Kayseri'nin 700 yıl önceki gücü şaşırtıyor! Cıngı ayrıntıları paylaştı
Kayseri AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 14. yüzyılın başlarında Kayseri'nin Anadolu'daki siyasi ve idari önemine dikkat çekti. Cıngı, İlhanlı döneminde Demirtaş'ın genel valilik merkezini Kayseri'ye taşımasıyla kentin önemli karar merkezlerinden biri hâline geldiğini anlattı.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından Kayseri’nin 14. yüzyıldaki siyasi konumuna ilişkin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Cıngı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin sona ermesinin ardından İlhanlı hâkimiyetinin güçlendiği dönemde Demirtaş’ın Anadolu genel valiliğinin merkezini Kayseri’ye taşıdığını belirterek, şehrin bir dönem Anadolu siyasetinin önemli karar merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.
Anadolu’daki İlhanlı siyasetinin karar merkezi
Kayseri AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı paylaşımında şu ifadelere yer verdi “14. yüzyılın başında Anadolu’nun siyasi haritası yeniden çiziliyordu. Anadolu Selçuklu Devleti’nin sona ermesinin ardından İlhanlı hâkimiyeti doğrudan hissedilmeye başlamış, Anadolu genel valileri geniş bir coğrafyayı yönetir hâle gelmişti. Önceki vali İrencin idaresini Sivas’tan yürütüyordu. İlhanlı hükümdarı Emir Çoban’ın oğlu Demirtaş Anadolu’nun başına geçtiğinde ise çok önemli bir tercih yaptı ve genel valiliğin merkezini Kayseri’ye taşıdı. Kayseri artık yalnız önemli bir şehir olarak anılmıyor, Anadolu’daki İlhanlı siyasetinin karar merkezlerinden biri hâline geliyordu. Bu tercihin arkasındaki siyasi coğrafya oldukça anlamlıydı. Kayseri, Sivas ve Konya arasındaki Anadolu ekseninin ortasında bulunuyor, doğudan batıya uzanan yolları güneye açılan güzergâhlarla buluşturuyordu. Konya’daki Türkmen hareketlerine, Orta Anadolu’daki beyliklere ve Kilikya istikametine aynı merkezden müdahale edilebiliyordu. Dönemin akademik çalışmalarında da Kayseri’nin özellikle stratejik konumu nedeniyle genel valilik merkezi seçildiği vurgulanıyor”
Hikâye bambaşka bir noktaya vardı
Sözlerine şu şekilde devam eden Cıngı “Demirtaş’ın Kayseri’den yönettiği güç kısa zamanda Anadolu ölçeğine ulaştı. Karamanoğullarının elindeki Konya’yı geri aldı, Eşrefoğulları ve Hamidoğulları üzerine yürüdü, Kilikya Ermeni Krallığı’na sefer düzenledi. Fakat bu hâkimiyet oldukça sert yöntemlerle kuruldu. Beyşehir’in yağmalanması ve Eşrefoğlu Süleyman Şah’ın öldürülmesi, Demirtaş yönetiminin karanlık tarafını gösteriyordu. Ardından hikâye bambaşka bir noktaya vardı. 1322’de Demirtaş kendi adına hutbe okuttu, sikke kestirdi ve İlhanlı merkezine gönderilen vergileri durdurdu. Bir başka ifadeyle Kayseri’de oturan bir İlhanlı valisi, sahip olduğu Anadolu gücünü bağımsız bir siyasi otoriteye dönüştürmeye kalkışmıştı. İsyanı babası Emir Çoban’ın müdahalesiyle sona erdi, affedildi ve yeniden görevine döndü. 1327’de İlhanlı sarayındaki dengeler değişince bu kez Anadolu’yu terk ederek Mısır’a kaçtı. Yerine bıraktığı isim ise kısa süre sonra Kayseri ve çevresinde kendi devletini kuracak olan Alâeddin Eretna idi” diye konuştu
‘Saltanat merkezi olarak anılıyor’
Kayseri AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ifadelerini şu şekilde tamamladı “Kayseri’nin o yıllardaki ağırlığını yalnız askerî hadiselerden öğrenmiyoruz. Dönemin coğrafya eserlerinde şehir Dârü’s-Saltana, yani saltanat merkezi olarak anılıyor. 1323’te devrin önemli tarihî eserlerinden Müsâmeretü’l-Ahbâr Kayseri’de bulunan Demirtaş’a sunuluyor. 1339 tarihli kayıtta ise şehrin 140 bin dinarlık vergi kapasitesine sahip olduğu ve Anadolu’da Konya ile Sivas’ın ardından en yüksek vergi veren şehirler arasında bulunduğu görülüyor. Demirtaş’ın ardından Eretna döneminde de Kayseri’nin yönetim merkezi niteliği bütünüyle kaybolmadı. Böylece XIV. yüzyılın büyük siyasi karmaşası içinde orduların sevk edildiği, vergilerin toplandığı, tarih eserlerinin sunulduğu, hutbenin ve sikkenin siyasi anlam kazandığı şehir Kayseri olmuştu. Erciyes’in eteğinde alınan kararlar, bir dönem Anadolu’nun siyasi istikametini belirliyordu”