazasının merkezi olan Câmii Kebîr Mahallesi, Câmii Kebîr'e tâbi Yedek Mahallesi, Güney ve Kopçullu mahallelerinden oluşan ve bugün Yukarı Develi diye bilinen yer ile bugünkü Develi'nin Müslim Everek, Fenese ve Ayküsten köyleri (o tarihte köy) ile Müslim Everek köyünün Yenice Mahallesi ile Tonbak, Faraşa, Ebce, Fraktın, Madazı, Ayvazhacı, Çomaklı, İncesu, Soysallı, Senderemeke, Yuvallı, İlipınar, Sarıca, Gaziköyü ve Öksüt köyleri olmak üzere toplam 5 mahalle ve 18 köyün nüfus kayıtlarını kapsadığını söyledi.

Lakaplar dikkat çekti

Develi'de düzenlenen 4. Türk Kültürü ve Âşık Seyranî Kongresi'nde konuşan Yıldırım, 1834 yılında Develi'de kullanılan lakapları 10 ana başlık altında incelediklerini belirtti.

Ailede baba soyuna izafeten verilen lakaplardan örnek olarak Ahioğlu, Çekemoğlu, Bahadıroğlu, Develioğlu, Köylüoğlu, Mavilizade gibi; ailede kadın ataya izafeten verilen lakaplardan Döndüoğlu, Güllüoğlu, İmamkızıoğlu, İpekhatunoğlu gibi; akrabalık terimlerine göre verilen lakaplardan Dede Mehmet, Dedeoğlu, Dedeefendioğlu gibi; dinî hayattan esinlenerek verilen lakaplardan Ateş İmam, Süleyman Derviş, Halil Enbiyaoğlu, Evliyaoğlu, Karahafızlar, Küçük İmam, Mehmet Çelebi, Molla Kasım, Molla Osman, Molla Alioğlu, Sofu Hoca gibi; geldiği yer ve bağlı olduğu aşiret adlarına göre verilen isimlerden bazıları Develizade, Gömedili Bekir, Kayserili Kasım, Kızıklıoğlu, Niğdeli Hacı Ahmet, Öksütlü Hüseyin, Fıratlıoğlu, Sarı Mehmetoğlu gibi; görevi, mevkisi ve çalıştığı mesleğe göre verilen lakaplardan Aşçıoğlu, Bıçakçıoğlu, Çerçioğlu, Çilingiroğlu, Çoban İbrahim, Kahveci İsmail, Kuzucu Deli Ali, Kürtüncü Osman, Kürtüncü Molla Mehmet, Saraç Osman, Sepetçizade gibi; fiziki özelliklere göre verilen lakaplardan Altıparmak Yusuf, Köseoğlu, Solak Ahmet gibi; kişinin boy ve renk gibi fiziksel özelliklerine göre verilen lakaplardan Ağca Mustafa, Akbıyık Mustafa, Boduroğlu, Boz Ali, Gökçe Osman, Küçük Hasan, Toybıyıkoğlu gibi; kişinin tavır, davranış ve ruhi durumlarına göre verilen lakaplardan Cebirlioğlu, Cingöz Mustafa, Dipsiz Ahmet, Kapısızoğlu, Karacaoğlan, Koca Oğlan gibi; kişinin etnik kökenine göre verilen lakaplardan Avşaroğlu, Arapoğlu, Farsak, Farsakalı, Türkmenoğlu gibi; toplumdaki statüsüne göre verilen lakaplardan Bölükbaşılar, Cebecioğlu, Çavuşoğlu, Emir Ahmet, Emir Hasanoğlu, Emirleroğlu, Kadıoğlu, Paşaoğlu, Sipahioğlu Osman, Zaim İsmail gibi; kurt, ayı, dana, öküz ve benzeri hayvan adlarından oluşan lakaplardan Dana Yusuf, Karacaoğlu, Karadanaoğlu, Karaoğlu, Kargaoğlu, Koca Oğlan, Kurtağa, Kurt Ali, Atmacaoğlu, Teke Musa gibi.

"Yaklaşık 200 yıl önce yapılan bu çalışmalar, lakap verme geleneğinde Develi'de kişinin geldiği yere göre nereli olduğunu belirtecek şekilde; aşiretini ve kökenini de belirtir şekilde lakaplar verildiğini göstermektedir. Bu bağlamda Develi'ye yakın bazı köy ve aşiret adları ile ailelerin kökenlerini de öğrenmiş bulunuyoruz." dedi.