Kayseri'deki konferans: 'Doğu Türkistan'a Ses Ver'

'2027 TÜRKSOY Kültür Başkenti' Kayseri'de 'Doğu Türkistan'a Ses Ver' konferansı düzenlenerek, kitap tanıtım toplantısı yapıldı.

TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Hunat Medresesi’nde Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) Kayseri Şubesi ve Gökbayrak Platformu iş birliğiyle Prof. Dr. Gökçe Yükselen Peler ve Doç. Dr. Raşit Çöloğlu'nun yazdıkları 'Doğu Türkistan Çalışmaları' adlı kitabın tanıtım toplantısı gerçekleştirilmesiyle birlikte “Doğu Türkistan’a Ses Ver” adlı konferans da düzenlendi.

Gökbayrak Platformu Genel Başkanı Kulahmet Cantürk ve TÜRKAV Kayseri Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökçe Yükselen Peler’in konuşmacı olarak katıldığı konferansta, Doğu Türkistan’da seksen yıla yakın bir süredir yaşanan zulüm anlatıldı. 

Kayseri'deki konferans: 'Doğu Türkistan'a Ses Ver'

‘Doğu Türkistan Davasının biterse koskoca bir coğrafyadan Türk adının silinmiş olacaktır’

Peler konuşmasında, Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri, Doğu Türkistan’ın işgal altında bir İslam vatanı olduğu, milyonlarca Türk’ün esir olarak yaşadığını vurguladı. Doğu Türkistan’a sahip çıkmanın bir insanlık vazifesi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Peler, "Doğu Türkistan'ın haklı davasına sahip çıkmak, dinî bir vecibedir. Aynı zamanda Türklük gurur ve şuurunun bir gereğidir. Doğu Türkistan, aynı zamanda Büyük Türkistan’ın bir parçasıdır. Hatta Büyük Türkistan’ın siyasi olarak “Türkistan” adını devam ettiren son parçasıdır. Şayet Doğu Türkistan Davasının biterse koskoca bir coğrafyadan Türk adının silinmiş olacaktır." dedi.

Kayseri'deki konferans: 'Doğu Türkistan'a Ses Ver'

'Soydaşlarımız esir kamplarına kapatılmaktadır'

Gökbayrak Platformu Genel Başkanı Kulahmet Cantürk ise konuşmasında Doğu Türkistan’da Çin Komünist Partisi tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri ve zulümlerini dile getirdi. 

Cantürk, esir kamplarına hapsedilen milyonlarca Uygur Türkü’nün maruz kaldığı işkencelerden bahsederek, "Soydaşlarımız esir kamplarına kapatılmaktadır. Kamplardaki Türklerin çocuklarının Çin’in içeri bölgelerinde bulunan ve “Melekler Kampı” adı verilen yetimhanelere götürüldüğü bilinmektedir. Bu çocuklarımız birer Çinli gibi yetiştirilmektedir. Öte yandan erkeklerinin esir kampına alındığı ailelerin evine Çinli erkek polisler "Kardeş Aile Projesi" adı altında yerleşmektedir. Burada kadınlarımız maalesef tecavüzlere uğramaktadır. Türkiye'deki bazı medya kuruluşları ise Çin'i ziyaret edip, bunları görmezden gelmiştir." şeklinde konuştu.

Konferansın ardından Prof. Dr. Peler dinleyicilere “Doğu Türkistan Çalışmaları” isimli kitabını imzaladı.