Cıngı paylaştı: Avrupa tartışırken Kayserili kadınlar mahkemedeydi!

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahit Cıngı, 17. yüzyıl şer'iye sicillerine dayanarak Kayserili kadınların 400 yıl önce mülkiyet ve hukuki haklarını mahkemelerde aktif şekilde aradığını belgeledi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Cahit Cıngı, Kayseri’nin köklü hukuk hafızasını ve 17. yüzyıl Osmanlı döneminde kadınların sosyal ve hukuki hayattaki güçlü konumunu gözler önüne seren tarihi belgeleri paylaştı. Şer’iye sicillerinden yola çıkarak 400 yıl öncesine ışık tutan Cıngı, Kayserili kadınların o dönemde de mülkiyet ve hak arama konusunda son derece aktif olduğunu vurguladı.

400 yıl önce Kayserili kadınlar haklarını nasıl arıyordu?

AK Parti Kayseri Milletvekili Cahit Cıngı, Osmanlı Kayseri’sindeki kadı sicillerinden örnekler vererek kent tarihinin hukuk kültürüne ve kadının toplumdaki yerine dikkat çekti. Bugün Batı dünyasının kadın hakları söylemlerine değinen Cıngı, Avrupa’da evli kadınların mülkiyet haklarının yüzyıllar boyunca sınırlandırıldığı bir dönemde, Kayseri’de kadınların mahkeme karşısına çıkarak haklarını resmi kayıtlara geçirebildiğini ifade etti.

Kültepe’den Osmanlı’ya binlerce yıllık hukuk geleneği

Kayseri’de yazılı hukukun tarihinin 4 bin yıl önceki Kültepe Kaniş dönemine kadar dayandığını belirten Cıngı, borç, sözleşme ve mahkeme kararlarının kil tabletlere işlendiği bu topraklarda, Osmanlı döneminde de gündelik hayatın hukukla şekillendiğini kaydetti. Kadı sicillerinin kentin adalet anlayışını belgeleyen en somut hafıza olduğu ifade edildi.

1610 tarihli kayıt: ‘Kara Pekmez’ davası

Cıngı’nın paylaştığı arşiv belgeleri arasında en dikkat çeken detay, 6 Mart 1610 tarihli mahkeme kaydı oldu. Kayıtlara göre Meryem isimli hamile bir kadın, kocasının ikinci kez evlenmesinden ziyade; doğum yaptıktan sonra kendisiyle yeterince ilgilenilmemesini ve kendisine "kara pekmez" içirilmemesini gerekçe göstererek kadı huzuruna çıktı ve şikayetçi oldu. 400 yıl önceki bu dava kaydı; Kayseri’de bir kadının, ev içindeki hususi bir meseleyi dahi resmi makamlara taşıyabildiğini ve devlet güvencesiyle hakkını arayabildiğini gösteriyor.

Mülkiyyet hakkı ve ekonomik özgürlük

Kayserili kadınların yalnızca aile içi konularda değil, iktisadi hayatta da aktif rol oynadıklarını vurgulayan Cıngı; şer’iye sicillerinde kadınların mehir, nafaka, miras uyuşmazlıkları ve darp vakalarını mahkemeye taşıdıklarını belirtti. Dönemin Kayseri’sinde kadınların kendilerine ait ev, bağ veya bahçeyi özgürce yönetebildiği, satabildiği, kiralayabildiği ve malına müdahale edildiğinde kocasının karşısına dahi davacı olarak çıkabildiği kaydedildi.

Adalet mekanizması gayrimüslimleri de kapsıyordu

Paylaşımda mahkemelerin kapsayıcı yapısına da dikkat çekildi. Kayseri’de yaşayan gayrimüslim kadınların da mülkiyet, borç ve çeşitli hukuki uyuşmazlıklarda kadı mahkemesine başvurduğu, Osmanlı adalet sisteminin şehirde yaşayan tüm kadınlara açık olduğu aktarıldı.

Batı ile karşılaştırmalı tarih okuması

Avrupa’nın birçok bölgesinde kadınların mülkiyet hakkının yüzyıllar sonra tartışmaya açıldığını hatırlatan Milletvekili Cıngı, Kayseri sicillerinin toplumsal yapı açısından tarihi bir tanıklık sunduğunu belirtti. Cıngı, 1600'lü yılların Kayseri'sinde kadının tarihin kenarında duran bir figür değil; mülkünün sahibi, sözünün muhatabı ve hakkının kararlı bir takipçisi olarak belgelendiğini ifade etti.