Kayserili profesörden uyarı geldi! Sivilce olarak görülen şişliğe dikkat
Hastalar arasında sivilce olarak görülen ama gerçeğin bambaşka çıktığı şişlikler için Kayserili uzman isim uyardı. Konu hakkında açıklama gelirken hastaların dikkat etmesi gerektiği belirtildi.
Koltuk altında ya da kasıkta çıkan sivilce benzeri şişliklerin tehlikeli olabileceği vurgulandı. Kayserili profesör Bekir Atik konu hakkında açıklamalarda bulunurken bu şişliklerin erken tanınmadığında deri altında tünel ve benzeri apseler oluşturabileceğine dikkat çekti.
Koltuk altında, kasıklarda, kalça arasında, genital bölgede veya meme altında tekrarlayan ağrılı şişlikler her zaman sıradan bir sivilce ya da kıl kökü iltihabı olmayabilir. Bu belirtiler, Hidradenitis Suppurativa (HS) adı verilen kronik ve ilerleyici bir deri hastalığının ilk işaretleri olabilir.
Hastalığın toplum tarafından daha kolay anlaşılabilmesi amacıyla Türkçe karşılık olarak “Apseli Tünelli Kronik Hastalık”, kısaca “ATK” adını öneren Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bekir Atik, erken tanının hastalığın geleceğini değiştirebileceğine dikkat çekti.
Başlangıçta sivilceye benzeyebilir
ATK’nın ilk belirtileri çoğu zaman sivilce, çıban, batık kıl veya basit apse zannediliyor. Ancak aynı bölgelerde tekrarlayan ağrılı nodüller ve apseler zamanla deri altında birbirine bağlanan kanallar, yani tüneller meydana getirebiliyor. Hastalık ilerlediğinde sürekli veya aralıklı akıntı, kötü koku, iz oluşumu, hareket kısıtlılığı ve ciddi ağrı görülebiliyor.
Prof. Dr. Bekir Atik, hastalığın erken dönem belirtileri konusunda şu uyarıda bulundu:
“Koltuk altında veya kasıkta çıkan her şişlik Hidradenitis Suppurativa değildir. Ancak aynı yerde tekrar tekrar oluşan, ağrılı, akıntılı ve iz bırakan şişlikler varsa ATK mutlaka akla gelmelidir. Hastalar bunu basit bir sivilce olarak görüp yıllarca beklememelidir.”
Doğru tanı 7–10 yıl gecikebiliyor
Hidradenitis Suppurativa’nın en önemli sorunlarından biri tanının geç konulması. Uluslararası bilimsel çalışmalarda, ilk belirtilerin ortaya çıkmasıyla doğru tanının konulması arasında ortalama 7–10 yıllık bir gecikme yaşanabildiği bildiriliyor.
Hastalığın sivilce, çıban, kıl dönmesi veya tekrarlayan enfeksiyonlarla karıştırılması; lezyonların mahrem bölgelerde bulunması ve hastaların utanarak sağlık kuruluşuna başvurmayı ertelemesi bu gecikmenin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
Oysa geçen süre içerisinde başlangıçta sınırlı olan hastalık ilerleyebiliyor, deri altında tüneller oluşabiliyor ve kalıcı doku hasarı meydana gelebiliyor.
Hangi belirtilerde ATK düşünülmeli?
Özellikle aşağıdaki belirtilerin bulunması durumunda Hidradenitis Suppurativa, yani ATK açısından değerlendirme yapılması gerekiyor:
* Koltuk altı, kasık, kalça arası, genital bölge veya meme altında tekrarlayan ağrılı şişlikler
* Aynı bölgede yeniden oluşan apseler
* Kötü kokulu ya da iltihaplı akıntı
* Şişliklerin iyileşirken belirgin iz bırakması
* Deri altında ele gelen sert şeritler veya birbirine bağlanan kanallar
* Altı ay içerisinde iki veya daha fazla kez benzer lezyon görülmesi
* Ailede benzer yakınmaları bulunan kişilerin olması
Bu bulguların varlığı tek başına kesin tanı anlamına gelmez. Tanı, hastanın öyküsü ve uzman hekim muayenesiyle konulur.
Bulaşıcı değil, temizlik eksikliğinden kaynaklanmıyor
ATK bulaşıcı bir hastalık değildir ve yetersiz kişisel temizlikten kaynaklanmaz. Hastaların akıntı ve koku nedeniyle kendilerini suçlamaması, çevrelerinin de hastalara karşı önyargılı davranmaması gerekir. Fazla kilo ve sigara hastalığın şiddetini artırabilen etkenler arasında bulunmakla birlikte hastalığın tek nedeni değildir. Bu nedenle hastaların suçlanması yerine doğru tanıya ve uygun tedaviye yönlendirilmesi büyük önem taşır.
Erken dönemde hastalık kontrol altına alınabilir
ATK’nın tedavisi hastalığın yaygınlığına ve evresine göre planlanır. Erken dönemde ilaç tedavileri, gerekli yaşam düzenlemeleri ve uygun hastalarda lazer uygulamaları değerlendirilebilir. Deri altında kalıcı tünellerin ve ileri derecede hasarlı dokuların oluştuğu hastalarda ise cerrahi tedavi gerekebilir. Prof. Dr. Bekir Atik, “Erken tanı yalnızca mevcut apsenin tedavi edilmesi anlamına gelmez. Asıl hedef, hastalığın ilerleyerek deri altında kalıcı tüneller ve geniş hasarlı alanlar meydana getirmesini önlemektir. İleri evrede ise hastalıklı dokunun yeterli genişlikte çıkarılması, uygun hastalarda etkili bir tedavi seçeneğidir” dedi.
‘Tekrarlıyorsa sivilce deyip geçmeyin’
Toplumda hastalığın adının ve belirtilerinin bilinmesi, yıllarca sürebilen tanı gecikmesinin azaltılması açısından büyük önem taşıyor. Koltuk altında, kasıkta veya diğer kıvrım bölgelerinde tekrar eden ağrılı ve akıntılı şişlikleri bulunan kişilerin, bunları sürekli sıktırmak veya yalnızca geçici apse tedavileriyle yetinmek yerine bu hastalık konusunda deneyimli bir hekime başvurması gerekiyor.
Prof. Dr. Bekir Atik, hastalara şu çağrıda bulundu:
“Bir şişlik geçiyor fakat aynı yerde veya başka bir kıvrım bölgesinde yeniden çıkıyorsa bunu sıradan bir sivilce olarak kabul etmeyin. Hidradenitis Suppurativa ya da Türkçe önerdiğimiz adıyla Apseli Tünelli Kronik Hastalık erken tanındığında, hastalığın ilerlemesini önlemek ve hastanın yaşam kalitesini korumak için çok daha fazla seçeneğimiz bulunuyor.”
Haber bilgi notu:
Hidradenitis Suppurativa (HS), Türkçe önerilen adıyla Apseli Tünelli Kronik Hastalık (ATK); özellikle koltuk altı, kasık, genital bölge, kalça arası ve meme altında tekrarlayan ağrılı nodül, apse, akıntı, deri altı tünelleri ve yara izleriyle seyreden kronik inflamatuvar bir deri hastalığıdır.
