700 kilo domates, 5 aile: Kayseri'de salça mesaisi
Kayseri Battalgazi mahallesinde beş aile, kışlık salça için 700 kilo domatesi kazanlarda kaynatıyor. Emek, sohbet ve mahalle geleneği aynı bahçede buluşuyor.
700 kilo domates, at kazana, kaynatırsın kaynamaz.
Sabahın ilk saatlerinde başlıyor hazırlıklar, tek katlı evlerin önünde bir komşunun bahçesi seçiliyor. Beş kadın ve kızları, gelini kaynanası semaver yakılıyor önce, iş çok ama keyif de mi yapmayalım.
Beş ailenin tüm kış boyunca tüketeceği salça için ben işe giderken onlar da kazanları kurmaya başlıyor. Bahçe hortumları ile domatesler yıkanıyor önce. Doğranacak, odun ateşleri yakılacak. Kaynayacak salça olacak.
Akşamüzeri iş dönüşü sohbet ediyoruz Battalgazi nam-ı değer Battalaltı Mahallesi kadınları ile. “Kolay gelsin” diyorum, “Kolaysa başına gelsin” cevabı hızla geliyor ablalardan. Benim yapmadığımdan çok eminler yine de soruyorlar, “Sen hazır mı alıyorsun yoksa”
Sabah sekizde başlayan hazırlıklar akşamüzeri altıda hala kazan başında kadınlar ama artık salçaya az kalmış. Bu sene 14’ten almışlar kilosunu. “Çok zahmetli değil mi? Neden hazır almıyorsunuz” diyorum. Böyle daha dayanıklı olduğunu ve çocukluktan beri anneleriyle yaptıkları için alışkanlık olduğunu söylüyor mahallemin ablaları.
Kazan içinde domates, başında sohbet kaynıyor
Kimi 27 yıldır aynı mahallede kimi 10 küsur senedir. Erkekler tabi yok kazan başında, “Benimki iş yapacak da göreceğim. Bir işin ucundan tutmaz” diyor ablalardan biri.
Fotoğraf vermek istemiyor ablalar, eşleri ile sorun yaşamak istemedikleri için, ama sohbet etmeye devam ediyoruz. Bir demlik semaver çayı ikram ediyorlar başlıyorlar anlatmaya.
“Kazanda domatesler kaynıyor biz de kadınlar olarak kaynatıyoruz” diyor biri. Bazen eşlerini çekiştiriyorlar bazen başlarından geçeni anlatıyorlar. “Kaynanamız burada olunca eşimizi çekiştiremiyoruz” deyip gülüyor bir abla da.
Bu işin püf noktası ‘sabır’
Annesinden salça yapmayı öğrenmiş bir abla başlıyor anlatmaya, “100 kiloya beş kilo kaya tuzu atıyorsun, sıvıyağ atıyorsun. Hem parlak olmasını sağlar hem de küflenmesini engeller”
700 kilo domatesi beş aile paylaştıklarını söylüyor ve ekliyor “zahmetli ama tadı güzel oluyor, bir de eşe dosta da hediye edebiliyoruz. Bir de ateş başında dertleşiyoruz, güleriz, eğleniriz. Bu da çok keyifli. Ateşi yakmışken patates, patlıcan, kapya biber de közlüyoruz. Genç kızlarımız kek yapıp getirir. Çayın yanına ne varsa hep beraber yemek yenir o gün”
Salça çıktıktan sonra da bitmiyor diyor diğeri, “Kaynatma bittikten sonra da temizlik kısmı var. Telliyorsun, yıkıyorsun”
Salça yapmanın bir püf noktası var mı diye soruyorum, “Sabır” diyor abla. Salçayı yapana, tüm kış ev ekonomisini geçindirmek isteyene sabır.
