Kayseri'de 'paravan kurs' iddiası!
Melikgazi Şehit Hüseyin Danacı Halk Eğitim Merkezi'ndeki hafızlık kurslarıyla ilgili açıklama yapan İYİ Parti GİK Üyesi Kazım Yücel, kontenjan, öğretmen sayısı ve kursların fiili işleyişine ilişkin dikkat çeken sorular sordu.
Kayseri’de hafızlık kurslarının kontenjanları gündeme geldi. Melikgazi Şehit Hüseyin Danacı Halk Eğitim Merkezi’nde verilen kursların kontenjan bilgileri üzerinden değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Kazım Yücel, bazı sorular yöneltti.
Milli Eğitim Bakanlığı’na ait e-YAYGIN internet sitesinde yer alan açık kurslar listesinde, Melikgazi Şehit Hüseyin Danacı Halk Eğitimi Merkezi’nde verilen hafızlık kurslarına ilişkin 250’şer kişilik kontenjanların açık olduğu ve kontenjanların dolu göründüğü bilgisi yer aldı.
İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Kazım Yücel, Kayseri’de bulunan Halk Eğitim Merkezlerindeki hafızlık kurslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, açık liseye kayıt süreciyle bağlantılı olarak bazı öğrencilerin Halk Eğitim Merkezleri üzerinden hafızlık kurslarına yönlendirildiği yönündeki iddiaları gündeme taşıdı.
‘500 kişilik kontenjan hangi mevzuata dayanıyor?’
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hafızlık eğitimine ilişkin yönergelerinde sınıfların en az 8, en fazla 16 öğrenciden oluşması gerektiğini hatırlatan Yücel, şu ifadeleri kullandı:
“Ancak Kayseri’de bazı kurslarda bu sınırların çok üzerinde, sabah 250, öğleden sonra 250 olmak üzere toplam 500 kişilik kontenjan oluşturulduğu iddiası var.”
Kontenjan mevzuatına dikkat çeken Yücel, şöyle devam etti:
“Peki, bu kontenjan hangi mevzuata dayanıyor? 500 öğrenci için kaç öğretmen görevlendirildi? Kurs gerçekten fiilen eğitim veriyor mu? Ben bugün gidip yerinde baktım. İddia edilen kurs saatinde öğrencilerin, öğretmenlerin ve kurs faaliyetine ilişkin görünür bir hareketliliğin bulunmadığını gördüm.”
‘Paravan kurs sistemi mi oluşturuluyor?’
Yücel, kursların fiili olarak yürütülüp yürütülmediğine ilişkin sorular yönelterek şöyle konuştu:
“Eğer ortada gerçekten eğitim yapılmıyorsa, öğrencilerin açık liseye kayıt olabilmeleri için kullanılan bir ‘paravan kurs’ sistemi mi oluşturuluyor?
Daha da önemlisi, çocukların eğitim hayatına devam edebilmesi neden böyle bir kurs şartına bağlanıyor? Halk Eğitim Merkezlerinde öğrencilerin alması gereken diğer eğitimler neden yeterince gündeme gelmiyor? Kursların kontenjanları ve fiili eğitim faaliyetleri kim tarafından denetleniyor? Velilerden kayıt veya ders adı altında herhangi bir ücret alınıyorsa, bunun hukuki dayanağı nedir?”
‘Kamuoyu cevap bekliyor’
Yücel, gündeme getirdiği konuların suçlama değil, cevap bekleyen sorular olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü söz konusu olan şey bir bina ya da bir tabela değil. Çocukların eğitim hakkı. Yetkililerden beklentimiz çok basit: Bu kurslar gerçekten var mı, kaç öğrencisi var, kaç öğretmeni var, hangi mevzuata göre açıldı ve denetimleri nasıl yapılıyor? Kamuoyunun bu soruların cevabını bilmeye hakkı var.”
