Kayseri'de herkesin merak ettiği hesap anlatıldı: 10 milyon TL ne kazandırıyor?

Saadet Partisi Kayseri İl Divan Toplantısı'nda ekonomi, hayat pahalılığı ve Türkiye'nin yönetim sistemi gündeme geldi. Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan'ın '15 Temmuz öncesini mumla arıyoruz' sözleri ile faiz, bütçe ve konut piyasasına ilişkin değerlendirmeleri dikkat çekti.

Saadet Partisi Kayseri Eylül Ayı İl Divan Toplantısı, ekonomi ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerle gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan ile Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun; Kayseri’nin sanayi, esnaf, ulaşım, tarım ve gençlik sorunlarının yanı sıra Türkiye ekonomisi, hayat pahalılığı, bütçe, faiz ve yönetim sistemi başlıklarında görüşlerini paylaştı.

‘Öğrencilere günde iki biniş ücretsiz olsun’

Çalışkan’ın toplantıdaki ‘Bugün, 15 Temmuz öncesindeki günleri mumla arıyoruz’ sözleri ile başkanlık sistemi ve ekonomik tabloya ilişkin eleştirileri öne çıkarken, Altun da vatandaşın alım gücündeki düşüşe ve Kayseri’de yaşanan ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Toplantıda konuşan Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, Kayseri’nin sanayi ve ekonomisindeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, özellikle Orta Anadolu Mensucat Fabrikası’nın kapanması üzerinden sanayide istihdam, üretim ve yatırım sorunlarına dikkat çekti. 

Altun, Kayseri’de esnafın artan işletme maliyetleri, yüksek kiralar ve finansmana erişim konusunda ciddi güçlüklerle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, bu sorunları kamuoyunun gündemine taşımaya devam ettiklerini söyledi.
Kayseri’de ulaşım maliyetlerinin de vatandaşlar üzerindeki ekonomik yükü artırdığını belirten Altun, özellikle öğrencilerin ulaşım giderlerine ilişkin olarak daha önce gündeme getirdikleri ‘okul zamanı öğrencilere günde iki biniş ücretsiz olsun’ önerisini hatırlatarak gündeme getirdi.

Altun ifadelerine devam ederek, ayrıca pancar üreticilerinin beklentileri, tarımsal maliyetler ve çiftçilerin yaşadığı sorunların takip edildiğini; belediye bütçeleri, ulaşım projeleri, altyapı yatırımları ve kaynakların verimli kullanılması konularında da çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.
Gençlerin ve üniversite öğrencilerinin sorunlarına da değinen Altun, mezunların istihdamı, öğrencilerin barınma problemi ve üniversitelerin Kayseri’nin gelişimine katkısı gibi başlıkların teşkilatın gündeminde olduğunu belirtti. Mahalle ve ilçelerdeki park, yeşil alan, yol ve altyapı sorunlarının da ilçe teşkilatları tarafından takip edildiğini ifade etti.

Kayseri'de herkesin merak ettiği hesap anlatıldı: 10 milyon TL ne kazandırıyor?

‘Akran zorbalığı, dijital bağımlılık ve okullardaki güvenlik sorunları gündemde’

Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Altun, ekonomik gelişmelerin vatandaş üzerindeki etkisine dikkat çekti. Enflasyon, gıda fiyatları, kira artışları ve geçim sıkıntısının vatandaşların alım gücünü olumsuz etkilediğini belirten Altun, özellikle emekliler ve asgari ücretlilerin durumuna dikkat çekti.
Altun, vergi politikaları ve bütçe tercihlerinin de vatandaş açısından önemli bir gündem oluşturduğunu ifade ederek, dolaylı vergiler, kamu harcamaları, tasarruf ve gelir adaleti başlıklarının toplumda ciddi endişelere yol açtığını söyledi.
Köprü ve otoyollar başta olmak üzere kamu varlıklarının yönetimi ve özelleştirme politikalarının uzun vadeli ekonomik sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Altun, yeni eğitim-öğretim döneminde ise eğitim maliyetleri, fırsat eşitliği, öğretmenlerin durumu, akran zorbalığı, dijital bağımlılık ve okullardaki güvenlik sorunlarının gündemde olduğunu ifade etti.

Kayseri'de herkesin merak ettiği hesap anlatıldı: 10 milyon TL ne kazandırıyor?

Çalışkan: ‘Eski dönem de kötüydü ama bugün çok daha vahim’

Toplantıda kapsamlı bir değerlendirme yapan Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan ise Türkiye’nin son yıllardaki siyasi ve ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çalışkan, AK Parti’nin ilk döneminde Abdullah Gül, Bülent Arınç, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Mehmet Ali Şahin, Abdüllatif Şener ve Taner Yıldız gibi isimlerin yer aldığı geniş bir kadro yapısının bulunduğunu ifade etti.
AK Parti’nin ikinci dönemini; hukukun ayaklar altına alındığı, özelleştirmelerin yapıldığı ve Balyoz-Ergenekon operasyonları ile kamu otoritesinin sarsıldığı dönem üzerinden değerlendiren Çalışkan, ikinci dönemde yönetim anlayışının değiştiğini savundu.
Çalışkan’ın konuşmasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri ise 15 Temmuz öncesindeki dönemle ilgili oldu.
Çalışkan ifadelerine şu şekilde devam etti: “Bugün biz her ne kadar muhalefet ediyor olsak da, inanın ki bugün o 15 Temmuz öncesindeki iktidar günlerini aslında mumla arıyoruz. Eski dönem de kötüydü ama bugün çok daha vahim bir tablo ile karşı karşıyayız”

Kayseri'de herkesin merak ettiği hesap anlatıldı: 10 milyon TL ne kazandırıyor?

‘Önceki yapıyla mevcut sistemi karşılaştırdı’

Konuşmasında Türkiye’deki yönetim sistemine de değinen Çalışkan, başkanlık sistemine geçişi eleştirdi. Türkiye’de karar alma süreçlerinin tek merkezde toplanmasının çeşitli kurumların işlevleri açısından sorun oluşturduğunu savunan Çalışkan; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Genelkurmay Başkanlığı, istihbarat teşkilatı ve siyasi muhalefet gibi farklı aktörlerin bulunduğu önceki yapıyla mevcut sistemi karşılaştırdı.
Çalışkan, başkanlık sistemini ‘Ülkemize giydirilmiş bir deli gömleği’ olarak nitelendirirken, bu sistemin ülkenin yaşadığı sorunların hızlanmasına yol açtığını savundu.

Kayseri'de herkesin merak ettiği hesap anlatıldı: 10 milyon TL ne kazandırıyor?

‘Türkiye’nin hâlâ yüksek borç yükü var’

Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerinde Çalışkan, iktidarların temel görevlerinden birinin ülkenin hukuk sistemini ve ekonomisini yönetmek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin ekonomik sorunlarının başında borç yükünün geldiğini belirten Çalışkan, ülkenin geçmişten bugüne sahip olduğu kamu varlıklarının önemli bölümünün özelleştirildiğini dile getirdi.
Demir-çelik fabrikaları, çimento fabrikaları, şeker fabrikaları, köprüler, otoyollar, hastaneler, limanlar ve havaalanlarını örnek gösteren Çalışkan, buna rağmen Türkiye’nin hâlâ yüksek borç yüküyle karşı karşıya olduğunu savundu.
Çalışkan, bütçedeki faiz giderlerine de dikkat çekerek, ‘Bütçenin beşte biri faize gidiyor’ değerlendirmesinde bulundu ve kamu kaynaklarının borçların çevrilmesi amacıyla faiz ödemelerine ayrılmasını eleştirdi.

‘10 milyonluk evi alıp kiraya verdiğinizde ayda 30 bin lira alıyorsunuz’

Konuşmasında Kayseri’deki konut ve kira piyasasına da değinen Çalışkan, yüksek konut fiyatları ile kira gelirleri arasındaki makasın, vatandaşın yatırım tercihlerinde nasıl bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.
10 milyon liralık bir konutun kiraya verilmesi halinde aylık yaklaşık 30 bin lira kira geliri elde edilebildiğine dikkat çeken Çalışkan, aynı miktarın faiz getirisi sağlayan bir finansal araca yatırılması durumunda ise aylık gelirin yaklaşık 400 bin liraya ulaşabildiğini ifade etti.
Çalışkan, ‘10 milyonluk evi alıp kiraya verdiğinizde ayda 30 bin lira alıyorsunuz; aynı parayı faize yatırdığınızda ayda 400 bin lira alıyorsunuz’ diyerek, ortaya çıkan yaklaşık 13 katlık farkın ekonomik sistem açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.
Bu tablonun vatandaşın üretimden, gayrimenkul yatırımından ve reel ekonomiden uzaklaşıp faiz getirisine yönelmesine neden olduğunu savunan Çalışkan, emeğin ve üretimin değersizleştiğini, buna karşılık faiz gelirinin cazip hâle getirildiğini ifade etti.
Çalışkan, söz konusu tablo üzerinden üretim, yatırım, kira geliri ve faiz arasındaki dengenin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, faiz gelirine ilişkin değerlendirmesini ‘Faiz geliri zehirdir’ sözleriyle ifade etti.