Erciyes'te yapılacak zirve öncesi dikkat çeken tepki
Yarın (19 Haziran Cuma) günü Kayseri'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Erciyes Zirve 1 toplantısı öncesi Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin'den zirveye ilişkin tepki geldi. Toplantıda süsü laflarla pembe tablolarının çizileceğini belirten Şahin, 'Orada gizlenen bir şey var. Biz o gizlenen şeyi söyleyelim de halkımız, milletimiz, kamuoyu bunu bilsin.' dedi.
Kayseri yarın çok önemli bir etkinliğe imza atacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılacağı Erciyes Zirve 1 etkinliği öncesinde Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin'den tepki geldi.
toplantıyla ilgili olarak vatandaşlardan gizlenen konuların olduğunu belirterek, Yarın Kayseri'de sürdürülebilir gelecek gibi süslü bir laf adı altında bir Erciyes Zirvesi yapılacak. Tabii yarın yapılacak ama daha şu saate kadar zirvenin nerede yapılacağı belli değil. Sabaha kadar bir salondaydı. Sabah başka bir salona alınmış. Akşama başka bir salona alınabilir. Dolayısıyla biz de arkamıza Erciyes’i alıp, Erciyes Zirvesi’nde konuşulmayacak konularla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek istedik. Çünkü yarın çok süslü laflar, pembe tablolar çizilecek. Bunun farkındayız. Orada gizlenen bir şey var. Biz o gizlenen şeyi söyleyelim de halkımız, milletimiz, kamuoyu bunu bilsin. Ve ilgili birimler de üzerine düşeni alsın. Bir sivil toplum örgütü olarak millet adına, dönülebilecekse dönsünler diye bir uyarıda bulunmak istiyoruz.” dedi.
Son darbeyle bitirmek istediklerinin farkındayız
Küresel güçlerin gelişmekte olan ülkeleri sürekli sömürebilmek için bir takım gelişmeleri ortaya koyduğunu belirten Şahin, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “ Şimdi dünyada küresel güçler var, güçlü devletler var. Hani tabiri caizse ununu elemiş, eleğini asmış devletler, nükleer işini tamamlamış, sanayisini zirveye taşımış ve dönüşümde, yeşilde çağ atlamış, bizden fersah fersah ileride olan devletler… Şimdi biz bu devletler istedi diye bir şey yapıyoruz. Türkiye'nin ki geçtiğimiz dönemlerde gelişmiş ülkelerin sürekli sömürülmesine araç olan birtakım gelişmeler yapılır. İşte uyduruk bir pandemiyle ekonomimiz allak bullak edildi. Hala o ekonomiyi düzeltemeden yeni bir darbe ile bu ülkenin ekonomisine eğer bir kastımız varsa bunu birkaç kez düşünmek gerekiyor. Bizim sanayicimiz gelişmiş ülkelerin sanayicileri ile yarışamıyor zaten. Bir rekabet etme gücümüz yok. Tarımımızın hiç yok. Hele hayvancılık sürekli et alıyoruz dışarıdan. Böyle bir ortamda biz yeşil, çevre, sıfır atık falan laflarıyla aslında gizlenen vergileri açıklamak istiyoruz. Burada bizim tarımımız, hayvancılığımız zaten geride. Son darbeyle bitirmek istediklerinin farkındayız. Kendileri de farkında. Fakat böyle söylemiyorlar. Şöyle güzel yapacağız, böyle çevremiz olacak, sıfır artı olacak diyerek aslında ek vergiler geliyor.”
Olmayan tehlikeleri abartarak bize yeni vergiler uygulanacak
Zirvede yapılan konuşmaların tamamının vatandaşlara enflasyon ve hayat pahalılığı adı altında döneceğini ifade eden Arıkan, “Bu bunu herkes bilsin. Bunun biraz geç farkına varacağız ama ben yarın şahsen Sayın Mehmet Şimşek'i beklerdim buraya. Nasıl nasıl güzel vergiler koyacağız demesini beklerdim. Ama çevre tarım ve sanayi bakanı geliyor. Sanayi ve tarımda dönüşme adına iklim adına aslında olmayan tehlikeleri abartarak bize yeni vergiler yeni yaptırımlar uygulanacak. Halkımıza bu vergiler hayırlı olmasın tabii. Geri dönüleceği ümidimiz var mı? Var. 2022'ye kadar daha adil bir dünya sloganını atan yöneticilerimiz 2022'de ne oldu da birdenbire iştahlı bir şekilde bu iklim değişikliğine, küresel güçlerin, ineğin çıkardığı gazdan iklimin değiştiğine inanların arkasına niye düştük biz? Bu bir zeka işi değildir bakın.” diye konuştu.
Yaptırım olarak uygulayacaklarınız konusunda siz yaptınız mı?
Zirveye katılacak bakanlardan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a da seslenen Şahin, konuşmasının son bölümünde şu ifadelere yer verdi: “Bu başka bir şey. Biz bu oyunun farkındayız. O süslü laflara kanmayacağız. Yarın söyleseler de kanmayacağız. Bugüne kadar da kanmadık. Şimdi Çevre Bakanımız biliyorsunuz 455 bin konut yaptı. Depremdeki mağdurlara can suyu oldu bu. Teşekkür ediyoruz. Güzel bir şey. Hala Türkiye'nin yarıya yakını kirada oturuyor. Devletin barınma sorununu çözmesi lazım. Herkesin ev sahibi olması lazım. 455 bin konut iyi. Fakat şimdi çevre sıfır atık diye sürekli konferanslar veren, anlatım yapan ve yeni yaptırımlar uygulayacak olan bakanımıza hiç çalışmadığı yerden birkaç sorum olacak. Bu yaptığınız 455 bin konut dönüşümlü mü? Hangi malzemeler dönüşümlü? Mesela çatılarında su dönüşümü yaptınız mı? Herkese yaptırım olarak uygulayacağınız şeyleri kendi 455 bin konutunuzda yaptınız mı? Ya lütfen samimi olalım. Bakın bu milletin kaderiyle oynamayalım.
Bu milleti bir alamete bindirip kıyamete götürdüğünüzün farkındayız. Ama buna gücümüz yettiği kadar, sesimiz çıktığı kadar karşı çıkacağız. Yarınki toplantı bu milletin hayrına değil. Bunu buradan ilan ediyoruz.”
