Erciyes'ten gelen suların yolu neden değişti? Develi için kritik tablo

Araştırmacı Yazar Nezir Ötegen, Develi'de taşkın riskinin neden yeniden gündeme geldiğini geçmişten bugüne uzanan dere yatakları üzerinden anlattı. Erciyes'ten Sultan Sazlığı'na ulaşan su yollarında yıllar içinde yaşanan değişim dikkat çekti.

Kayseri’nin Develi ilçesinde geçmişten bugüne yaşamın şekillenmesinde önemli rol oynayan dere yatakları, son yıllarda artan yapılaşma, taşkın riski ve doğal su yollarındaki değişimlerle yeniden gündeme geldi. Erciyes Dağı’nın güney yamaçlarından doğarak farklı güzergahlardan Develi’ye ulaşan dereler, geçmişte hem ilçenin doğal su tahliyesini sağlıyor hem de Sultan Sazlığı’na can suyu taşıyordu. Ancak zaman içinde dere yataklarında yaşanan değişimler, bölgenin taşkınlara karşı hassasiyetini yeniden gündeme getirdi.

Araştırmacı Yazar Nezir Ötegen’in derlediği bilgilere göre, Develi’nin farklı noktalarından geçen dere yatakları yalnızca doğal su yolları değil, aynı zamanda ilçenin tarihsel ve coğrafi yapısının en önemli unsurları arasında yer alıyor.

Erciyes'ten gelen suların yolu neden değişti? Develi için kritik tablo

Erciyes’in suları Develi’den Sultan Sazlığı’na ulaşıyordu

Erciyes Dağı’nın güney yamaçlarında bulunan yerleşim alanları, tarih boyunca dağın sağladığı imkanlardan yararlanırken zaman zaman sel ve taşkınların da etkisi altında kaldı. Bu durumun en eski örnekleri arasında tarihi Gereme yerleşimi ile bugünkü Develi’nin bulunduğu alan gösteriliyor.

Develi Dağları ile İncesu-Çomaklı hattındaki Derindere’den gelen sel suları, Fenese’den başlayarak Gedine Köprüsü istikametine ilerliyor, Aygözme altı ve Arıtma Tesisi çevresinden geçerek Sindelhöyük’ün alt kesimlerinden Sultan Sazlığı’na ulaşıyordu.

Erciyes'ten gelen suların yolu neden değişti? Develi için kritik tablo

Aksu ve Beşparmak’tan gelen sular Develi Deresi’nde birleşiyordu

Erciyes Dağı’nın güneyinden, Aksu istikametinden, Göğdepe ve Beşparmak dağlarından gelen yağmur ve sel suları da Aksu ile Çomaklı bağlarından gelen sularla birleşiyordu.

Çayiçi bağlarının arasından geçen bu su hattı, Develi Deresi adını alıyor; Demir Köprü istikametinden Venk altına ve eski mezbaha çevresine ulaşıyordu. Burada Fenese yönünden gelen dereyle birleşen sular, Sultan Sazlığı istikametinde yoluna devam ediyordu.

Kalaycık ve Yapraklı dereleri aynı hatta bağlanıyordu

Şehir mezarlığı ve Kalaycık Deresi istikametinden gelen sel suları, Seyrani Kampüsü çevresindeki yan derelerle birleşerek Develi Deresi’ne dökülüyordu.

Yapraklı Deresi ve Kızık Köyü istikametinden gelen sular ile çöplük bölgesinin doğu ve batısından ilerleyen sel suları da Güzelce bağları üzerinden Develi Deresi’ne ulaşıyordu. Farklı bölgelerden toplanan bütün bu sular, Sindelhöyük alt deresinden geçerek Sultan Sazlığı’na ulaşıyor ve bölgenin doğal su sisteminin önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Erciyes'ten gelen suların yolu neden değişti? Develi için kritik tablo

Dere yataklarındaki yapılaşma dengeleri değiştirdi

Aradan geçen yıllarla birlikte Develi’deki dere güzergahlarında ciddi değişiklikler yaşandı. Yapılaşmanın dere yataklarına doğru genişlemesi ve bazı doğal akış güzergahlarının kapanması, yağmur ve sel sularının tahliyesini zorlaştırdı.

Özellikle Develi Deresi’nin üzerinin kapatılmasıyla doğal su akışının eski yapısından uzaklaştığı belirtiliyor. İlçe merkezinde meydana gelen yoğun yağışlarda biriken suların dere yataklarına ulaşmakta zorlanması ise taşkın riskini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

Doğal akış güzergahını bulamayan suların zaman zaman ev ve iş yerlerine yönelmesi, bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyet yaşamasına neden oluyor.

Develi tarihinde sellerin izleri var

Develi ve çevresinin sel felaketleriyle mücadelesi yalnızca yakın döneme ait değil. Bölgede Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren Erciyes kaynaklı büyük taşkınların yaşandığı belirtiliyor.

Tarihi Gereme şehrinin toprak altında kalmasında sel sularının etkili olduğu yönündeki değerlendirmeler, bölgenin geçmişte karşı karşıya kaldığı taşkınların büyüklüğünü gösteren örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Yakın tarihte ise 1950, 1960, 1970, 1980, 2008 ve 2020’li yıllarda farklı dönemlerde benzer taşkınların yaşandığı ifade ediliyor.

Erciyes’ten gelen sular dev kayaları ilçeye kadar taşıdı

Erciyes Dağı’ndaki karların kısa sürede erimesi ile şiddetli yağışların aynı döneme denk gelmesi, Develi açısından en önemli taşkın risklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bölgenin arazi yapısı nedeniyle sel sularının ilk aşamada bims yani ponza taşlarını Develi’ye doğru sürüklediği, suyun şiddetinin artmasıyla birlikte büyük kaya kütlelerinin de ilçe merkezine doğru taşındığı belirtiliyor. Geçmiş yıllarda yaşanan taşkınların izleri bugün de bölgedeki bazı dere ağızlarında bulunan büyük kaya parçalarında görülebiliyor.

DSİ 2008 yılında sel kıran setleri yaptı

Yaşanan taşkınların ardından bölgede çeşitli önlemler de hayata geçirildi. Devlet Su İşleri tarafından 2008 yılında Aksu bölgesinde taşkın riskini azaltmak amacıyla iki adet 'sel kıran' seti inşa edildi.

Aynı dönemde Develi Deresi ve çevresindeki yapılaşmanın eski haline döndürülmesinin zorlaşması üzerine yeni bir çözüm arayışına gidildi.

Kuşaklama Kanalı ile suların Sultan Sazlığı’na aktarılması planlandı

DSİ tarafından 2008 yılında hazırlanan Kuşaklama Kanalı Projesi kapsamında Yapraklı Deresi, Kalaycık Deresi ve Aksu yönünden gelen sel sularının tek bir hatta toplanması hedeflendi.

Projeyle birlikte bu suların Kuşaklama Kanalı aracılığıyla doğrudan Sultan Sazlığı’na aktarılması planlandı.

Ancak zaman içerisinde hem dere güzergahlarında hem de Kuşaklama Kanalı çevresinde yaşanan sorunların kamuoyunda yeterince gündeme gelmediği ifade ediliyor. Bu nedenle kanalın taşıma kapasitesi, üzerine düşen yük ve mevcut coğrafi şartların yeniden değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Dereler Develi’nin doğal güvenlik hattı

Develi’nin geçmişi incelendiğinde dere yataklarının yalnızca yağmur sularının aktığı güzergahlar olmadığı görülüyor. Bu hatlar, bir taraftan Erciyes’ten gelen suları Sultan Sazlığı’na taşırken diğer taraftan ilçeyi büyük taşkınlardan koruyan doğal bir tahliye sistemi görevi görüyor.

Geçmişte yaşanan sel felaketleri ve günümüzde değişen yapılaşma şartları birlikte değerlendirildiğinde, Develi’de dere yataklarının korunması, Kuşaklama Kanalı’nın kapasitesinin gözden geçirilmesi ve doğal su yollarının yeniden ele alınması ilçenin geleceği açısından önemini koruyor.