Ekonominin gizli kahramanı: Tank ve toptan daha güçlü olan o 'şey' bakın ne?

Kayserili Finans Profesörü Dr. Derviş Boztosun, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığının anahtarının tank tüfekten ziyade 'finansal akıl' olduğunu belirtti.

Kayserili Finans Profesörü Dr. Derviş Boztosun, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair hayati uyarılarda bulunarak, gerçek gücün sadece teknoloji veya silah sanayisiyle değil, "sürdürülebilir ekonomik bilinçle" mümkün olacağını vurguladı. Ekonomi kırılgansa, başarının sadece bir "illüzyon" olduğunu belirten profesör, çözümün paradan ziyade, o parayı yönetecek akılda yani finansal okuryazarlıkta yattığını ifade etti.

Finans Profesörü Boztosun açıklamalarında şu ifadelere yer verdi, "Bir ülkenin tankı, topu, uçağı…
Bir ülkenin yazılımı, teknolojisi, üniversitesi… Hepsi ama hepsi tek bir şeye bağlıdır: Sürdürülebilir ekonomik güç.

Ekonomi zayıfsa, başarı geçicidir. Ekonomi kırılgansa, güç illüzyondur. Ekonomi bilinçsizse, gelecek tesadüften ibarettir. Bu yüzden mesele sadece para değil. Mesele, o parayı yönetebilecek akıl. Ve o aklın adı: finansal okuryazarlık.

Türkiye’nin en sessiz krizi: Bilgi eksikliği

Türkiye’de yıllardır aynı sorular dönüp duruyor: ‘Borsa ne işe yarıyor?’, ‘hisse almak kumar değil mi?’ bu sorular masum değil. Bu sorular bir gerçeğin itirafı: Biz finansı bilmiyoruz.

Oysa borsa bir oyun alanı değil, bir sermaye organizasyonudur. Bir ülkenin üretim gücünü besleyen damardır. Kalp güçlü atarsa, ekonomi büyür. Kalp zayıflarsa, sistem çöker. Bugün Türkiye’de sorun borsanın varlığı değil, borsayı anlayan insan sayısının azlığıdır.

Asıl soru: Bu ülkenin yatırımcısı kim olacak?

Sermaye piyasası kendiliğinden derinleşmez. Onu derinleştiren şey paradır ama yönlendiren şey bilinçtir. Yani asıl mesele şu: Bu ülkenin yatırımcısını kim yetiştirecek? Cevap net: Eğitim sistemi.

Dünyanın yaptığını yapamıyoruz

Bugün Singapur’da çocuklar parayı yönetmeyi öğreniyor. Finlandiya’da finans, hayat becerisi olarak öğretiliyor. Güney Kore’de gençler piyasayı analiz ederek büyüyor. Kanada’da finansal bilinç, vatandaşlık eğitiminin parçası.

Bizde ise tablo net: Tasarruf zayıf, tüketim güçlü, borç normal, borsa şüpheli. Bu bir tercih değil. Bu bir sistem hatası.

Borsa kumar değil, cehalet risklidir

Şunu netleştirelim: Borsa kumar değildir. Kumar, ne yaptığını bilmeden işlem yapmaktır. Bilgi varsa strateji vardır. Strateji varsa disiplin vardır. Disiplin varsa sonuç vardır. Sorun borsada değil. Sorun, bilgisiz yatırımcıda.

Çözüm basit ama cesaret ister

Türkiye’nin yapması gereken şey karmaşık değil: Finansal okuryazarlığı zorunlu ders yapmak. Ve bunun bir adım ötesi: Borsa İstanbul ile iş birliği içinde liselerde zorunlu borsa simülasyonu başlatmak.

Gerçek veri, gerçek senaryolar ama risksiz ortam. Gençler kaybetmeden öğrenir. Yanılarak gelişir. Ve en önemlisi: korkmadan yatırım yapmayı öğrenir. Bu, bir ders değil. Bu, ekonomik bir seferberliktir.

Bir nesil değişirse, ekonomi değişir

Eğer bu adım atılırsa: Daha az borçlanan bireyler, daha güçlü tasarruf alışkanlıkları, daha derin sermaye piyasaları, daha dirençli şirketler ortaya çıkar. Ve en önemlisi: Daha bağımsız bir ekonomi. Bu etki 20 yılda değil, bir nesilde görülür.

En büyük yatırım beton değil, bilinçtir

Türkiye yıllardır yollar yaptı, köprüler yaptı, binalar yaptı. Ama en kritik yatırımı hâlâ eksik: Finansal bilinç. Çünkü gerçek güç şudur: Parayı kazanmak değil, yönetebilmek. Finansı bilmeyen toplum, zenginleşse bile fakirleşir. Ama finansı bilen toplum, en zor şartlarda bile büyür. Ve o gün geldiğinde: Kimse borsaya ‘kumar’ demeyecek. Aksine şunu söyleyecek: Bu, ekonomik bağımsızlığın ta kendisi."