Aşkın Genç: Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor
YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2026'da bitkisel üretimde artışlar beklenirken çiftçinin ürün fiyatlarının gerilediğini ve tüketicinin ucuz gıdaya ulaşamadığını söyledi.
Kayseri Milletvekili Aşkın Genç bitkisel üretimde çiftçinin üretimden beklediğini alamadığını ifade ederek açıklamalarda bulundu. Genç 2026 yılının üretici ve tüketici açısından beklenildiği gibi olmadığını dile getirerek çiftçilerin borçlarına dikkat çekti.
‘Üreticide 18, markette 89 lira’
Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor diyen Genç, elmanın üreticide 18, markette 89 liraya satıldığına dikkat çekti. Kayseri’nin geçen yıl yaklaşık 31 bin ton elma ürettiğini hatırlatan Genç, alım, depolama, işleme ve ihracat planı kurulmazsa yüksek rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne dönüşebileceği uyarısında bulundu. Yeni Yol Grubunun tarım sektöründeki üretim ve pazarlama sorunlarının araştırılmasına ilişkin önergesi üzerine TBMM Genel Kurulunda YENİ Parti adına konuşan Parti Meclisi Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, tarımsal üretimde beklenen yüksek artışın çiftçiye gelir, tüketiciye ise ucuzlu olarak yansımadığına dikkati çekti. Çiftçi gübreyi geçen yıla göre yüzde 64 daha pahalı alıyor. Tarımsal girdiler bir yılda yüzde 37 artıyor. Buna karşılık çiftçinin sattığı ürünlerin fiyatı haziran ayında yüzde 9 geriliyor. Uzun ömürlü bitkisel ürünlerdeki yıllık fiyat kaybı ise yüzde 31’i geçiyor. Yani çiftçi tarlasına girerken enflasyonla, ürününü satarken fiyat çöküşüyle karşı karşıya. Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor diye konuştu.
‘Çiftçinin kazancı değil, bankanın kredisi döndürüyor’
Milletvekili Genç, ‘‘BDDK’nin Mayıs ayı verilerine göre tarım sektörünün bankalara olan nakdi kredi borcu 1 trilyon 450 milyar lirayı aştı. 2026 bütçesinde tarımsal destek programlarına ayrılan kaynak ise 168 milyar lira. Yani tarım sektörünün banka borcu, bir yıllık tarımsal desteğin neredeyse dokuz katı. Mart 2026 itibarıyla 21 milyar liralık kredi de takibe düşmüş durumda. Banka dışındaki gübre bayisi, tüccar ve kooperatif borçları bu rakama dahil bile değil. Türkiye’de tarımı artık çiftçinin kazancı değil, bankanın kredisi döndürüyor. Üreticiye yeni kredi vermeyi tarım desteği diye anlatmak yanlış. Çiftçinin ihtiyacı yeni borç değil; ürettiği üründen geçinebileceği bir gelir. 2002’den 2024’e kadar Türkiye’nin tarım alanı yaklaşık 26 milyon dekar daraldı. Bu kayıp, Kayseri’de tarla bitkileri üretimi yapılan toplam alanın beş katından fazla. Yani yalnızca çiftçinin geliri değil, Türkiye’nin üretim kapasitesi de küçülüyor” ifadelerini kullandı.
