Kayseri'de kuduz uyarısı: Bu ilk işlem hayat kurtarıyor
Veteriner Hekim Bülent Coşar, kuduzun tedavisi olmayan ancak zamanında müdahaleyle önlenebilen bir hastalık olduğunu belirterek, ısırılma vakalarında yaranın sabunlu suyla yıkanmasının ardından vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiğini söyledi.
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Bülent Coşar, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kuduzun hayvanlardan insanlara bulaşan ve ölümcül sonuçlara yol açabilen viral bir hastalık olduğunu belirterek, korunmada aşılama ve erken müdahalenin önemine dikkat çekti.
Kuduzun kuluçka süresinin 14 ile 90 gün arasında değişebildiğini ifade eden Coşar, hastalığın başta kuduz vakası görülen kedi ve köpekler ile yaban hayvanlarının ısırması yoluyla insanlara bulaşabildiğini söyledi. Coşar, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 59 bin kişinin kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.
Belirtilerin ortaya çıkması 14 ile 90 gün arasında değişmektedir
Her yıl Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği rakamlara göre 59.000 insanın Kuduz hastalıklarından dolayı vefat ettiğini belirten, Coşar “Kuduz hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik dediğimiz bulaşıcı bir hastalıktır. Önlemi ve tedavisi yoktur tek şart bu hastalığa karşı aşı yapmaktır.” Dedi.
Bülent Coşar, Kuduz hastalığının viral bir hastalık olduğunu ve aşıların Tarım İl Müdürlükleri ve Özel Kırsal Veteriner Hekimler tarafından, sahipli veya sahipsiz sokak hayvanlarına ya da kedi köpeklere bu aşılama yapılmaktadır. Kuduz viral bir hastalıktır dolayısıyla viral hastalık olma nedeniyle kuluçka süresi dediğimiz hastalık belirtisinin vücuda girmesinden hastalık belirtisinin ortaya çıkması gibi bir süre 14 ile 90 gün arasında değişmektedir. Bunlar genelde yaban hayvanlarından ya da kuduz vakası görülen kedi, köpek, yarasalardan ısırılma yoluyla insanlara bulaşmaktadır dedi.
Kuduzun bulaşma anında ne yapılmalı sorusuna ise bu çok önemli bir ısırılma vakası olduğunda vatandaşlarımızın ısırılan bölgeyi sabunlu suyla bolca yıkamaları yeterlidir. Daha sonrasında da orayı alkol ya da iyot içeren preparatta dezenfekte ettikten sonra acil bir şekilde hastaneye başvurmaları gerekmektedir açıklamalarında bulunan Coşar belirtilerini ise şu sözlerle ifade etti. “Merkezi sinir sistemini etkilediğinden dolayı kuduz vakası genellikle sinirsel formlar dediğimiz sinirlilik hali, saldırgan bir hal genellikle karanlık bir bölgeye de bulunma gibi istekler oluşmaktadır. Tabii hastanede müşahede altına alındıktan sonra ısırılan insanlar kuduzla ilgili gerek ilçe tarım müdürlüklerinde gerek bağlı olduğu il tarım müdürlüklerine yazı yazılmakta ve eğer sahibi ise bu hayvan 10 gün süreyle müşahede altına alınmakta 10. Gününde herhangi bir kuduz belirtisi yoksa o hayvanın da müşahede olayı kalkmaktadır” ifadelerini kullandı.
Tedavisi yok ama önlenebilir
Tedavisi olmayan ama önlenebilir bir hastalık olduğundan dolayı ısırma vakalarında mutlaka hastaneye başvurmaları ve vatandaşların aşırlını düzenli olarak yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Coşar “ sadece kuduz vakası yönünden değil, Sahipsiz hayvanların bakımı, rehabilitasyonu, aşılaması, kısırlaştırılması önem arz etmektedir. Kısaca sokak hayvanları ile ilgili 5199 sayılı hayvanları koruma kanunumuz var. Bu kanun kapsamında belediyelerimize büyük işler düşmektedir. Yetkiler tamamen belediyelerimizdedir” ifadelerini kullandı.
Coşar “Kayseri’de 7 tane hayvan barınağının olduğunu ve kanun gereği 25.000’in üzerinde nüfusa sahip ilçelerde ya da belediyelerde hayvan barınakları yaptırmak kanun gereği zaruridir, zorunludur “ dedi.
Vatandaşların mikroçip taktırmalar büyük önem taşıyor
Vatandaşların 0 ile 6 ay arasında olan kedi ve köpeklerine mutlaka mikroçip taktırmaları gerektiğini ve 6 ay’dan büyük kedi ve köpeklere de mikroçip takılabileceğini, fakat 6 ay’dan büyük hayvanlar için idari para cezasının olduğunu ve bu cezanın 2026 yılı için 10.423 TL olduğunu söyleyen Coşar “ Bu cezayı yatırdıktan sonra kedi ve köpeklerin yaşı 6 aydan büyük de olsa mikroçiplerini taktırabilirler. Ama 0-6 aylık olanlarda normal mikroçip ücretini ödeyerek kayıt altına aldırıyor ve aşılamasını yaptırıyorlar” dedi.
En çok akla takılan sorular ise Mikroçip
Vatandaşların en çok aklına takılan sorulardan biri ise evcil hayvan kaybolduğunda mikroçip yoluyla onların konumunun bulunup bulunamayacağı olurken bu soru için ise Coşar şu şekilde cevap verdi. “Bir defa mikroçipler GPS özelliği olmadığından dolayı kedi köpek kaybolduğunda mikroçip yoluyla onlar konumunu bulunamıyor Ama ne oluyor? Orada bir radyo frekans mikroçip dediğimiz radyo frekans sistemi ile çalışıyor. Mikroçip okuyor 15 haneden oluşan bir rakam var. O rakamın sonucunda da sisteme girildiğinde sahibinin kim olduğu, aşılamasının var olup olmadığı ortaya çıkıyor. Kayıt altına aldırıyor Aşılamasını yaptırıyorlar. Tabii burada bazen vatandaşlarımızdan şu soru geliyor. Biz bu mikroçipleri taktırdıktan sonra kaybolsa bile köpeğimizi, kedimizi bulabilir miyiz? Bazen vatandaşlarımız acaba ifşa olur muyuz? Mikro çip takıldığında bizim TC kimlik numaramız ya da adımız, soyadımız sokağa attığımızda belli olur mu ya da ifşa olur mu diye sorular geliyor. Kesinlikle öyle bir şey yok. Sadece orada dediğimiz gibi mikro çip üzerinde 15 haneli rakam bulunmakta. O rakam ancak sisteme girildiğinde sahibinin adı soyadı ya da TC kimlik numarası sistemden bulunmaktadır.” dedi
Son olarak vatandaşlara şunları söyleyen Coşar “Isırma vakalarında da eğer aşılamalar tam değilse bir risk teşkil ediyorsa mutlaka her ısırma vakalarında özellikle kuduz yönünden hastanelere başvurup gerekli önlemleri aldırmaları elzemdir” dedi.


