Kayserili Genel Başkan Türkiye'nin konuştuğu 'cinayeti' gündeme taşıdı
Kayserili Genel Başkan Mahmut Arıkan, Türkiye'nin konuştuğu cinayet olayını gündeme taşıyarak, 'Silinen dijital izler, örtbas şüpheleri, ihraç edilmiş polisler...Bu tablo bize şunu söylüyor: Bu vaka sıradan bir kayıp değil, adaletsizliğin derin bir karanlığıdır!' dedi.
2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Cinayet şüphesiyle 13 şüpheli yakalandı. 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.
‘Bir üniversite öğrencisi yurttan çıktı, bir minibüse bindi ve bir daha dönmedi’
Bu yöndeki gelişmelerin ardından Saadet Partisi'nin Kayserili Genel Başkanı Mahmut Arıkan'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Arıkan, şu ifadeleri kullandı: Gülistan Doku, 5 Ocak 2020… Tunceli’de bir üniversite öğrencisi yurttan çıktı, bir minibüse bindi ve bir daha dönmedi. Gülistan Doku o gün 21 yaşındaydı. Aradan 6 koca yıl geçti. Bir annenin suali ise hiç değişmedi: “Kızım nerede?”
Bugün 7 ilde 13 kişi gözaltına alındı. Silinen dijital izler, örtbas şüpheleri, ihraç edilmiş polisler…Bu tablo bize şunu söylüyor: Bu vaka sıradan bir kayıp değil, adaletsizliğin derin bir karanlığıdır!
‘Ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmelidir’
‘Saadet Partisi olarak açıkça söylüyoruz: Bu soruşturma ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmelidir’ diyen Arıkan, ‘Bugün yeniden sormak zorundayız: Bu ülkede kaç Gülistan var? Kaç dosya nüfuzlu isimleri korumak için rafa kaldırıldı? Taleplerimiz nettir: Yargılama tam şeffaflıkla yürütülmelidir. Dönemin valisi başta olmak üzere hiçbir unvan kimseye kalkan olmamalıdır. TBMM bünyesinde bir ’Araştırma Komisyonu' kurulmalıdır. Yargı ve emniyet içindeki nüfuz ağlarının bu tür dosyaları nasıl etkilediği, Meclis çatısı altında cevaplanmalıdır. Bu bir siyasi tercih değil, ahlaki zorunluluktur. Saadet Partisi olarak bu davanın peşini; Meclis’te, kamuoyu önünde ve tarih huzurunda bırakmayacağız!' ifadelerini kullandı.


