Neşet Ertaş'ın dilinden Erciyes...

Bozkırın Tezenesi olarak hafızalara kazınan Neşet Ertaş'ın, Kayseri'nin heybetli zirvesi Erciyes Dağı için kaleme aldığı o dizeler ne?

TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Neşet Ertaş, sesi ve sazı ile Türk halkının gönlüne yer edinmiştir. Yaşar Kemal tarafından “Bozkırın Tezenesi” lakabını alan Ertaş, yoksulluğun ve acının simgesi olmuştur. Yaşamından ölümüne kadar da sesi, sözü ve mütevaziliği ile her kesimden insanın taktirini kazanmıştır.

Neşet Ertaş'ın dilinden Erciyes...

Memleket hasreti

Neşet Ertaş, Anadolu’yu baştan sona dolaşırken birçok yörenin türküsünden etkilenmiş ayrıca türkülerin bazılarını kendisine has çalıp okuyarak, zaman içinde bunu Neşet Ertaş türküsü haline gelmiştir. 1976-1977 yılları arasında gittiği Almanya’da, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından verilen “Devlet Sanatçısı” unvanını, “Halk sanatçısıyım, alırsam diğerlerine haksızlık olur” diyerek kabul etmemiştir. Ertaş’ın vatan hasreti çekmesi ise sanatına olumlu etki yaparak, memleket hasreti ile pek çok şarkı kaleme almasını sağlamıştır.

Neşet Ertaş’ın kaleminden Erciyes Dağı

30 senesini ardından Neşet Ertaş, yurt dışını terk ederek hasretine dayanamadığı vatanına dönmüştür. Neşet Ertaş Kayseri’nin simgesi olan Erciyes Dağı’na da hitap etmekten geri durmamıştır. Ertaş, Erciyes'ten Kar İstersin şarkısında Erciyes Dağı'ndan şöyle bahsetmiştir:

“Erciyes’ten kar istersin

Dost bağından nar istersin

Gönül bilen yar istersin

Divane gönlüm

Ağustosta kar mı olur

Has bahçe de nar mı olur

Gönül bilmez yar mı olur

Divane gönlüm

Sevgi her şeyden ezeldir

Sevgi her şeyi düzeltir

Sevince her şey güzeldir

Divane gönlüm

Aklın alan bir çift gözdür

Bir tatlı dil güler yüzdür

Garibe dost olan azdır

Divane gönlüm” 

Neşet Ertaş'ın dilinden Erciyes...

Neşet Ertaş kimdir?

Neşet Ertaş 1938 yılında Kırşehir’e bağlı Çiçekdağı ilçesinde dünyaya gelmiştir. Ertaş, Türkmen, Abdallık kültürünün ve müzik geleneğinin son büyük temsilcisi olarak bilinir. Bozkırın Tezenesi olarak anılan Ertaş, bozlakların yanı sıra Orta Anadolu türkülerini, oyun havalarını kayıt altına almıştır. 1960'lı yıllardan itibaren kendi yazdığı şiirleri seslendirirken Garip mahlasını kullandı. 1970'li yıllardan itibaren türküleri dönemin pek çok sanatçısı tarafından yorumlandı. 2009'da UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal envanterine giren Ertaş 25 Eylül 2012 yılında İzmir’de hayata gözlerini yumdu.