Kayseri Barosu: 'Susmayacağız, unutmayacağız, mücadele edeceğiz'
Kayseri'deki şüpheli kadın ölümünün ardından Kayseri Barosu, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını isteyerek, 'Hak, hakikat ortaya çıksın' çağrısı yaptı.
Kayseri’de bir kadının otelin 5’inci katından atılarak yaşamını yitirmesinin ardından Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu’ndan açıklama geldi.
“Hak, hakikat ortaya çıksın!” başlığıyla yayımlanan açıklamada, yaşanan olayın kadına yönelik şiddetin ve yaşam hakkı ihlallerinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdiği belirtildi. Komisyon açıklamasında, “Bir kadın daha hayattan koparılmıştır. Artık kimse sessiz kalmamalıdır” ifadelerine yer verdi.
‘Münferit adli vakalar değil’
Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin yalnızca bireysel adli olaylar olarak görülemeyeceği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri; basit ve münferit adli vakalar değil, kaynağını eşitsizlikten alan, tüm toplumu ilgilendiren sistematik ve ağır bir insan hakları ihlalidir. Şunu net olarak ifade ediyoruz: Her kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü, aslında önlenebilir bir yaşam hakkı ihlalidir.”
Devletin pozitif yükümlülüğüne dikkat çekildi
Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan yaşam hakkı, kişi güvenliği ve beden bütünlüğüne dikkat çekti.
Açıklamada, devletin sorumluluğunun yalnızca suç işlendikten sonra ceza vermekle sınırlı olmadığı belirtilerek, “Devletin görevi yalnızca suç işlendikten sonra ceza vermek değil, o suçun işlenmesini önleyecek koruyucu mekanizmaları harfiyen işletmektir” denildi.
‘Maddi gerçek tüm yönleriyle açığa çıkarılmalı’
Kayseri’de meydana gelen olayın ardındaki gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasının hukuki ve vicdani bir zorunluluk olduğu ifade edilen açıklamada, olayın eksik incelemelerle “intihar” ya da “kaza” olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Komisyon şu çağrıda bulundu:
“Kayseri'de gerçekleşen bu olayın ardındaki maddi gerçeğin tüm yönleriyle açığa çıkarılması hukuki ve vicdani bir zorunluluktur. Olayın eksik incelemelerle ‘intihar’ veya ‘kaza’ denilerek örtbas edilmesine mahal verilmeden; delillerin ivedilikle ve titizlikle toplanmasını, etkin bir soruşturma yürütülmesini ve sorumluların hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini istiyoruz.”
‘Mülkün temeli olan adalet, maddi gerçeğe ulaşmakla tesis edilebilir’
Açıklamanın devamında adaletin ancak maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıyla sağlanabileceğine dikkat çekildi. Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu, şu ifadeleri kullandı:
“Mülkün temeli olan adalet, ancak maddi gerçeğe ulaşmakla tesis edilebilir. Bu yüzden en gür sesimizle haykırıyoruz: Hak, hakikat ortaya çıksın!”
6284 sayılı kanun vurgusu
Komisyon, şiddetin hiçbir biçiminin cezasız kalmaması gerektiğinin altını çizerken, caydırıcı yargı kararlarının yanı sıra önleyici mekanizmaların da etkin biçimde işletilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada şöyle denildi: “Şiddetin hiçbir biçiminin cezasız kalmaması gerektiği açıktır. Cezasızlık algısını yıkan caydırıcı yargı kararlarının yanı sıra; şiddeti besleyen toplumsal dinamiklerin sorgulanması, 6284 sayılı Kanun'un tavizsiz bir şekilde uygulanması ve şiddet eğilimi gösteren şahısların adli-idari makamlarca zamanında tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması şarttır. Aksi halde, trajediler zincirine her gün bir yenisinin eklendiği bu karanlık tabloyu yaşamaya devam edeceğiz.”
‘Dosyanın tarafı olacağız’
Kadınların yaşam hakkını korumanın yalnızca kadınların değil; devletin, yargı makamlarının ve toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulanan açıklamada, Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nun hukuki süreci yakından takip edeceği bildirildi.
Komisyon, şu ifadelere yer verdi: “Kayseri Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak; hukuki sürecin her aşamasında dosyanın tarafı olacağımızı ve maddi gerçeğin karartılmasına asla müsaade etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
‘Susmayacağız, unutmayacağız, mücadele edeceğiz’
Açıklamanın sonunda ise kadınların şiddete maruz bırakılmadığı ve korkmadan yaşayabildiği bir toplum için mücadelenin sürdürüleceği belirtilerek şu mesaj verildi:
“Kadınların öldürülmediği, şiddete maruz bırakılmadığı, korkmadan ve özgürce yaşayabildiği bir toplum için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bir kadının daha katledilmesine tahammülümüz yok.
Susmayacağız.
Unutmayacağız.
Mücadele edeceğiz.
Hak, hakikat ortaya çıkana ve adalet yerini bulana kadar takipçisi olacağız!”